Nis 27, 5 sene önce
,

Kimlik Meselesi

antrenman

İstatistik, dünyayı hormonlarının seviyesine göre algılayan ve şans faktörüne haddinden çok değer veren insanlara pek önemli gelmeyen bir bilim dalıdır. Ama çoğunlukla yalan söylemez. Kısaca istatistiksel anlamda standartların üzerinde değilseniz şans ya da coşkunuz size başarının kapılarını açmaz.

Geçtiğimiz yıl küme düşen takımların en kötüsünün maç başına 0,95 gol ortalamasına sahip olduğu bir futbol ikliminde son 8 haftadaki gol ortalamanız 0.25 ise ve hala Avrupa kupalarını kovalıyorsanız istatiksel olarak başka bir konuda doğruları yapıyor olmanız gerekir.

Geçen yılın Türkiye ligi şampiyonunun kalesinde 35 gol gördüğünü ve Karabükspor’un ligin bitimine 4 hafta kala sadece 27 gol yediğini dikkate aldığımızda istatistiksel artıları ve eksileri bir araya getirebiliyoruz.

Son 8 haftada Karabükspor maçlarını izleyen bir futbolsever 120 dakikada 1 gol görebilmiş. Eğer bahis tutkunu biri olsaydım Karabük maçlarına evi satıp alt basardım açıkçası.

Buradan iyimserlik dolu bir sonuç çıkaramayacağımız aşikâr iken, karamsar bir tablo ile de karşı karşıya değiliz. İki yönlü futbol oyununun bir tarafını çok çok iyi yaptığımızı söylemek  bardağın dolu tarafını görmek iken, bir tarafında ise neredeyse hiçbir aksiyon sergileyemediğimizi söylemek de bardağın yarısını boş görmek olacaktır.

Belirli bir plan içerisinde hareket ediyorsanız, kendinize bir kimlik ve varoluşunuza bir anlam katmak istiyorsanız merdivenleri tek tek çıkmanız gerekir. Sağlam temeller üzerine inşa edilen binalar uzun süre kararlılıklarını ve duruşlarını koruyabilirler.

Medyada Karabükspor dendiğinde ortak bir fikir birliğine varılan konu, topun arkasına takım olarak iyi geçtiğimiz ve takım savunmasını çok iyi yaptığımız yönünde. Sığ medya yorumcuları bile her 3 büyükler maçından sonra bunu söylediğine göre bazı konularda rüştümüzü ispat etmiş durumdayız demektir.

Eksik olduğumuz konuda ise gelişim kaydedemememizin birkaç farklı sebebi var.

Bunlardan en önemlisi orta sahadan hücuma çıkışlarda yapılan pasların isabet oranı ve pas tercihleri.  Forvet oyuncularının gol atabileceği açılar ve mesafeler eğer transfer pazarındaki değeriniz 50M$ üzerinde değilse 3 aşağı 5 yukarı bellidir.

Bir Cristiano Ronaldo, bir Falcao değilseniz gol atmak için topla doğru yerde buluşmanız gerekir. Kısacası sizi topla doğru yerde buluşturacak takım arkadaşlarına ihtiyacınız vardır. Mücadeleleri ne kadar üst düzey olursa olsun ne orta sahamız ne kanatlarımız forvetlerimizi bu noktalarda topla buluşturma konusunda çok başarılı değil. Alda at dercesine pasları maçlarımızda 1 kere ya görüyoruz yada hiç görmüyoruz.

Tabi ki burada tüm sorumluluğu orta sahaya ve kanatlara yüklemek olmaz.  Türkiye liginde orta sıralara oynayan bir takımın hücum oyuncusu iseniz yapmanız gereken istatistik çok basittir. Karşı karşıya kaldığınız pozisyonlarda gol oranınız %85 in üzerinde olsun. Yani kısaca “Buldun mu atıcan arkadaşım!”

Türkiyede hiçbir forvetten 35 metreden gol atması, her hava topu mücadelesini kazanması beklenmez. Beklenen tek şey “Ben bile atardım bunu” diyeceğimiz türden pozisyonlarda gol kaçırmamasıdır.

Ve ne tesadüftür ki forvet oyuncularımız bize bu cümleyi her maç birden fazla defa söyletiyor.

Takımın kimliğini skora doğrudan katkı sağlayan oyuncuları belirler. Mücadeleci bir takım olmak iyidir ancak skor üreten bir takım olmak sizi başarıya götürür. İlhan Parlak gibi, Furkan Özçal gibi, Eneramo gibi bal yapmayan birçok arınız var ise bir süre sonra kovan sahibi yeni bir kraliçe bulmak durumunda kalacaktır.

Maaşınızdaki 2 tane 3 tane ya da 5 tane sıfırın yanında eğer  sıfırlara anlam katacak 1iniz 2niz yada 3ünüz yok ise bu kısaca elinize hiçbir şey geçmediği anlamına gelir.

Sözün özü gol yememek sizi ligde tutmaz! Özellikle sizin gibi ani akın futbolu oynayan rakiplere karşı kendi evinizde teslim olmak için en uygun oyun sistemi 1 olsun bizim olsun sistemidir.

Akhisar gibi bir takım sizi sabırla bekleyip kendi evinizde eliniz boş bırakabilir, ya da Eskişehir ve Boffin gibi şanslı bir takım ışıklar kararmasa sizi 1-0 yenip hiçbir şey oynamadan evine 3 puanla dönebilir.

Bu nedenle gol yemeyen takım kimliğimizin yanına, gol yollarında etkili takım ilavesini ekleme zamanı gelmiştir.

Bu savunmaya dayalı kurgu üzerine eklenecek iyi bir hücum felsefesi ile Karabükspor için uzun yıllar süper ligde kalmak, aynı hoca ile yıllarca devam etmek ve Avrupa kupaları için mücadele etmek uzak bir ihtimal olmayacaktır.

Bu haftaki Kayseri maçında sonuç ne olursa olsun sahada gol ve goller atan bir takım olmamız gerekiyor. Zaten isteyince gol yemiyoruz, bakalım istediğimizde gol atabiliyor muyuz?

Son not: Biz hala gol istiyoruz!!

Paylaş "Kimlik Meselesi"

Arşiv Yazılarımız
Şub 21, 11 ay önce

Kamuoyuna duyurumuzdur (21 Şubat 2018)

Değerli Karabükspor taraftarları… Bugün bir kongre sürecinden daha çıktık. Son dokuz ayda yaşadığımız üçüncü seçim ve ikinci kayyum tehlikesini geride bıraktık. Çok değil, bir sene önce çoğumuzun aklının ucundan geçm…

Ağu 21, 1 sene önce

Röportaj: Emanuel Roşu

KırmızıMavi’nin bir geleneği haline dönüşen röportaj serisi devam ediyor. Avrupa Liglerini ve ülkemiz futbolunu yakından takip eden Romanyalı gazeteci Emanuel Roşu ile Türkiye Ligi, Karabükspor ve Karabüksporumuzda futbol oynayan Rom…

Ağu 8, 1 sene önce

Kırmızı Mavi Spor Kültürü Derneği kuruldu

Değerli Karabüklüler, sporseverler, 2011 yılında başladığımız KırmızıMavi yolculuğunda 7 Ağustos 2017 tarihi itibarıyla bir dönüm noktasını geride bırakıyoruz. Yaklaşık bir yıldır planladığımız dernekleşme çalışmalar…