gaziantepspor karabükspor

Geçen gün tipi, soğuk, ayaz vardı. Sabaha kar gitti, güneş geldi.  Hava içimizi ısıttı. Anlayamıyor insan havanın rengini, hasta olmak kolay oluyor.

Karabüksporumuz da aynı.  Daha yeni kar, kış, kıyametti; yine güneş açtı hava. Öyle ya da böyle ya mutluluktan ya da kahırdan hasta ediyor insanı. Yok gibi bir orta yolu.

Aslında nedeni çok açık. Deplasmanda Galatasaray ve Gaziantep seviyesinde takımlara karşı çok pozisyon bulup kazanmanın formülü artık Mesut Bakkal’ın elinde. Bu hücum dörtlüsü deplasman maçlarının net bir şekilde ilacı. Topu bir anda bu kadar hızlı kontratağa çıkaran takım pek yok. Mersin deplasmanında ve Elazığ maçında tutmamasının sebebi bu takımların, yendiğimiz rakipler gibi topu rakip yarı sahada çok tutma isteği olmayışı. Karşılaşmanın öenmli bir bölümünde kendi yarı sahasında oyunu kabullenen takımlara karşı Galatasaray ve Gaziantepspor maçlarını bize getiren taktik asla ve asla tutmaz. Bu maçta da oyun sete döndüğü anda pas hatalarının arttığını gördük. Çünkü daha önce de bahsettiğim gibi mevcut kadroda set oyunu yönlendirebilecek tek oyuncu Florin Cernat. Teknik direktörümüze bizimle ilk maçı olan İBB maçını hatırlatmak isterim.

Yine önce de belirttiğim gibi potansiyeli şu ana kadar elde ettiğinden daha fazla olan takımımıza bu doğrultuda takviyeler de yapılması gerekiyor. Oyunun iki yönünü de oynayabilen, pas yüzdesi yüksek bir orta saha oyuncusu(özellikle bahsettiğim iç saha maçları için), her ne kadar vasatın altına düşmese de üstüne de çıkamayan Seriç’e alternatif bir sol bek, sezon başında geçen seneki formlarından çok uzak olan Jahiç ve Muhammet yerine alternatif bir stoper, bir de Gökhan Ünal ve Mehmet Yıldız’dan bu sezon bir şey alamadığımız forvet bölgesi.

Özellikle kontratak oyunumuzda beliren bir sıkıntı da, rehavet sebebiyle olabilir, çok gereksiz şekilde pozisyonların harcanması. Lua Lua takımımızın yetenek ve yaratıcılık lokomotifi olsa da bazı pozisyonlarda abartıya kaçtığı açık. O’nun bu durumu yaratıcı oyuncu egosunun bile dışına çıkabiliyor zaman zaman. Ancak yine çok çok çok etkiliydi. Mabiala ve Deumi ise her geçen gün daha da defansın ruh ikizi oluyorlar. Erdem kendini yukarıya çekmeye devam ediyor. Birol, geldiğinden beri eleştirsek de işini düzgün bir şekilde, kaptanlık pazubandının da layığına göre yapıyor. Yiğit mükemmel bir kesici olma görevini sürdürüyor. Bu ileri dörtlü hattı ise kontratağı en iyi uygulayan dörtlü. Sadece Juju çok beceriksizlik yapıyor.

Bol güneşli günler dileğiyle. Güzel günler göreceğiz…

Paylaş "Bir kış bir yaz"