Kırmızımavi.org’un sıradaki röportajı hepimizin yakından tanıdığı Tarkan Özyılmaz ile. 3 Nisan 1975 tarihinde doğan Tarkan’ın bir 3 Nisan günü kurulan şehirde boy göstermesi futbol hayatının henüz başlangıcında gerçekleşti. Takımımız için mücadele ettiği 1995-1996 sezonunda 25 gol atarak gol kralı olmuştu. 1998 yılına kadar takımımız için mücadele eden Tarkan’ın futbol hayatı önce Tevfik Sırrı Gür Lisesi okul takımında, daha sonra da Mezitlispor ve İçel Polisgücü’ndeki göze çarpan sporculuğula başladı. Burada dikkatleri çektikten sonra Gençlerbirliği’ne transfer oldu ve profesyonel kariyeri bu transferin ardından şekil almaya başladı.

 

T.G.: Karabükspor’u en başarılı dönemlerinden birinde, kadrodaki en önemli yapıtaşlarından birisiydiniz. Karabük’e transfer süreciniz nasıl gelişti? Karabükspor’a transfer olurken ne bekliyordunuz? Geldikten sonra ne buldunuz?

T.Ö.: Karabükspor benim hayatımdaki dönüm noktasıdır. Benim Karabükspor’a gelişim çok enteresan olmuştur. O sezon başında milli takım seçmelerinde Sakıp Özberk tarafından Gaziantepspor’a beğenildim ve imzaya gittim. O dönemde Gençlerbirliği futbolcusuydum. Bir ay Antep’te kampa alındım. Peşinatımı da almıştım ama Gençlerbirliği başkanı İlhan Cavcav, ondan habersiz gittim diye beni Antep’e vermedi. Beni ortada bıraktı. O dönem Karabükspor’da forvet olarak oynayan Murat Şenvardar abimin katkısıyla ve efsane başkanımız Metin Türker’in desteğiyle Cavcav ikna edildi ve Karabükspor’a kazandırıldım. İlk geldiğimde dumanlı bir şehre gelmiştim ve yalnızdım. Yaşım da 19’du daha ve çok çekindim. Ama başarılı olmayan and içmiştim. Cavcav’ın yaptıkları bana koymuştu ve ben “başaracağım” dedim. Sezon sonu 25 gol attım ve İlhan Cavcav bana tebrik mesajı yolladı. Çok gurur duydum kendimle. Benim için Tarkan’ı Tarkan yapan Karabükspor olmuştur.

 

T.G.: Milli takımda çeşitli yaş kategorilerinde forma giydiniz ancak A Milli Takım’da sizi hiç göremedik. Size göre bunun nedenleri nelerdir? Milli forma ile mücadele edip gol atmak nasıl bir duygu?

T.Ö.: Gençlerbirliği’nde A Genç Milli oldum. Karabükspor’dayken Ümit Milli oldum ama istikrar çok önemlidir futbolda. O yüzden başarı ve biraz da şansın olacak ki sonrasında A Milli olabilesin. Milli forma ile gol atmak tabii ki çok gurur verici.

 

T.G.:Hem Karabükspor, hem de Zonguldakspor’da forma giydiniz. Bilindiği gibi o dönemlerde bu iki şehrin futbol anlamında bir rekabeti söz konusuydu. Bu rekabetten hiç etkilendiniz mi? Oyuncular böylesi rekabet ortamlarında neler hissediyor? Günümüzde medyanın da katkısıyla gerginleşen Fenerbahçe-Galatasaray derbileri gibi çekişmeler ile şehir takımları arasındaki çekişmelerin size göre ne gibi farkları var?

