Geçen sezonun sonlarına doğru evimizde karşılaştığımız Antalyaspor’u bu kez sezonun başında ağırlıyoruz. Arada geçen zaman zarfında biz ne kadar değişime uğradıysak, Antalyaspor da o kadar değişti. Ancak bizim aksimize, onların yaşadıkları değişiklik olumlu yönde oldu diyebiliriz. Yine de bu maçtan yana umutlu olmamak için hiçbir neden yok. Olayı çözecek olan tek şey motivasyon…
Antalyaspor’un kadrosunu incelemeye her zamanki gibi kaleden başlayalım. Ligdeki ilk dört maçta kale Sammy Ndjock’a emanet edildi. Bana göre geleceği çok parlak olan ancak geçtiğimiz hafta yediği gollerin ardından acımasız eleştirilere hedef olan Sammy, bu sezon geride kalan dört haftada yedi gol gördü kalesinde. Geçen sezon, sakatlanana kadar oynadığı yedi maçta sadece iki gol yemişti. Bu sezon yediği gollere bakınca çok çabuk demoralize olduğunu ve bu anlarda çok kötü goller yiyebildiğini görüyoruz. Şu anda da moralinin çok yerinde olmadığı bir gerçek. Eğer oynarsa sektireceği toplara dikkat etmek lazım. Şu haliyle her türlü golü yiyecekmiş gibi bir durum söz konusu. Ama en başta da dediğim gibi, potanisyelli bir kaleci olduğunu düşünüyorum. Sammy’nin yedeği Hakan Arıkan. Hakan’ı çoğumuz tanıyoruz. Maça nasıl başlarsa öyle gider. Bazen tek başına duvar olurken, bazen de olmayacak goller yer. Uzun süre oynamadığı dönemlerin ardından forma bulduğu maçların ilk anlarında çok heyecanlıdır. Bu da onu hataya sürükler. Bize karşı oynaması halinde yine bu özelliğini sergileyeceği düşüncesindeyim. Yan toplarda çok zayıftır. Yeter ki geçen haftaki golümüzde olduğu gibi kanat bindirmeleriyle gidelim. Üçüncü kaleci ise Polat Keser. Polat, çok ekstra özellikleri olmayan, alt yapısını yurt dışında almış, sıradan bir kalecidir. İri fizikli olduğu için refleksleri çok gelişmemiştir. Yerden şutlarda ve yan toplarda zaafı vardır.
Savunmanın sağında bu sezon yeni bir oyuncu izliyoruz. Eskişehirspor’dan transfer ettikleri Koray Arslan’ı Ali Tandoğan’a tercih ediyorlar. Zaten bu mevkide bu iki oyuncu haricinde mecburi durumlarda kullandıkları Musa Nizam’ı saymazsak ciddi bir alternatifleri yok. Koray, birkaç sezon önce oynadığı meşhur Galatasaray maçıyla zihinlere kazınmış ve o maçtan sonra bir arpa boyu bile ilerleyememiş bir sağ bek. En büyük özelliği enerjisi. Futbol zekası fazla gelişmiş değil. Zaten kariyerinde ilerleme sağlayamamasının en önemli etkenlerinden biri de kendisindeki bu mental yetersizlik. Ben olsam Ali Tandoğan’ı tercih ederdim. Ancak o da yaştan ötürü bir düşüşte tabii. Burada Shelton gibi bir silahı akıllı kullanarak avantaj elde edebiliriz. Sol tarafta Minev, Ergün Teber ve gerektiğinde kullanabilecekleri Musa Nizam gibi üç oyuncuları var. Sert bir oyuncu olan ve hücuma sınırlı katkı veren Minev’in, sakatlığından ötürü bize karşı oynayamayacağına dair haberler var. Yeni transfer Ergün Teber ilk kez Antalyaspor forması giyme şansı bulacaktır. Musa’nın oynama şansını düşük görüyorum. Zaten onun da bir sakatlığı vardı ve yeni iyileşti. Herhangi bir sakatlık yaşamazsa Ergün forma giyer. Ergün Teber, ligde birçok takımın formasını giymiş ancak hiçbirinde dikişi tutturamamış bir oyuncudur. Gençliğinde umut veren bir sol bek olmasına karşın o da mental bazı eksikleri nedeniyle futbolunun üzerine koyamamış ve yerinde saymıştı. En önemli handikapı maç içinde yaşadığı konsantrasyon kaybı nedeniyle sık sık adam kaçırması ve yerini kaybetmesi. Hücuma katkı yapmayı seven bir bek olduğu için geri dönüşlerde de sorun yaşayabiliyor.
