Ara 20, 14 yıl önce
, ,

Süper Lig 17. Hafta Rakibimizi Tanıyalım – Fenerbahçe

fbkarabük

2012-2013 sezonunun ilk yarısını nihayet Fenerbahçe maçıyla bitiriyoruz. Trabzonspor maçıyla başlayan ve ilk haftalarda bizleri umutsuzluğa iten maratonun ilk yarısı, teknik direktör değişikliğinin ardından farklı bir hale büründü ve takım 1-2 maç haricinde gösterdiği uyum ve istekle kendisinden iyi bir şekilde bahsettirmeyi başardı.

Bu hafta rakibimiz Fenerbahçe. Türkiye’deki belki de en zor deplasmana çıkacağız. Rakip yorgun, eksik ve yıpranmış ancak ne olursa olsun, ilk yarıyı sahalarında alacakları bir galibiyetle kapatmak isteyeceklerdir. Bu hafta en çok ihtiyacımız olan şey, özgüven. Eğer olur da erken bir gol yersek kesinlikle dağılmamamız gerek. Çünkü Fenerbahçe’nin de önemli bir zayıf yanı var: Maç içinde istikrarsızlık…

Aslında Fenerbahçe’nin kadrosunu diğer takımlar gibi incelemeye hiç gerek yok. Ancak adettendir diyerek en azından bir zihin tazeleme yapalım. Kalede Türkiye’nin en iyi iki yerli kalecisinden biri olan (bence fizik ve fundamental olarak en iyisi) Volkan Demirel var. Volkan bu sezon biraz sıkıntılı goller yiyebiliyor. Çok formda olduğu söylenemez ancak yine de şu haliyle bile çok önemli maçları tek başına kazandırabilecek bir kaleci. Volkan’ın tek bir zayıf yanı var, yan toplarda zaaf yaşayabiliyor. Yumrukladığı toplar ceza sahası içine düşebilir. Takip etmek lazım. Yerli kaleci fabrikası olarak da niteleyebileceğimiz Fenerbahçe’nin yedek kalecisi de Mert Günok. Bir dönem Karabükspor takımında da forma giyen, zamanının önemli kalecilerinden Mahir Günok’un Karabük doğumlu oğlu Mert, aynı Volkan gibi ligin sayılı kalecilerinden. Şu haliyle de ligdeki hemen her takımda ilk 11 çıkabilecek durumda. Üçüncü kaleci ise Serkan Kırıntılı. Ona iş düşmeyeceği için fazla bir yoruma gerek yok.

Sağ bek olarak Gökhan Gönül ve Orhan Şam’ı görüyoruz kadroda. Onların oynamadığı zamanlarda Bekir İrtegün ve Serdar Kesimal da görev alabilecek isimler. Ancak bir aksilik olmazsa Gökhan oynayacaktır tabii ki. Gökhan Gönül, hücumu seven bir bek. Topla driplingleri etkili. Şu ana kadar beş kez asist yapmış. Bir bek için iyi rakam. Ayrıca hücuma çıkışlarında gol de arıyor. Kornerlerde ve faullerde ceza sahası içinde sürpriz kafa gollerini izleyebiliyoruz. Orhan biraz daha garantici. O da hücumcu bir bek ama geri dönme sıkıntısı yaşayabildiği için Gökhan kadar bunaltmaz. Sol bekte Hasan Ali Kaldırım var. Aykut Kocaman, sezon başından bu yana Hasan Ali’nin etinden, sütünden ve yününden maksimum derecede faydalanma yoluna gitti. Daha ligin yarısı gelmemişken Hasan Ali 30’un üstünde resmi maça çıktı. Buna rağmen fizik olarak halen daha iyi götürüyor. Hasan Ali, herkes tarafından çok eleştirilen, klasik günah keçisi tipinde bir oyuncu. İlk eleştirilen kendisi oluyor en ufak aksaklıkta. Ancak bence yerli sol bek bulmanın zor olduğu şu dönemde çok büyük bir boşluğu dolduruyor. Hücuma çıkmayı seven bir oyuncu. Bu konuda da çok eleştiriliyor ancak geride kalan dönemde o da dört asist yapmış. Sol bekte yedek olarak Özgür Çek ismine rastlıyoruz. Özgür Çek, aslen orta sahanın solunda oynayabilen bir oyuncu. Ancak mecburen sol bek oynatılmışlığı da var birçok maçta. Aykut Hoca nedense fazla forma şansı vermiyor kendisine. Oysa Ankaragücü’nde yaptıkları ortada. Ligde aranan tipte bir oyuncu ama Fenerbahçe’de şans bulamıyor. Bu bölge için bir diğer alternatif de Caner Erkin. Caner de hücumcu bir sol kanat oyuncusu. Mecburen sol bek oynadığı maçlarda savunma olarak fazlaca aksıyor. Hasan Ali’de bir sakatlık ya da ceza söz konusu olmadığı sürece sıkıntı yaşamıyorlar sol kanat savunmasında.