T.Ö. :Ben bu rekabetleri çok yaşadım. Karabük’teyken Zonguldak’a karşı Play-off maçlarımız, hele ki 5-0 biten son şampiyonluk maçımız harikaydı. Mersin’de oynarken Adana Demirspor maçları benim hayatımdaki önemli maçlardır. Etkilenmemek elde mi? Ne kadar o şehirli olmasan da o atmosferi yaşayabiliyorsun. Çünkü Zonguldak ve Karabük çok güzide takımlar ve rekabetleri harika bence. Ama maalesef son yıllardaki Zonguldakspor’un haline de çok üzülüyorum. Bu arada 2004 yılında Adana Demirspor’a attığım gol sonrası Bank Asya Ligi’nden düştüler. O gün bu gündür çıkamadılar ve hala attığım o gol Mersin’de konuşulur.

T.G.: Karabükspor’da oynadığınız döneme dair en unutamadığınız ayrıntılar neler? Mesela unutamadığınız maç ve sizin için Karabükspor forması altında attığınız en özel golden bahsedebilir misiniz?

T.Ö.: Beni en çok Metin Türker başkanımızı kaybetmemiz etkiledi. O zaman en özel maç, şampiyon olduğumuz yıl Adanaspor’a Adana’da gol attığım maçtı. Beraberlik bize çok yaramıştı. 25 golle gol kralı olmuştum. Rize ve Ordu’ya attığım goller de özeldi. Hatta TRT 3’teli 2. Lig programına bağlamışlardı beni çünkü iki takımın kalecisi de bana çalım atmaya kalktı ve ben topu kapıp gol atmıştım. İki hafta üst üste aynı şey oldu. Tuhaftı yani.

 

T.G.:Karabükspor’da oynadığınız dönemki kadroyu hatırlıyor musunuz? O kadrodan görüşmekte olduğunuz futbolcular var mı?

Şevki, Candan, Vedat, Levent, Semih, Hayati, Gürçay, Tarık, Sedat, Hasan Vezir, İlker, Murat, ben… Tabii ki de çoğuyla görüşürüm. Hepsi bana ağabeylik yaptılar. O kadro çok büyük kadroydu. Şampiyon olamadık şanssız bir şekilde bir sonraki yıl. Sonraki kadro ise uzay kadrosu gibiydi. Açık ara şampiyon olduk.

T.G: Karabükspor’da oynadığınız dönemde gol krallığı da yaşayıp oldukça dikkat çektiniz ve yanlış bilmiyorsam Galatasaray’ın da transfer listesindeydiniz. Ancak daha sonra bu transfer gerçekleşmedi. Galatasaray’a transferinizi engelleyen şey neydi? Eğer o dönemde bir büyük takıma transfer olabilseydiniz sizin için neler farklı olabilirdi?

T.Ö.: 25 golle Türkiye liglerinde ses getirdim. Pek atan da olmadı o kadar gol ondan sonra Bank Asya’da. Galatasaray çok istedi. Yaşım gençti. Vedat İnceefe’yi verdiler. “Tarkan bize lazım, seneye veririz” dediler Fatih Terim’e. Bir yıl sonra hastalandım. Sezona geç başladım. Performansım düştü. Kısmet olmadı. Eğer olsaydı bugün Galatasaraylı Tarkan’dım. Kısaca her şey kısmet.

T.G: 2000-2001 sezonunda Karabük’te oynanan ve Mersin İdman Yurdu’nun 2-1 üstünlüğüyle sona eren maçın ardından size tezahurat yapan Karabükspor taraftarının yanına geldiğinizde “Karabük’ten kendi isteğimle ayrılmadım, gönderildim” demiştiniz. Halbuki o dönemde genel kanı Karabük’te kalmak istemediğiniz şeklindeydi. Bu konuyu biraz açar mısınız? Karabükspor’dan ayrılma süreciniz nasıl gelişti?

Kesinlikle yanlış. Ben hiçbir zaman Karabük’ten ayrılmak istemedim. Yuvamdı orası çünkü benim. Ben bu formaya dört yıl hizmet ettim canım pahasına. Herkese Karabük’ü öğrettim haritada. Ahmet Akcan diye bir hoca geldi. Transferin bitmesine 2-3 hafta vardı. Yabancı futbolcu getireceğini ve beni kadroda düşünmediğini söyledi. Beni ortada bıraktı. Yönetim de o zaman hocaya uydu ve beni istemeyerek Kilimlispor’a sattılar. Hayatımdaki en kötü gündü.

