
Samsunspor 3 – 2 GençlerbirliÄŸi
Süper lige 5 yıl ara veren Samsunspor, geçen sene Bank Asya 1. Lig’de sezonu 2.sırada tamamlayarak uzun yıllar mücadele ettiÄŸi Süper Lige tekrar geri döndü. Eski günleri özleyen Samsunspor taraftarı takımının kaldığı yerden devam edeceÄŸi konusunda hemfikirdi. Zira hiç de yabancı olmadıkları Süper Lige iyi bir baÅŸlangıç yaptılar. GençlerbirliÄŸi filelerine yeni transferleriyle 37 dakikada 3 gol atıp rakibini büyük ÅŸoka uÄŸratan Kırmızı Beyazlılar maçın ilerleyen dakikalarında bu skoru koruyamasa da maçı 3-2 kazanıp ilk hafta hanesine 3 puan yazdırmayı baÅŸardı. Sezona Fuat Çapa ile baÅŸlayan GençlerbirliÄŸinde ise bu sonuç hiç beklenmiyordu. Bu sene ilk defa sezon öncesi Ankara Saray Tesisleri Turnuvasında canlı olarak izlediÄŸim GençlerbirliÄŸi beni de hayal kırıklığına uÄŸrattı. Hazırlık maçı da olsa Karabükspor karşısında müthiÅŸ mücadele ederek maçı 2-0 kazandıklarında bu sene hiç de kolay lokma olmayacaklarını hissettirmiÅŸlerdi. Ancak ligin ilk maçında soyunma odasına girdiklerinde skorun 3-0 olması haliyle maçı o anda bitirmiÅŸti. 52.dakikada Azofeifa’nın frikik golüyle acaba diyen Ankara ekibi, 2.golü bulduÄŸunda skor tabelasında dakikanın 90 yazması beraberliÄŸi yakalama adına çok geç olduÄŸunu gösteriyordu. 2.haftada Ankara’da karşılaÅŸacağımız GençlerbirliÄŸi’nden çekindiÄŸimi ayrıca belirtmek istiyorum.
EskiÅŸehirspor 2 – 1 BeÅŸiktaÅŸ
Geçen sene başında yaptığı transferlerle şampiyonluğun en büyük adayı olarak gösterilen Beşiktaş sezonu Liderin 28 puan gerisinde tamamlayarak taraftarını büyük hayal kırıklığına uğrattı. Sezonu Türkiye kupasıyla kapatan Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligine giriş vizesini de bu şekilde alıyordu. Şike operasyonu nedeniyle büyük yara alan kulüplerden biri olan Beşiktaş’ta, Tayfur Havutçu geri dönene kadar takım Carlos Carvalhal’a emanet edildi. Kadrosuna yaptığı takviyelerle geçen seneyi unutturmak isteyen Siyah Beyazlı ekip Eskişehir deplasmanında ilk haftadan yenilgiyle tanıştı. Geçen sezonu aratmayan tutuk futboluyla taraftarına saç baş yoldurmaya devam eden Beşiktaş’ta her şey bildiğiniz gibi. Takım olamama sendromu kaldığı yerden devam ediyor. Maçın 24.dakikasında yenik duruma düşen İstanbul ekibi ilk yarının bitimine 1 dakika kala skoru eşitliyor ve soyunma odasına umutlu gidiyordu. 2.yarıda da maçın başındaki gibi organize olamayan Beşiktaş, Batuhan’ın 83.dakikada attığı şık golle evine eli boş dönüyordu. Şike operasyonu sonucunda teknik direktörünü kaybeden bir diğer kulüp de Eskişehirspor. Bülent Uygunla yollarını ayıran Eskişehirspor da teknik direktörlük görevine getirilen isim bir dönem Galatasaray’ı da çalıştıran Michael Skibbe. Alman çalıştırıcı, ekibinin başında çıktığı ilk maçta 3 puan almayı başardı. Geçen sene ligi 7.sırada bitirerek güzel bir tablo oluşturan Eskişehirspor, bu sene ilk 8 içerisine girerek UEFA Avrupa Ligi için mücadele etmenin planlarını yapıyor. Görünen tabloda İlk 8 onlar için sürpriz olmayacaktır.
