Nis 1, 5 sene önce

Gol istiyorum, Gooooooooollllll!

1779098_845078298842252_946793140_n

Beşiktaş maçı öncesinde yaptığımız 4 karşılaşmada 1 gol ortalamasıyla oynasaydık ne olurdu diye düşündünüz mü? Gaziantep-Bursa-Galatasaray ve Antalyaspor maçlarında sadece 1 er gol atmış olsak şu anda 50 puanla lig ikincisi olan Beşiktaş ile aramızda 3 puan fark olacaktı. 

Yapsaydık, etseydik, atsaydıklarla olmadığını bende biliyorum ama sadece hayal etmenizi istiyorum. Maç başına bir gol demek ironik bir şekilde Şampiyonlar ligi demek bu sezon. 

UEFA falan değil Şampiyonlar liginden bahsediyorum. Değişen maddi dağılım, nispeten daha çok para kazanan ve parasını akıllıca kullanan her Anadolu takımı artık Avrupa hayali kurabilir. Aynı şekilde kendini bir anda PTT liginde de bulabilir. Çünkü bu ligin ilk 3 takım hariç ligimiz artık İlhan Cavcav ligi olmaktan çıkmış durumda.

Afrika’dan ucuz, tay gibi topçu getirip 3 büyüklere iteleme devri Emenike ile beraber kapanmış durumda.  Artık onlar Sneider, Drogba, Kuyt gibi topçuları alıyorlar. Aynı şey Anadolu takımları için de geçerli. Sivas’ta bir Cicinho, Eskişehir’de bir Dede, Konya’da bir Hleb, Karabük’te bir Pedersen. Bu isimler için emeklilik öncesi son bir tatmin anlamı taşıyor Türkiye. 

Defansif ve hücuma dayalı anlamda dengeli bir takım kurmayı başardığınız anda kendinizi Avrupa kupalarında bulmanız işten bile değil. Ligin ilk yarısında Rizespor maçı ile başlayan ve Fenerbahçe maçı ile biten müthiş çıkışımız için çok kritik bir rakam var. 1 buçuk. 

Bu defa Tolunay hocanın hedefi olan ortalama 1 buçuk puandan bahsetmiyoruz. İlk yarının sonundaki bu 6 maçta toplam 9 gol atarak ortalama 1 buçuk gole ulaştık ve bir anda kendimizi Avrupa hayalleri içerisinde bulduk.

Yani neymiş?

Gol istiyorum gooooooooolll!

Manisa tribünlerindeki hacı amcayı hepiniz hatırlarsınız. Son 5 haftadır tüm Karabüklüler bu hacı amca gibi gol bekliyorlar. Ve gol olduğunda ne oluyor. Bunca basit puan kaybına rağmen ilk 4 hedefi olan en uzak rakibinizi ile aranızda sadece 1 puan var!

Bugünkü yazımızda defansımızdan ve mücadelemizden kesinlikle bahsetmiyoruz. Hocamızın defansif kurgusundan Mabiala’dan Murak Akça’dan Samba Sov’dan , Erdem Özgenç’ten, İshak Doğan’dan  Musa Çağıran’dan Boy Waterman’dan  bahsetmiyoruz.Çünkü bu sezon taş gibi olan bir şey varsa bu çocukların yürekleri ve ayakları.

Hocamız takım dizilimi olarak 4-3-3 oynadığımızı dün maç sonrası yorumlarında da açıkladı. Sanıyorum ki hiçbirimiz hücum anlamında bu kadar kısır bir 4-3-3 görmemişizdir. Burada temel sorunun final paslarında olduğunu anlamak için istatistiklere bakmamıza gerek yok sanıyorum. Son 5 haftada takımda asist yapan tek kişinin Boy Waterman olduğu düşünülürse!