T.G.: Şu anda Karabükspor’u muhakkak takip ediyorsunuzdur. Takım hakkında ne düşünüyorsunuz? Sahadaki futbolu beğeniyor musunuz? Sizce başka neler yapılabilir?

T.Ö.: Evet hoca çok başarılı. Takım bozulmadı. Yetenek olarak Emenike iyi çıktı ama karakter olarak sıfırmış. Karabük’ü hak etmiyordu. Bence takım bozulmamalı. Hoca kalmalı kesinlikle. Düzen bozulmamalı. Başarı gelecektir tekrar. Bu takım Emenike’ye endeksli değildir.

T.G.: Karabükspor taraftarının gözünde ayrı bir yere sahip olan memleketinizin takımı Mersin İdman Yurdu da bu sezon Süper Lig’de mücadele edecek. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? İki takımın maçında ne gibi duygular içinde olacaksınız?

T.Ö.: İki takım da benim göz ağrım. İki takımı da hiçbir şeye değişmem. Bu takımları kardeş yapan da benimdir. Karabük’te oynarken amigoları tanıştıran benim. Ebedi dostluk oldu ve sürecek de. Bence sırt sırta vermeli bu iki takım. Çünkü bu sene düşmeye aday takım sayısı çok olacak. Berabere bitsin iki maç da.

T.G.: Artık UEFA B Lisans sahibi bir hocasınız. Bundan sonraki kariyer planınız ne yönde olacak? Sizi tekrar Karabükspor çatısı altında görebilecek miyiz?

T.Ö.: UEFA B Lisansı aldım. Amacım Karabükspor’da ve Mersin İdman Yurdu’nda teknik ekibin içinde yer alıp başarılı olmak. Bu konuda bazı görüşmelerim de oluyor. Futboldaki hırsım ve azmim hoca olarak da devam edecektir.

T.G.: Karabükspor taraftarına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

T.Ö.: Son olarak, Karabükspor benim için bir efsanedir. Taraftarı özel ve güzeldir. Şehrin insanı çok acılar çekip mücadeleler vermiştir. Yeri hep burasıdır. Karabük’le Mersin kardeştir ve öyle kalacaktır. En kısa zamanda hoca olarak görüşmek üzere.

Paylaş "Röportaj: Tarkan Özyılmaz"

Sitemiz yorumlara kapatılmıştır.