Fenerbahçe defansının göbeği Joseph Yobo ve Bekir İrtegün’e emanet. Yobo’nun oynaması kimseyi şaşırtmıyor ancak sezon başında banko oynaması beklentisiyle alınan Egemen’in yerine Bekir’in oynaması bir süre yadırganmıştı. Ancak Bekir bulduğu şansları çok iyi değerlendirdi ve takımın 11’ine yerleşti. Savunma yapılarında bu iki stoperin hücuma çıkması fazla gözlemleyebileceğimiz bir olay değil. Aykut Hoca sürpriz atak yemek istemiyor ve çakılı bir savunmayla oynama eğiliminde. Ancak duran toplarda tabii ki Yobo-Bekir ikilisini rakip kalede gol ararken ve hatta skor üretirken görebiliyoruz. Savunma yaparken ise rakibi Bekir önde karşılıyor. Yobo ise daha çok toparlayıcı oyuncu rolünde. Şunu net olarak söyleyebiliriz ki Fenerbahçe savunmasında Diego Lugano’nun boşluğu halen daha doldurulabilmiş değil. Aykut Hoca’nın savunmada fazla risk almamasının sebebi de bu zaten. Ceza sahası içinde adam eksiltme kabiliyeti olan bir oyuncu topla oynamaya başladığında savunmanın yer tutma sıkıntısı baş gösteriyor. Dengeyi kolaylıkla kaybedebiliyorlar. Orta sahadan sürpriz koşu yapan oyuncular ise Bekir ve Yobo’yu hepten sıkıntıya sokuyor. Burada en uçta oynaması muhtemel İlhan Parlak’a çok iş düşüyor. Kendi gireceği pozisyonlar elbette olacaktır ancak arkadaşlarına da kolaylıkla alan yaratabilir. Özellikle LuaLua ve Ahmet İlhan’ın ceza sahasına yapacakları koşular onları pozisyona sokacaktır. Ayrıca duran toplarda da sorun yaşıyor Fenerbahçe. Aykut Kocaman, en son oynanan Galatasaray maçında yedikleri iki golün de duran toptan gelmesini bahane olarak göstermişti ancak son haftalarda takımın yediği gollere bakarsak çoğunun duran toptan geldiğini göreceğiz. Galatasaray’ın attığı iki gol, İBB’nin attığı gol, Gençlerbirliği’nin attığı gol, Akhisar’ın attığı gol… Bunların hepsi duran top organizasyonlarından bulundu. Ayrıca Eskişehirspor maçında da golü penaltıdan yediler. Yani tehlikeli bölgede faul yapma konusunda cüretkar davranıyorlar. Ayrıca Fenerbahçe, duran toplarda alan savunması yapan bir takım. Bu durum, teknik ekibin muhakkak değerlendirmesi gereken bir ayrıntı. Savunmadaki son alternatifleri Serdar Kesimal. Onun da bize karşı forma giyeceğini zannetmiyorum. Oynasa iyi olurdu. Maç eksiği var neticede.