Manisaspor 1 – 1 Trabzonspor
2010-2011 sezonunu ikili averajla Fenerbahçe’nin gerisinde tamamlayarak şampiyonluğu kaybeden Karadeniz ekibi sezona, yollarını ayırdıkları Cale, Engin, Umut, Jaja, Selçuk, Egemen gibi yıldızlarından yoksun başladı. Takıma bu sene katılan 14 oyuncu ile elinde geniş bir futbolcu yelpazesi bulunan Şenol Hocanın, alternatifleri nasıl değerlendireceği merak konusu. Özellikle Süper Lig Kulüplerinden alınan Sapara, Vittek ve Volkan Şen’in gibi transferler hiç de küçümsenecek gibi değil. Kağıt üzerinde fena bir kadro oluşturmayan Trabzonspor, sezonun ilk maçında Konuk olduğu Manisaspor deplasmanında kazanamama serisini 3 maça çıkardı. Adrian’ın Manisaspor defansını yararak getirdiği topla Burak’a attırdığı güzel bir gol sonucu 39.dakikada öne geçen Trabzonspor, 45 dakika 10 kişi oynayan Manisaspor’un 88.dakikada attığı gole engel olamadı. Ege Temsilcisi 10 kişi kaldığı dönemlerde pes etmeyen bir görüntü çizerek aldığı 1 puanı fazlasıyla hak etti. Hikmet Karaman’ın Manisaspor yönetimiyle anlaşamayarak istifa etmesi sonucu teknik direktörlük görevine getirilen Kemal Özdeş, kaliteli kadrosu olan Manisasporu nereye taşıyacağı merak konusu.
Ankaragücü 1 – 2 Mersin İdman Yurdu
Bankasya 1.ligde şampiyon olarak Süper Lige yükselen Mersin İdman Yurdu, 29 yıl aradan sonra çıktığı Süper Ligdeki ilk maçında 3 puanı hanesine yazdırmayı bildi. Beşiktaşlı taraftarların gözüne girmeyi bir türlü başaramayan Nobre, attığı 2 şık golle takımını sırtladı. Mersin’de eski günlerine geri döneceğinin sinyallerini hazırlık maçlarında göstermişti Nobre. İyi beslendiği taktirde her zaman etkili olabilecek bir oyuncu olan Mert, ileride gezinen forvetlerin aksine defans oyuncularına yaptığı presle de arkadaşlarına yardımcı olma özelliği gösteriyor. Bu, Mersin için büyük avantaj olacaktır. Haftaya içeride oynayacakları Bursaspor maçı Mersin’in güçlü takımlar karşısında nasıl bir oyun sergileyeceği fikrine sahip olmamızı sağlayacaktır. Şu an için gözüken tablo olumlu. Ankaragücü’nde ise işler iyi gitmiyor. Oynanan futboldan öte Ankaragücü’nün atlatması gereken başka sıkıntılar var. Yönetim sorunu had safhada. En önemli oyuncular ile yollar ayrıldı. Kamuoyu tarafından düşmesi muhtemel takımlar arasında gösteriliyor. 101 yıllık kulübün toparlanması için kim kolları sıvayacak soru işareti. Taraftarın desteği Başkent ekibini bir nebze olsun ayakta tutacaktır. Ancak nereye kadar..