Furkan Özçal, Ahmet İlhan, Erkan Kaş, Carioca, Juju, İlhan Parlak, Eneramo gibi hücum oyuncularımızın içerisinde final pasları konusunda, oyun görüşü konusunda bir 10 numara olmadığını hepimiz biliyoruz. Ne yazık ki bu pozisyonda bir 9 yada 8 numaramız bile olmadığı gerçeğini kabul etmek durumundayız. Ancak bir gerçek daha var ki orada oynarken standart performansının çok çok altında oynayan Furkan bu konuda takıma hiçbir katkı sağlamıyor.

İstatistik olarak oyuna hiçbir katkı sağlamayan orta saha ve kanat oyuncuları ile gol atma imkânımız neredeyse yok gibi. Hele bir de tek ve tank gibi bir orta uç oyuncu ile oynuyorsanız bu imkânsızlık kendi içinde bir paradoksa dönüşüyor. Ve tam burada hepimizin en çok laf söylediği adama ihtiyaç duyuyoruz, İlhan Parlak.

Dünkü golde Waterman’ın gönderdiği top tek forvet Eneramo’ya doğru inmiş olsaydı Eneramo’nun yanında ondan hem daha çabuk hem daha teknik Pedro Franco ve Dany kalacaktı. Ancak Hava topunda İlhan Parlak’ın Dany’yi defanstan uzaklaştırması Eneramo ya geniş bir alan bıraktı ve bu sayede golü bulduk.

Bunlar matematik denklemi değil. Doğru yere pas atabilmek için doğru yeri oluşturmanız gerekir. Ve futbol literatüründe bu boş alanı ancak müdafaa oyuncularını peşinize takıp pazara götürerek yaratabilirsiniz.

Eğer bir 10 numaranız yoksa 6-7-8 numaraların 11 numarayı doğru yerlerde doğru zamanda topla buluşturmasını sağlamanız gerekir. Bu yüzden Eneramo’nun yanında rakip defansı oyalayacak ikinci bir hücum oyuncusuna ihtiyacınız olacağı aşikar.

Ha, pro lisansı olan bir hocaya da bu takım neden 4-4-2 oynamıyor diye soracak değiliz. Ama sahiden neden 4-4-2 oynamıyor bu takım?

Küme düşme korkusunun %1 lere indiği bu günlerde artık deneysel bazı çalışmalar yapmaktan kaçınmamak ve gelecek adına bir adım atmak gerek diye düşünüyoruz.

Avrupalı konuklarımızı Dünya Mirası Safranbolu’da ağırlamak bizim için çok uzak değil. Maç başı 1 gol yeter!

Bunun için bir kez daha hep beraber: Gol istiyoruz goooooolll! *

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/72377/gol-istiyom-diye-haykiran-haci-dayi

 

Paylaş "Gol istiyorum, Gooooooooollllll!"

Arşiv Yazılarımız
Şub 21, 11 ay önce

Kamuoyuna duyurumuzdur (21 Şubat 2018)

Değerli Karabükspor taraftarları… Bugün bir kongre sürecinden daha çıktık. Son dokuz ayda yaşadığımız üçüncü seçim ve ikinci kayyum tehlikesini geride bıraktık. Çok değil, bir sene önce çoğumuzun aklının ucundan geçm…

Ağu 21, 1 sene önce

Röportaj: Emanuel Roşu

KırmızıMavi’nin bir geleneği haline dönüşen röportaj serisi devam ediyor. Avrupa Liglerini ve ülkemiz futbolunu yakından takip eden Romanyalı gazeteci Emanuel Roşu ile Türkiye Ligi, Karabükspor ve Karabüksporumuzda futbol oynayan Rom…

Ağu 8, 1 sene önce

Kırmızı Mavi Spor Kültürü Derneği kuruldu

Değerli Karabüklüler, sporseverler, 2011 yılında başladığımız KırmızıMavi yolculuğunda 7 Ağustos 2017 tarihi itibarıyla bir dönüm noktasını geride bırakıyoruz. Yaklaşık bir yıldır planladığımız dernekleşme çalışmalar…