Mar 1, 5 sene önce

Piston düştü

kbuk-antep

 

Avrupa kelimesi Karabüksporun içinde olduğu bir yanma denkleminin katalizörü adeta. Ne zaman ki medya, taraftar, hoca ve oyuncular Avrupa demeye başlıyor Karabükspor aniden el freni çekilmiş araba gibi kızaklamaya ve sağa sola yalpalamaya başlıyor.    

Geçen yıl yaşananlar ve bu son 1 aylık süreç; bu gün de dahil edilerek çok iyi analiz edilmeli ve gelecek için içerdiği mesajlar alınmalı diye düşünüyorum.

Sahada oynadığımız futbolu bir pistona benzetmiştik daha önce. Kadro dizilimi 4-4-2 yada 4-2-3-1 bile olsa Karabükspor’u Karabükspor yapan etmen takım halinde hareket edebiliyor olmasıydı. Kanatlara yardım, merkezde alan daraltma ve arkaya atılan toplarda tandem hareket edilmesi, hücuma hep beraber ayağa paslarla çıkılması sayesinde Yiğit’in devşirme stoper oluşu, İshak’ın savrukluğu, Sow’un yalnızlığı, Furkan’ın yetersizliği, İlhan’ın beceriksizliği gözümüze hiç batmıyordu. Ne zaman ki tek bir parça gibi davranan bu ekip birlikte hareket edememeye başladı. Karabükspor için ligin en kolay 3 maçından sadece 1, “yazıyla bir” puan alabildik.

Yıldız bir oyuncunun temel özelliği fiziksel olarak diğerlerine olan üstünlüğü değildir, bir yıldız doğuştan gelen yeteneklerini zekası ile birleştirebilen; ayaklarını beyni ile kumanda edebilmeyi rakiplerinden daha iyi yapan oyuncudur. Çok hızlı olabilirsiniz ama nereye koştuğunuzu bilmezseniz işiniz zordur. Çok güçlü olabilirsiniz ama doğru yerde durmuyorsanız bu size hiçbir fayda sağlamayacaktır. Sonuç itibari ile bir yıldız olmak için ayağınızdan çok beyninizi kullanmanız gerekir.

Pele, Maradona, Platini, Zidane hatta bugünki rakibimiz Sergen gibi oyuncular fiziksel yeteneklerinden çok mental özelliklerini yetenekleri ile birleştirdikleri için yıldız olmuşlardır. Yada Klopp (Dortmund), Mourinho (Porto), Lucescu (Shaktar) gibi hocalar müthiş takımlarla değil doğru hedefler ve doğru yönetimlerle başarıyı yakalamışlardır. Oyuna aklını verebilmek, bir oyuncu ve bir teknik direktör için performansın %51’i demektir.

Ne yazıkki Karabükspor olarak son 1 aydır %49 ile sahaya çıkıyoruz.

Oyuncular yanlış yada abartılmış bir hedefin baskısı altında kapasitelerini sahaya yansıtamıyorlar. Maç sonu demeçlerinde bile Avrupa yolunda yara aldık diyorlar. Kim bilir bugün ilk golü yediklerinde akıllarında ne vardı. Akıllarında ne olmadığını söylemek kolay. Spor Toto Süper lig!

Tolunay Hoca son 3 maçtır farklı kadrolar ve düşük performanslı oyuncuları sahaya çıkarırken aslında kendi istemediği bir hedefin de içine sürüklenmiş durumda. Kadroyu ilk 10 için mi avrupa için mi kurduğunu düşünürken bazı oyuncuların takımdaki durumlarını açıkça göremediğini düşünmekten kendimizi alamıyoruz.

Sergen Yalçın gibi yetenekli ve parlak bir futbol yaşantısı olan veteranlar için teknik direktörlük macerasının zor olacağını düşünenlerdenim. Zira Sergen Yalçın orta sahada pas atamayan bir oyuncusunu o pası nasıl atamaz diye sorgulayabilir. Çünkü Sergen zamanında o pası 1000 defa atmış ve 1000 defa yerine ulaştırmıştır. Ancak gördüğümüz ve takip ettiğimiz kadarı ile Sergen Gaziantep’in Bülent uygun zamanında yapamadığı tek şeye çare bulmuş durumda. Hücum!
Medunjanin, Cenk ve Traore üçlüsü Bülent uygun döneminden çok farklı olarak hareketli, kanatlara açılıp bir anda ceza yayı ve çevresinde biten bir çete halini almış. Bugün yediğimiz gol de zaten bunun açık seçik kanıtı. Aslında son 3 maçta yediğimiz 5 gol bize birçok şey anlatıyor ancak henüz çare bulabilmiş değiliz.