Sarı lacivertlilerin en kuvvetli olduğu bölge orta saha. Ancak şanslıyız ki burada önemli eksikleri var. Normal düzende, Aykut Kocaman, ortada Mehmet Topal’ı, onunla birlikte de Raul Meirles ve Cristian Baroni’yi kullanıyor. Cristian, çift yönlü oynuyor görüntüsü verse de takımın hücum aksiyonlarının çoğunluğu onun üzerine kurulu. Onu sık sık yay civarından şut ararken ya da ceza sahasına koşu yaparken görebiliyoruz. Skor olarak üretkenliği de tatmin edici denebilir. Kayseri maçındaki ekstra bir şanssızlık vardı tabii üzerinde. Ancak Mehmet Topal bu hafta sarı kart cezalısı. Raul Meirles de çok yüksek ihtimalle cezalı olacak. Bu bölgede oynaması en muhtemel oyuncular, Mehmet Topal’ın yerine Selçuk Şahin, Merieles’in yerine de Cristian olacaktır. Cristian eğer Meireles’in yerine oynarsa ondan doğacak boşluğu da son dönemde form tutan Sezer Öztürk’le doldurma yoluna gidebilirler. Ya da belki bir sürpriz olur, Cristian kendi yerinde kalır ve Meireles’in yerine de Salih Uçan-Mehmet Topuz ikilisinden biri oynar. Mehmet Topuz’un Sivas maçındaki silik görüntüsü, Salih’i bir adım öne çıkarıyor, ki tecrübesiz oluşuna bakmayın, oyun zekası çok gelişmiş bir oyuncu Salih. Potansiyeline ulaşırsa önemli liglere ihraç edilebilecek bir yetenek. Ayrıca Salih boşta kalan topları kazanma konusunda da şu haliyle bilen ligin en iyilerinden.

Fenerbahçe ileri uçta üç oyuncu kullanıyor. Sağ tarafta Kuyt, solda Caner, merkez forvet olarak da Moussa Sow görev alıyorlar. Kuyt, bu maçta sakatlığı sebebiyle oynayamayacak. Onun yokluğunda Milos Krasic, geçen sezon sağ açık gibi oynayan Mehmet Topuz ya da düşük ihtimal de olsa Miroslav Stoch’u oynatabilirler. Üçü de Kuyt ayarında top oynayacak oyuncular değil. Kuyt, her ne kadar yaşı ilerlemiş olsa da ortaya büyük fark koyan bir oyuncu. Şu ana kadar 26 maçta 11 gol 8 asist üretmiş. Çok önemli bir istatistik bu. Ayrıca Kuyt varken yaptıkları bir şey var. Sol taraftan Caner, Hasan Ali gibi oyuncular Kuyt’ın olduğu bölgeye uzun toplar atarak ani şekilde oyunun yığıldığı kanadı değiştiriyorlar ve pozisyon hazırlıyorlardı. Bunu Moussa Sow’a da yapıyorlar. Hatta sağ kanattan da Caner’e böyle toplar gönderiliyor. Cristian’ın geriden yaptığı sürpriz koşular ve bu ani çapraz toplar, Fenerbahçe’nin en önemli hücum varyasyonları. Kuyt olmayınca bu olay muhakkak aksayacaktır. Zira Sow ve Kuyt, fiziklerini kullanarak bu topları çok iyi toparlayıp pozisyon yaratıyorlar. Krasic ya da Mehmet Topuz gibi oyuncular bunu ne derecede başarabilir, tartışılır. Sow ve Caner ise aynı tehlikeyi yaratmaya devam edecekler. Sow yine fiziğiyle ileride top tutup takımına pozisyon hazırlayacak. Caner ise hem topla etkili olacak hem de yapacağı arka direk koşularıyla gol arayacak. Bunlara karşı mümkün olduğu kadar dirençli olmalıyız.

