
Spor Toto Süper Lig’in 3. haftasında kendi sahamızda Beşiktaş’a 3-0 kaybettik. Suçlunun duyurusunu yapmak çok kolay bu gibi maçlardan sonra. Üstelik bu maçlar bir diziyi takip ediyorsa, her birinin ardına diğeri “ben işaretim, işler kötü gidecek bak!” diyorsa…
İnsanın içinde kocaman bir boşluk olur, aklına ne gelse, ne görse ya da ne duysa anlam veremez. Yeri gelir nefes alamaz. Bir futbol takımı da böyledir işte… Sahadaki on birin içindeki boşluğu her daim defansif orta sahalar yaratır. Savunmadan pas gelir, topu durdurur etrafına bakarsın, kaçan adam varsa ona atarsın. Yani oyunu görürsün. Ne bileyim, rakip atağa çıkar, topu ilk karşılayacak olanlar defansif orta sahalardır. Topu görmeleri gerektiği gibi o an yanındaki takım arkadaşının ne yaptığını, nerede bulunduğunu da hissetmeliler. Yani görmeliler, duymalılar, koklamalılar… Üzülerek belirtmek gerekir ki Karabüksporun içinde kocaman bir boşluk var.
Türkiye’de yazdıklarınızın dikkat çekmesi için Yılmaz Özdil gibi yazmanız gerekiyor sanırım. Hatta öyle Yılmaz Özdil gibi yazmanız gerekiyor ki her enter tuşuna bastığınızda kurumlar size resmi yazıyla yanıt vermek için gaza gelsin, sıraya girsin. Deniyoruz o vakit şu ana kadar söylemeye çalışıp da duyuramadığımız sesimizi ilgili ilgisiz kim varsa iletmeyi:
Karabükspor’un içinde boşluk var.
Bu boşluğun sebebi Selim Teber mi? Daha fazla hücum özelliği olmasına rağmen savunma özellikleri zoraki keşfedilmeye çalışılıp futboldan silinmesi an be an gerçekleşmeye başlayan Kağan Söylemezgiller mi?
Yoksa bu futbolcuları oynatan Michael Skibbe mi?
Yoksa Michael Skibbe’i takımımızın bir parçası yapanlar mı?
Bugün defansif orta sahalarından memnun olmayan takımların neden başarısız olduğunu düşündünüz mü?
Galatasaray’ın bol atak yapıp Fenerbahçe’nin çok fazla atak yemesinin nedeni nedir?
Neden dünyada “yılın futbolcusu” seçilen futbolcular defansif orta saha özellikleri ön planda olanlardan çıkar?
Defansif orta saha özelliklerine sahip futbolcuların yüksek pas yüzdeleriyle oynaması gerekmez mi?
Geçtim pas yüzdesini, Karabükspor gibi bir takımda, yani her maç atak yemesi kesin olan bir takımda oynayan defansif orta saha özellikli futbolcuların topu kestikten sonra beş-altı depar atma niyetleri neden?
Bir Barcelona etkisi mi bırakmak istiyoruz yeşil sahalara yoksa?
Hayat çok garip değil mi? Özellikle de yeşil sahalarda. Özellikle de antrenmanlarda ve hazırlık karşılaşmalarında her oyuncusu kıpır kıpır olan, yerinde duramayan bir takımı görünce…
Yoksa bu takım antrenmanlarda kendi haline mi takılmış?
Bir futbol takımının kalesine 34. dakikaya kadar üç şut (2 şut ve 1 şutumsu) gelmişse ve bunlar rakip takımın golüyle sonuçlanmışsa sorumlu kimdir?
Topu ceza sahası önünde karşılayan defansif orta sahalar mı?
Ceza sahası önünde topu karşılayan futbolcuların terini koklar derecede onların sırtına yapışık oynamak zorunda kalan savunma oyuncuları mı?
“Topla oynamayı seven yürekli defansif orta sahalardan” pas alamayan hücumcu oyuncular mı?
Kaleci mi yoksa?
Yoksa bu oyun kurgusunu sahada görmek isteyen teknik direktör mü?
Yoksa Türkiye’de her türlü başarıyı ve başarısızlığı jet hızıyla çözen yönetimler mi?
Karabükspor’un son dört buçuk – beş sezonunun büyük bölümünde orta sahasında değişmez ikili oynardı. Tamam, değişirdi ama bir yedekte olsa diğer mutlaka sahada olurdu. Bu futbolcular sahanın hangi noktasındaki çimin boyunun diğerinden ne kadar uzun olduğunu bilir. Taraftarı bilir, taraftar da onları bilir. Neden bu ikiliden biri ya da diğeri ile maça başlanmaz da ilk iki haftada tepki toplayan futbolcu ile maça çıkılır?
Futbolcu?
Teknik direktör?
Yönetim?
Ne güzel, bir sürü sorum oldu. Araya şairane bir tavırla atmosferdeki şüphe ve “bilgi alma” isteğini yükseltecek sorular serpiştirmedim değil. Hatta öyle ki tüm bunları yazılarına gülüp geçtiğim, klavyedeki enter tuşlarının baş eskiticisi Yılmaz Özdil’in biçemiyle gerçekleştirdim. Umuyorum ki Karabük’te haftalardır sorulan fakat yanıt alınamayan sorular yanıtlanır. Yok, Karabük farklı bir yer, kolay kolay yanıt vermez kimse kimseye. Biri çıkar ertesi sabah yine bildiğini okur.
Görsel kaynağı: Ajansspor.com