antalyaspor karabükspor görsel kaynağı: ajansspor.com

Aynı senaryolardan oyunlar oynandı yine bugün. Çok izlendiğinde bıkkınlık veren ucuz filmler gibi… Tadı tuzu yok. Üstüne sinir dolu… Of ki ne of… Yine içler kara, ağızlar bozuk.

Maç başlarken “hatırlıyorum bu yüzü” diyorum. Hiç de iyi bir şeyler anımsatmıyor ki, lanet olsun. Diyorum “hayırlısı” !… Hayır olmadığını da biliyorum ya, içim kurusun ilk yarının sonlarına doğru ampul yanıyor kafamın üstünde: “GEÇEN SENE SİVAS” . Tabii ya; bu “O”: Hüseyin Göçek. Sahne aynı sahne, başrol aynı… Sahnenin adııııı???? Heh, “Ceza Sahasına iki Metre Kala. Çok sinir bozucu oyundu çok. Hele ikinci perdesi iğrenç oldu sayın Göçek. Bir yeri var mı sevilecek bunun. Komedi desen değil, drama desen bize çok ağır. Yazıklar olsun. Gitti boşa emekler.

İyi o oyun bitti de, sonraki de tanıdık ve bayağı. Seyretmedik mi aynı futbol filmini daha önce dört beş kez bu sene. Fark olsun iki. Boşa vakit harcamalar. Son dakikada gelen “şeref”. Ohooo, bu da berbat. Hep aynı, hep aynı.

Bu klasiklerin dışında sahneler söyleyeyim size. İBB, Bursa oyunları? Bunlar çok daha hoş değil miydi? Farklılıklarıyla güzel değil miydi? Çoşku, heyecan, birliktelik ve mutlu son. Yaşamak istediğimiz dejavu bu maçlardan.

En iğrenç sahne, finaldeydi. Allah’tan bu kez sadece finalde. Sahnenin adı “Başka Sevdalar”. Bu artık bir dejavu değil, her oyunumuzda olacak olan bir rutin ne yazık ki…

Bizim oyuncularımızın el emeği göz nuru, mutlulukla hatırlanacak, çaba harcanarak elde edilmiş işlerine ihtiyacımız var. Senaristimiz Bülent Korkmaz’dan dileğim uyku getirici değil, akıcı ve heyecan dolu senaryolar. Gülmeyi, güldürmeyi de hakedelim tam olsun…

Paylaş "Dejavu"