Kardemir Karabükspor 2 – 1 Sivasspor
2 sezondur adından sıkça bahsettiren Karabükspor, hazırlık döneminde oynadığı maçlarda keyifsiz futboluyla ve aldığı istikrarsız sonuçlarla taraftarının aklına acaba bu sene sıkıntı yaşar mıyız sorusunu getirdi. 8 yıldır takımın başkanı olan, en kötü zamanlarda bile bırakıp gitmeyen Feridun Tankut başkanlığı bırakmış, takımın gol makinesi Emenike takımdan ayrılmıştı. Yeni yönetim nasıl bir yol izleyecekti, Emenike’nin açığı nasıl kapatılacaktı hepsi soru işaretiydi. Her gelen forvette Emenike havası arandı. Tabi bu imkansızdı. Takıma 5 tane forvet transfer edildi. Şuan banko gözüken isim hafiften Emenike havası yaratacak Shelton. İlk maçta golle tanışan Jamaikalı bu sene taraftarın yeni sevgilisi olma yolunda ilk adımı attı. Cernat’a ayak uydurabilirse iyi işler çıkaracaktır. Shelton’ın golünden sonra karşılaşmasının 16.dakikasında 2-0 öne geçme şansı yakalayan Karabükspor Cernat’ın penaltı atışını değerlendirememesi sonucu bu fırsatı geri tepti. 4 dakika sonra Navratil skoru eşitledi. Karabükspor’un imdadına bu kez Birol’un gol ile sonuçlanan penaltı atışı yetişti. Golün erken gelmesi Karabükspor’u moral olarak ayakta tuttu ancak maçın son çeyreği ciddi sıkıntı içinde geçti. Genel olarak Karabükspor kaldığı yerden devam edecek gibi gözüküyor. Cernat biraz daha dikkatli olmalı. İlhan’ın geri gelmesi sevindirici. Defansın ortasındaki iki isim ne olursa olsun Deumi ve Muhammed olmalı. Ragued’e hayran kaldım. 90 dakika aynı tempo oynarsa orta sahada adım attırmaz. Takımı ipten alan Merter’e de ayrıca teşekkür ediyorum. Sivasspor’a bakacak olursak, 2008 – 2009 sezonunu 2.sırada tamamladıktan sonra düşüşe geçen ve ardından oynadığı iki sezonda da düşme tehlikesi yaşayarak taraftarına ciddi sıkıntılar yaşatan Yiğidolar, bu sene işi sıkı tutacaklarını her fırsatta dile getirdiler. Rıza Hoca’nın öğrencileri Karabük karşısında ayakta duran bir görüntü çizdi ancak Karabük defansının ve Ragued’in üstün performansı karşısında yapabilecekleri pek bir şey yoktu. Haftaya Sivas’ta oynayacakları Eskişehirspor maçı, lige merhaba demeleri açısından büyük önem taşıyor.
Bursaspor 3 – 0 Kayserispor
Anadolu’nun en güçlü ekiplerinden ikisi sezonun ilk maçında karşı karşıya geldi. Sezonu Ağustos ayı başında UEFA Avrupa Ligi 3.ön eleme maçıyla açan Bursaspor lige daha hazır bir görüntü çizdi. 3.ön eleme turunda Gomel’i saf dışı bırakan ancak playoff’ta Anderlecht’i elinden kaçıran Bursaspor, bu sene yine şampiyonluk mücadelesi vereceğini Kayserispor gibi güçlü bir ekip karşısında aldığı 3-0’lık net skor ile gösterdi. Uzun süre sahalardan uzak kalan Cangele’nin Karşılaşmanın 33.dakikasında tekrar sakatlanması sanki Kayserispor için ligin iyi başlamayacağını işaret ediyordu. Keza 34 ve 38.dakikalarda ardı ardına gelen 2 gol moralleri iyice alt üst etti. Kayserispor’un kontra atak oynama planı arka arkaya gelen goller neticesinde suya düştü. Maçın 64.dakikasında Batalla skoru belirleyen golü attı. Görünen o ki ilk haftanın en diri takımı Bursaspor. Daha konuşmak için çok erken ancak ilk 4’e girecek ilk takım belli.
Antalyaspor 1 – 0 Gaziantepspor
Gaziantepspor da Bursaspor gibi sezonu erken açan takımlardan. Senenin ilk resmi maçına 14 Temmuzda çıktı. 2010-2011 sezonunu 4.sırada tamamlayarak UEFA Avrupa Ligine 2.ön eleme turundan katılmaya hak kazanan Gaziantepspor, Beyaz Rusya Takımı Minsk’i eleyerek 3.ön eleme turuna adını yazdırdı. Bu turda Legia Warszawa’ya şanssız bir şekilde elenerek Avrupa defterini kapatmak zorunda kaldı. Süper Ligde ilk maçında Antalyaspor karşısında iyi oynamalarına rağmen final paslarında başarılı olamayan Kırmızı Siyahlı ekip, 79.dakikada Uğur İnceman’ı unutunca Antep’e eli boş dönmek zorunda kaldı. Önümüzdeki hafta Evinde Fenerbahçe’yi ağırlayacak olan Gaziantepspor, taraftarına Antalya kazasını unutturmak isteyecektir. Tolunay Hoca Antalya dönüşü reçeteyi hazırlamıştır bile. Diğer yandan Antalyaspor’da Ali Tandoğan Bursaspor’da olduğu gibi ölümcül ortalarına kaldığı yerden devam ediyor. Tita’nın yokluğunu hisseden Kırmızı Beyazlı ekip, bu maçta 3 puan almış olsa da pek iç açıcı futbol oynamadı.