Fenerbahçe’nin kuvvetli olduğu özellikler şunlar:
1-Volkan Demirel gibi çok önemli bir kalecileri var. Tek başına maç alabilen bir kaleci.
2-Savunmaları fazla kontraatak yemiyor. Bekleri arkalarında çok büyük boşluklar bırakmıyor.
3-Özellikle orta sahada rakibe topla oynayacak geniş alan bırakmıyorlar. Alan daraltarak çok güzel savunma yapıyorlar.
4-Cristian’ın hücum aksiyonları çok önemli. Sow’un açtığı boşluklara demarke halde yapacağı delici koşular önemli. Yaydan ve ceza sahası içinden çok önemli pozisyonlar bulabilir. Orta saha oyuncularımızın da mutlaka ayık olması lazım.
5-Beklerin ters kanata gönderecekleri ani uzun toplara dikkat. Bunlar sektirmeden uzaklaştırmamız lazım. Sekerse özellikle Sow o topları kazanabilir.
6-Kendi sahasında etkili bir takımla oynayacağız. Türkiye’nin en zor deplasmanına çıkıyoruz.
7-Fenerbahçe eski kaotik ortamından kurtulduğu için artık hem takım hem de taraftar sabırla 90. dakikaya kadar bekleyebiliyor. Sakince pas yapacaklar.
8-Rakip, topu ayağında tutabilen bir takım. Oyunun şeklini istedikleri gibi yönlendirebiliyorlar. Çok fazla pas yapıyorlar. Hem topu hem de bizi koşturabilirler.
9-Sezer Öztürk gibi bir alternatif kazandılar. Sezer, özgüveni oturdukça skora da katkı yapan iyi bir yedek haline geldi.
10-Moussa Sow gibi yoktan pozisyon var edebilecek bir golcüleri var.

Fenerbahçe’nin bizim için avantaj yaratabilecek özellikleri de özetle şu şekilde:
1-Volkan Demirel her ne kadar iyi kaleci olsa da yan toplarda zaafı var. Yumrukladığı toplar genelde kısa düşüyor. İkinci topları toplamamız lazım. Ayrıca ceza sahası dışından atılacak şutlarda sorun yaşayabiliyor.
2-Savunma yaparken alan daraltmak için birbirlerine çok yaklaşmaları sebebiyle takım bir anda çok dar bir alanda sıkışıyor ve diğer bölgelerde büyük boşluklar verebiliyor. Gerek savunma arkası, gerekse de kanatlardaki bu boşluklara ani toplar atarak alan yakalayabiliriz. LuaLua bu işi çok da güzel yapabilir.
3-Duran toplarda alan savunması yapıyorlar. Hareketli oyunculara karşı sorun yaşayabilirler. Zaten son dönemde yedikleri gollerin çoğu duran toptan.
4-Mehmet Topal’ın olmaması büyük sorun. Orta sahadaki savunma işini neredeyse tek başına götürebiliyordu.
5-Dirk Kuyt’ı çok arayacaklar. Yerine oynayacak oyuncular, asla onun yaptıklarını yapamayacak.

Zor ama imkansız değil. Galatasaray deplasmanından galibiyet çıkarmış bir takımımız var neticede. Fenerbahçe de zor bir deplasman ama Antalyaspor doğru oyunla onları geçmyi bilmişti. Kolay teslim olmayacağımıza inanıyorum. Kazanırsak şaşırtıcı olmayacak, kaybedersek de karakterli oyun sergilediğimiz sürece sorun olmayacaktır.

Paylaş "Süper Lig 17. Hafta Rakibimizi Tanıyalım – Fenerbahçe"

Sitemiz yorumlara kapatılmıştır.

2 Yorum

  1. 24 Aralık 2012
    ALIN TERİNDİR OMZUNDAKİ YÜK SELAM OLSUN SANA ŞANLI KARABÜK ÇARŞI
  2. Pingback: Mavi Ateş Kadıköy’ü de Yakar / Fenerbahçe:1 Karabükspor:3 | My Blog 13 Ocak 2015 […] gibi yürümedi. Karabükspor, bugün yine doğru bir oyun felsefesiyle sahadaydı. Maçtan önce KırmızıMavi’de yazdığım Fenerbahçe tanıtımında  uzun uzun değindiğim bir konu vardı. Fenerbahçe’nin orta sahada Selçuk-Salih […]