9 Yorum

  1. 04 Haziran 2011
    Güzel bir ropörtaj olmuş elinize sağlık ben yaşım itibariyle tanımıyordum kendisini.Öğrenmiş olduk.Umarım altyapı çalıştırıcılığı gibi görevlerde kulubumuzun içinde olur.
  2. 04 Haziran 2011
    çok çok güzel bir röportaj olmuş tebrik ederim, 7 8 yaşlarımdan hatırladığım bir efsane,tarkan 😉
  3. 04 Haziran 2011
    emenike karakter olarak sıfırmış. Cok güzel söylemis be
  4. 04 Haziran 2011
    BU SİTEYE 2 KERE YORUM YAZDIM 2 SİNİDE SİLDİNİZ YANLIŞ BİŞEYDE YAZMADIM Bİ DAHA BU SİTEYE GİRMEM
  5. 06 Haziran 2011
    Tansu’nun ve emeği geçen herkesin eline sağlık. güzel bir röportaj oldu. Tarkan’ı tribünden çok izledim. çok süratliydi. attığı deparlar hala aklımda. Takımımıza çok faydalı oldu. keşke uzun yıllar bizde oynayabilseydi. bizim çocukluğumuzun yıldızı Tarkan’a bizi kırmayıp sorularımızı yanıtladığı için çok teşekkür ediyorum.
  6. 06 Haziran 2011
    Ben de katkı sağlayan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Röportajda çok önemli bir ayrıntı var. Tarkan Özyılmaz, şu aralar kulübümüzle görüşme halinde. Eğer bu görüşmeler olumlu sonuçlanırsa onu teknik ekipte ya da alt yapı teknik ekibinde görebiliriz. Ki umarım böyle bir şeye yönetimimiz de olumlu bakar. Karabükspor’un oyuncu yetiştirmesi ve/veya kadrodaki oyunculara belli bir bilincin aşılanabilmesi için Tarkan gibi kulübün eski değerlerine fırsat verilmeli diye düşünüyorum. Alt yapı sorumlumuz Levent Açıkgöz, bu konuda olumlu bir adımdır mesela. Bu adımın devamı Tarkan Özyılmaz’la getirilebilir. Kulübün, artık kendi öz kaynaklarını harekete geçirme vakti geldi de geçiyor.
  7. 06 Haziran 2011
    9-10 yaşında mahallede futbol oynarken Tarkan derdik başka da bir şey demezdik arkadaşlarla, bir nevi futbol idolümüzdü benim. Topu alıp da koşması geçtim o günü, bugün bile aynı tarzda futbol oynayan oyuncu yok. Aklımda bir anı var buna dair. Adanaspor maçıydı sanırım, başka bir maç da olabilir. Mahallede arabanın radyosundan dinliyorduk maçı. Trt Radyo spikeri Tarkan gol attığında bir süre “Tarkan Tarkan Tarkan” şeklinde takılıp kalmıştı. Sanırım müthiş bir goldü. Tüm mahalle bagajları ve kapıları açık arabadan çıkan sese şahit olmuştu. Tansu’ya katılıyorum. Karabükspor’a ait birileri olmalı altyapıda. Maç anılarını, geçmişteki olumlu-olumsuz her şeyi ve gerçekleri geleceğin futbolcuları ile paylaşmalı. Çok güzel bir katkı olur bu.
  8. 07 Haziran 2011
    Bizde oynarken hem genç hem de iyi futbolcuydu..Gol atma ustasıydı.Bazı golleri hala gözümün önünde..Pozisyona nasıl girer,kalecileri nasıl aldatır,topu nasıl isabetli kaleye gönderir, izlerken anlayamazdık.Ama röportajdan anlaşıldığı kadarıyla kolay harcanmış.
  9. 19 Şubat 2012
    Arkadaşlar ben bir yazarım da tarkan özyılmaz’a çok acil ulaşmam gerekiyor, şu an yazdığım bir roman için Adana Demirspor- Mersin İdman Yurdu maçında attığı bir golle alakalı görüşlerini soracağım. Yardımcı olur musun editör?
Arşiv Yazılarımız
Şub 21, 1 sene önce

Kamuoyuna duyurumuzdur (21 Şubat 2018)

Değerli Karabükspor taraftarları… Bugün bir kongre sürecinden daha çıktık. Son dokuz ayda yaşadığımız üçüncü seçim ve ikinci kayyum tehlikesini geride bıraktık. Çok değil, bir sene önce çoğumuzun aklının ucundan geçm…

Ağu 21, 2 sene önce

Röportaj: Emanuel Roşu

KırmızıMavi’nin bir geleneği haline dönüşen röportaj serisi devam ediyor. Avrupa Liglerini ve ülkemiz futbolunu yakından takip eden Romanyalı gazeteci Emanuel Roşu ile Türkiye Ligi, Karabükspor ve Karabüksporumuzda futbol oynayan Rom…

Ağu 8, 2 sene önce

Kırmızı Mavi Spor Kültürü Derneği kuruldu

Değerli Karabüklüler, sporseverler, 2011 yılında başladığımız KırmızıMavi yolculuğunda 7 Ağustos 2017 tarihi itibarıyla bir dönüm noktasını geride bırakıyoruz. Yaklaşık bir yıldır planladığımız dernekleşme çalışmalar…