BüyükÅŸehir Bld. 2 – 0 Galatasaray
2010-2011 sezonunun bir diğer sıkıntı katımı da Galatasaray’dı. 16 mağlubiyetle sezonu 46 puanla 8.sırada tamamlayan Galatasaray’da yönetim, kendini affettirmek için lig bitiminde hemen kolları sıvadı. Takımın başına Fatih Terim’i getirmekle işe başlayan yönetim arka arkaya transfer bombalarını patlattı. Ancak kağıt üzerinde güzel bir kadroya sahip olan Galatasaray’da işler hiç beklenmediği şekilde başlamadı. Geçen sene Beşiktaş’ın başına gelen uyum sorunu bu sene Galatasaray’da da olabilir. Ligin ilk maçı olmasına rağmen bu açıkça görüldü. Fatih Terim buna çözüm bulmak için bayağı mesai yapacağa benziyor. Gerçi ben, İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçlarında takımların kendi oyununu sahaya yansıtamadığını düşünüyorum. Yılladır oyunu kilitleyerek kontra atak futbolu oynayan Belediyespor’un bu taktiği, birçok takıma karşı tutuyor. Tabi bu durum Belediyespor’un kötü takım olduğu anlamına gelmiyor. Abdullah Avcı her zaman taş gibi takım çıkartıyor sahaya. Kondisyon müthiş. Takım halinde kapanıp takım halinde çıkabiliyorlar. Belediyespor karşısında ilk golü yiyen siz olursanız maçın dönme olasılığı çok düşüyor. Siz gol atacağım diye şuursuzca yüklenirken, Avcı’nın öğrencileri sessizce gelip bütün umutlarınızı bitiriyor. Bu hafta oynanan Galatasaray maçı da aynı şekilde oldu. 42 ve 82.. futbolda ölümcül dakikalar. Galatasaray bu sene takım olmayı başarabilirse Ligin tartışmasız favorisi. Dikkat edilmesi gereken nokta bu. Takım olmayı başarabilirse..
Fenerbahçe 1 – 0 Orduspor
Geçen sezonu şampiyon olarak tamamlayan ancak Şike Operasyonu yüzünden sevinci yarıda kalan Fenerbahçe çok sıkıntılı günler geçirdi. Buradan her şeyi tek tek anlatmaya gerek yok. Zaten insanlar yeterince sıkıldı bu durumdan. Bu olayların Fenerbahçe camiasını nasıl derinden etkilediği futbolcuların yüzlerinden okunuyor. Bütün bunlar olurken hazırlık döneminden ne kadar verim alınabileceği de ortada. Ancak Fenerbahçe ne olursa olsun sezonun ilk maçında galip gelmeyi başardı. Hem de taraftarından yoksun bir şekilde. Maçın 22.dakikasında Fatih Tekke’nin kaçırdığı gol Orduspor’lulara saç baş yolduracak cinstendi. Onun dışında çok iç açıcı bir oyun izleyemedik. Fenerbahçe savunmasını pek zorlayamadılar. Dakikalar 31’i gösterdiğinde Orduspor defansının uyuduğu bir anda Mehmet Topuz’un öldürücü pasında topla buluşan Semih, yanındaki Cristian’ı gördüğünde herkes gol diye bağırmaya başlamıştı bile. Galibiyet tabi ki Aziz Yıldırım’a hediye edildi. Takımdan ayrılan futbolcular, Şampiyonlar Ligi’nden men edilme, milyonlarca insanın içindeki üzüntü, belirsizlikler, futbolculardaki formsuzluk… Bu sene Fenerbahçe’nin işi çok zor ama üstesinden geleceklerdir.