Antalyaspor savunmasının göbeğinde tek banko isim Deniz Barış. Deniz, ligin değerli oyuncularından. Çok tecrübeli ancak yaşıdan ötürü büyük handikaplar yaşıyor. Artık fazlasıyla ağırlaştı. Bu eksikliğini iyi yer tutarak kapatmaya çalışsa da zaman zaman yaptığı hatalarla hem rakiplerine pozisyon veriyor, hem de kart görme tehlikesi yaşadığı fauller yapıyor. Deniz’in yanında oynayabilecek üç oyuncuları var. Bunlar Emre Güngör, Nikola Zizic ve defansın jokeri, her bölgenin alternatifi Musa Nizam. Emre, sakatlığı sebebiyle son maçta oynamamıştı. Şimdi iyileştiği ve bize karşı forma giyebilecek duruma geldiği söyleniyor. Henüz Antalya defansına tam oturduğunu söyleyemeyiz. Deniz’le bir uyum yakalayabilmiş değiller. Tarz itibariyle hamleli bir oyuncu olduğu için hata yapma riskini de hep taşıyor Emre Güngör. Zizic ise tam tersi, sakin bir oyuncu. Tipik yugoslav ekolü savunmacısı. Fazla sert değil. Mesela topa hayatta kayarak müdahalede bulunmaz. Geçen sezon formamızı giyen Nikolic’e benzer özellikleri var. Bu sebeple Deniz’in yanında oynadıklarında çok ağır kalıyorlar. Nitekim bunun sonucunda geçen hafta kalelerinde dört gol gördüler. Emre mi oynar Zizic mi bilemem ancak kim oynarsa oynasın, savunma yerleşimlerinde sık sık hata yaptıklarını söyleyebiliriz. Araya atılacak toplar çok tehlikeli olacaktır. Ayrıca hava toplarında da kesinlikle etkisiz bir savunma hattına sahipler. Bu handikaplarını kullanmamız gerekiyor. Yan toplar, araya atılan derin paslar, savunma arkasına sarkacak süratli adamlarımız (Shelton ve İlhan) ve çizgiye ineceğimiz pozisyonlar bu maç için bize anahtar olacaktır.
Mehmet Özdilek, geçen sezondan farklı olarak üç tane mücadeleci ve defansif orta saha kullanmak yerine, bu sezon iki defansif orta sahayla mücadele etme eğiliminde. Bu bölge için ellerindeki seçenekler Uğur İnceman, İbrahim Dağaşan, Zeki Yıldırım, Murat Akın ve gerekirse Emrah Başsan. Ayrıca zaman zaman Petr Janda da bu bölgede değerlendirilebiliyor. Uğur İnceman, orta alandaki tek banko oyuncu. Geçen sezonun değişmezlerinden biri olan İbrahim Dağaşan, ilk haftaki Gençlerbirliği maçından sonra forma şansı bulamadı. Geçen hafta bu bölgede oynayan Zeki Yıldırım, sakatlığından ötürü bize karşı oynayamayacak. Kayseri maçında oynayan Murat Akın ise yeterli performansı yakalayabilmiş değil. Anlayacağınız üzere, Mehmet Özdilek orta sahanın göbeğinde Uğur’un yanına hangi oyuncuyu monte edeceğine karar vermiş değil. Halen daha bir arayış içinde. Bu maçta İbrahim Dağaşan’ı oynatacak gibi geliyor bana. Az da olsa üçlü orta sahayı tercih etme şansları var. O da ileride yaşanan sıkıntıdan ötürü. Burada Uğur’a dikkat. Zaman zaman ileri sürpriz çıkışlar yaparak gol arıyor. Nitekim geçen sezon bize bu şekilde bir golü var. Sürekli olarak duran toplarda ileri çıkıyor veya savunmadan dönen topları takip edip yay civarından bitirici vuruşu yapmaya çalışıyor.
Geride kalan dört haftada, ortadaki ikilinin hemen önünde, forvetin hemen arkasında üçlü bir hat gördük. Bu hattın sağında Emrah Başsan’ı izledik genelde. Sol tarafa yakın olarak yeni transfer Lamine Diarra, forvet arkasında ise Tita oynadı. Ancak dikkat… Takımın formasyonu hiçbir maçta bu şekilde kalmadı. Diarra’yı, maç içinde sıklıkla forveti ikilerken gördük. Diarra’nın ikinci forvet olarak rol aldığı anlarda Tita sola kaydı. Bu forvet arkası pozisyonundaki oyuncular, zaman zaman aralarında yer değiştirdiler. Bu bölgede çok yönlü futbolcuları tercih etti Mehmet Özdilek. Sağ ve sol tarafta Mehmet Eren Boyraz ve Petr Janda’yı görme olasılığımız da var. Ayrıca Ajax’tan transfer Ismail Aissati’yi de es geçmemek lazım. Henüz ritmini bulabilmiş değil ancak her an her şeyi yapabilecek bir oyuncu.
