kardemir karabükspor galatasaray maçı fotoğraf, karabükspor fotoğraf

Sezonun üçüncü maçında kendi sahamızda Galatasaray ile 1-1 berabere kaldık. Maçın olumlu tarafı iç sahadaki doyurucu futbol, olumsuz tarafı ise yitirdiğimiz 1 puan oldu.

Olumlu tarafı ile başlamak istiyorum. İlk hafta evimizde oynadığımız Sivasspor karşılaşması sonrasında yapılan genel yorum geçen sezon gösterdiğimiz iç saha performansının sinyalini verdiğimiz yönündeydi. Bu maçın bu bakımdan önemi vardı benim için, üstelik Galatasaray gibi güçlü bir takıma karşı böyle bir sınav verecek olmak ciddi bir ölçü olacaktı. Öyle de oldu. Maça hızlı başladık. Aslında her iki takım da hızlı başladı. Tıpkı geçen sezon olduğu gibi. İç saha maçlarında kendi futbolumuzu oynuyoruz, rakibin futbolunu oynamasına engel olmak gibi bayağı bir futbol anlayışımız yok. Bu durum hem bize hem de maçı dışarıdan izleyen farklı takım taraftarlarına keyif veriyor. Maç öncesinde en çok merak ettiğim şey Yücel Hoca’nın sahaya nasıl bir takım süreceğiydi. Geçen hafta oynadığımız Gençlerbirliği maçındaki taktik hatanın yapılıp yapılmayacağı önemliydi burada. Gördük ki Yücel Hoca atak futbol oynayan bir takım istedi, Gençlerbirliği karşılaşması taktiğinin önemli noktası olan çift defansif orta sahadan vazgeçti, geçen sezonki gibi.

Savunmamız da tıpkı ilk üç maçta olduğu gibi atakların büyük bölümünü önde karşıladı ve maçın büyük bölümünde Galatasaray ataklarını başlamadan bitirdi. Üstelik Nikolic’in ilk lig maçı olmasına rağmen Deumi ile olan uyumu müthişti. Maçın ilk 10 dakikasında Galatasaray’ın geliştirdiği ve kaleci ile karşı karşıya olan pozisyonları gol yemeden atlatmamız önemli oldu. Tabi bunda Muslera’nın kırmızı kart görmesi sonucu zorunlu değişiklikle oyundan alınan ve Nikolic’in karşı alanında oynayan Riera önemli rol oynadı. Solda oynayan Erkan yerini pek yadırgar görünmedi. Önündeki alanı tanıdığından dolayı da çıktığı bindirmelerde hatasız oynadı. Fakat Seric gibi sürekli bindirme yapan bir görüntüsü de yoktu. İlk iki hafta bindirmelerinin eksikliğinden yakındığımız Erdem de önündeki oyuncular Mehmet Çakır ve Rıdvan ile iletişim sorunu yaşadı. Bindirmelerde zamansız çıkışları oldu.

Orta saha oyuncularımız bugünkü pas trafiğinin sahipleriydi. Yücel Hoca’nın tek defansif orta saha olarak Ragued’yi tercih etmesi, savunma ve hücum özelliği olan Birol’u onun ve Cernat’ın bu alandaki en büyük yardımcısı yapması savunmadan çok rahat pas çıkarmamızı sağladı. Attığımız golden Cernat’ın oyundan çıktığı zaman kadar geçen sürede orta alanın hemen ilerisinde Cernat’ın çok fazla topla buluşması bu işten en çok verimi aldığımız bölümdü. Cernat’ın Yücel Hoca tarafından oyundan alınmasını yanlış buldum. Bilal oyuna girince savunmadan çıkardığımız bir topu bile görmedim.

İleri üçlünün sağında oynayan Mehmet Çakır oyundan alındığı ana kadar topu her aldığında ceza sahasında pozisyon oluşturabilecek toplar yaptı. Hocanın onu oyundan erken aldığını düşünüyorum. Rıdvan’dan bu şekilde verim alamadık. Galatasaray’ın kazandığı penaltı pozisyonunun aktörü Rıdvan ise bu pozisyonda tecrübesizliğinin kurbanı oldu. Baros’un sağında bulunan defans oyuncumuz onu kapatmışken topa yapmaya çalıştığı müdahale yersizdi. Uyum ve tecrübe sorununu atlatırsa ondan fayda alacaktır bu takım, buna inanıyorum. Üçlünün sağında ve ortasında sürekli yer değiştiren İlhan ileri bölgede rakibe iyi pres yaptı. Yine kendisi ile aynı taktiği uygulayan Shelton’dan bunu göremedik. Fizik olarak yetersiz olduğu açık, rakip savunmadaki güçlü fakat ağır oyuncular karşısında tek pozisyon bulabildi, onda da penaltı kazandık. Aldığı oyun içi darbeler yüzünden sürekli oyundan düştü. Bünyamin Gezer’in, Muslera’nın Shelton’ı düşürmesi pozisyonunda biraz cömert davrandığını düşünüyorum.  Rakip savunma oyuncuları Shelton topu kurtarsalar bile açıyı kapatabilecek durumdaydı. İlk yarıda Shelton’ın da içerisinde bulunduğu pozisyonda arkadan ayağına yapılan bir müdahale vardı, burada da hakem penaltıyı es geçti. Tabi bunda Shelton’ın müdahale etkisiyle pozisyondan düşmesine rağmen yere düşmeyip oyunu devam ettirmesi etkindi.

Sonuç olarak bu maça yitirilen bir puan olarak bakıyorum. Genel görüşün de bu yönde olduğunu düşünüyorum. Rıdvan’ın pozisyon tecrübesizliği bu maçın bizim açımızdan tek şanssız yönüydü. Onda da golü yedik. İç sahada pas yapan bir takım görmek beni mutlu etti. Yücel Hoca’nın hazırlık kampında futbolcular pas yaptıkça heyecanlanması ve onları tebrik etmesi böyle bir amaç için olsa gerek. İç sahada oynayacağımız maçlar için rakiplere güzel sinyaller verdik.

Görsel kaynağı: ntvspor.net

Paylaş "Biten maç, yitirilen puan"