Golden sonra yaptığımız baskı ne kadar yoğunmuş gibi görünse de, kapanan rakip karşısında oyunu açacak bir çilingirimiz olmadığı aşikar. Aynı zamanda hedef baskısı altında kalmış oyuncular kendi performanslarının yanına yaklaşamazken Antep gibi kapanan bir takıma gol atmak biraz da mucizelere kalıyor.  Tam bu noktada özel bir oyuncuya selam göndermek istiyorum, takımı yönetecek, kısır maçlarda 35 metreden gol atacak yada mucizevi bir çalımla rakibi allak bullak edecek bir adam geçti bu şehirden. Florin Cernat. Yukarıda bahsettiğimiz baskıyı en az hissedecek oyunculardan biriydi aslında. Kendisini son 1 ayda fazlaca özediğimi söyleyebilirim.

Hücum aksiyonu konusunda Furkan ın son haftardaki düşüşü takım olarak ileri çıkışlarımızı sekteye uğratıyor. Ve hocamızın taktiksel değişiklikleri de bu performans düşüklüğünü ödüllendirir biçimde. Birçok oyuncumuz kafa olarak sahada olmamalarının yanında adeta sahada hayalet gibi gezerek rakip oyunculara o kadar geniş alanlar bıraktılar ki bu maçta o övündüğümüz az gol yeme sayımızın gitmemesi sadece bir şans.

Bu maç kurgusal olarak takımın neden bir türlü oturmadığını sorgulamak, çalışan düzeni neden değiştirdiğini kendine sormak ve cevaplamak hocamızın elinde. Son 3 haftada standartların dışına çıkmamız, Avrupa hedefi ile oyuncularımızın baskı altında kalması bize 8 puana mal oldu. Ve önümüzde çok kritik 4 hafta var. Çok zor 2 deplasman ve 4 büyüklerin 2’si kendi evimizde. Şapkayı öne koyup düşünmek için iyi bir zaman.

Bu sayfalarda hep uzun vadeli planlardan ve istikrardan bahsettik. İyisiyle kötüsüyle süper ligde 4. sezonunu yaşayan, stadı bitmek üzere olan ve hem medyanın hem rakiplerin saygı duyduğu bir takımımız var. Avrupaya gitmek için kısa yol bu sezon olabilir ancak şu anda yapılacak şeyin hedefin sezon başında olduğu gibi ilk 10 olduğunu belirterek oyuncularımızı kafa olarak rahatlatmak olacaktır. Zira iki hafta sonra Galatasaraya yenilirsek taraftarımızdan yersiz ıslık ve tepki almanın da önüne geçebiliriz.

Sonuçta biz her sene ilk 15 içinde olan Karabüksporumuzla gurur duymaya devam edeceğiz. Avrupa olsun olmasın. Ancak tek istediğimiz sahada kendini oyuna %100 veren bir takım ve başlarında kendi hedefine inanan bir teknik direktör. Bugün ikiside sahada değildi. Haftaya geri gelmelerini diliyoruz.

Görsel kaynağı: Ajansspor

Paylaş "Piston düştü"

Arşiv Yazılarımız
Şub 21, 11 ay önce

Kamuoyuna duyurumuzdur (21 Şubat 2018)

Değerli Karabükspor taraftarları… Bugün bir kongre sürecinden daha çıktık. Son dokuz ayda yaşadığımız üçüncü seçim ve ikinci kayyum tehlikesini geride bıraktık. Çok değil, bir sene önce çoğumuzun aklının ucundan geçm…

Ağu 21, 1 sene önce

Röportaj: Emanuel Roşu

KırmızıMavi’nin bir geleneği haline dönüşen röportaj serisi devam ediyor. Avrupa Liglerini ve ülkemiz futbolunu yakından takip eden Romanyalı gazeteci Emanuel Roşu ile Türkiye Ligi, Karabükspor ve Karabüksporumuzda futbol oynayan Rom…

Ağu 8, 1 sene önce

Kırmızı Mavi Spor Kültürü Derneği kuruldu

Değerli Karabüklüler, sporseverler, 2011 yılında başladığımız KırmızıMavi yolculuğunda 7 Ağustos 2017 tarihi itibarıyla bir dönüm noktasını geride bırakıyoruz. Yaklaşık bir yıldır planladığımız dernekleşme çalışmalar…