Forvette ise Isaac Promise oynadı ilk dört maçta. Isaac, her ne kadar benim çok beğendiğim ve sezon başında Karabükspor’a alınmasını istediğim bir oyuncu olsa da, çok zeki bir futbolcu olmamanın cezasını geçen hafta gördüğü kırmızı kartla çekiyor. Sonuç olarak bize karşı oynamayacak. Burada bir diğer alternatif de Kayserispor’dan transfer edilen Ömer Şişmanoğlu. Ömer’in ciddi bir maç eksiği var. Dolayısıyla o da zamana ihtiyaç duyuyor. Diğer iki seçenek de Xavier Kodjo ve Emre Torun. Onlar biraz kapalı kutu.
Hücum hattındaki eksikliklerden bahsetmiştim. Şimdi o konuda ayrıntı verme zamanı geldi. Kapalı kutu olarak tabir ettiğim Kodjo ve Emre Torun, sakatlıklarından ötürü forma giyecek durumda değiller. Ayrıca Ömer Şişmanoğlu ve Tita’nın da sakatlıkları var. Ki özellikle Tita’nın sakatlığı bizim için çok önemkli. İki oyuncunun da durumları maçtan önce belli olacak. Tita oynamazsa bizim için büyük avantaj olur. Aissati her ne kadar yıldız oyuncu olsa da henüz uyum sağlayabilmiş değil. Bu zamana kadar yaptıkları en önemli hücum aksiyonu Tita, Isaac, Diarra ve Emrah’ı savunma arkasına sarkıtma çabalarından ibaretti. Şimdi bunu en etkili yapan oyunculardan Isaac bize karşı yok. Tita da oynamayabilir. Bu oyuncuların yokluğunda Diarra’yı uç forvet olarak görebiliriz. Onun orada nasıl bir performans sergileyeceği muamma. Zira birkaç sezon önce büyük beğeniyle takip ettiğimiz Diarra, şu an eski haliden çok uzak. Gol vuruşlarında sıkıntısı var. Yeterince güçlü değil. Tatlı sert bir savunma anlayışıyla onu baştan sindirebiliriz. Ayrıca uzaktan deneyecekleri şutlara ve duran toplara dikkat etmemiz şart. Burada savunmanın ve Tomic’in konsantrasyonları devreye giriyor. Özellikle son dönemki formsuzluğuyla hayal kırıklığı yaratan Tomic’in artık toparlanması şart.
Skibbe’nin, artık daha agresif ve cesur bir takımı sahaya sürme vakti geldi de geçiyor. Kanatlardan sonuç alabileceğimiz bu maçta Shelton ve Ahmet İlhan’ı iki kanatta değerlendirip, forvette de rakibi yıpratacak İlhan’a şans verirse işler lehimize değişebilir. Mehmet Yıldız, tam da ağır Antalyaspor savunma tandeminin isteyeceği tarzda bir oyuncu olacaktır. Ayrıca orta sahadaki arayışlarından ötürü yaşadıkları problemi de iyi değerlendirip, iyi top yapan oyuncular kullanarak (Yiğit İncedemir kesinlikle oynamamalı mesela) oyunu elimizde tutma şansımız yüksek. Bir süredir hallerini hiç beğenmediğim Hakan Söyler ve Kağan Söylemezgiller için bu maç bir çıkış fırsatı olabilir.
Yapmamız gereken en önemli şey, savunmada arkaya kaçan adamlara dikkat etmek, savunmamızdan dönen toplarda Antalyasporlu orta saha oyuncularına fırsat tanımadan reboundları toplamak, uzaktan özellikle Uğur’a vurdurmamak ve yan toplarda dikkatli olmak… Hücumda ise araya atacağımız derin toplarla süratli oyuncularımızı savunma arkasına kaçırmak, kanatları etkili kullanmak ve bol bol çizgiye inmek. Rakibin dengesini bozmak bu şekilde mümkün. Çoğu sorunlarına geçen sezondan bu yana çözüm bulmuş değiller. Bu maçta da anahtar bizim elimizde.
