Görsel kaynağı: ajansspor.com
Ligin gol atmada ve yemede usta iki takımından bol gol beklentisi vardı. Kadro dizilişine baktığımız zaman Ankaragücü’nün alıştığımız oyuncuları sahada yoktu.
Belli ki önümüzdeki sezon düşünülmeyen oyuncular kadro dışına itilmişlerdi. Karabükspor ise sol bek dışında klasik kadrosuyla sahadaydı..Seyirciye gelince maçın başlamasına az bir süre kala meydanda yoktular. Ama maç içinde bilhassa Ankaragücü taraftarı stadın neredeyse yarısını doldurmuştu bile. Bizim taraftarımız ise kendilerine ayrılan yerde çok fazla sayıda değildiler ama coşkuluydular.
Maça gelince; ilk tehlikeli atak Ankaragücü’nden geldi. 6. dakikada Gabric ceza alanımıza girerken, Deumi klasiği yaşadık. Darbesi Gabriç’i yere düşürürken bizim de yüreğimizi ağzımıza getirdi. Ama hakem görmezden gelince derin bir oh çektik.
10.dakikada Cernat’ın ceza alanı dışından yolladığı falsolu plase az farkla dışarı çıkınca umutlandık. Dedik ki takım oynamaya başladı. Gerisi gelir diye düşünürken, Ankaragücü sağdan soldan ortalarla Tomiç’i ve defansımızı çalıştırmaya başladı. Ama 18. ve 21.dakikalarda Yasin’in ayağının dışıyla topa vurma sevdası iki golümüze engel oldu. Gol kralı olmuş bir futbolcunun son vuruşlarda ki yetersizliği ve beceri eksikliği gerçekten düşündürücüydü. Bu arada Emenike ne yapıyordu derseniz, ben yaptığı bir şey görmedim. Oyundan çıktığı 43. dakikaya kadar, gayet güzel saklandı, riske girmedi, koşmadı, top kullanmadı. Herhalde sarı kart korkusu onun işlevsiz hale getirmişti. Kendisini sahamızda oynayacağımız zor maçlara sakladığını düşünmek ve ummak istiyorum.
36. ve 39.dakikalarda kalemizdeki gol pozisyonlarında Tomiç’in konsantrasyonu ve toplara mükemmel müdahalesi iki takım taraftarından da alkış alıyordu.
İkinci yarı başladığında ilk dakikalarda topa hakim olmaya, iyi pas yapmaya başladık 54. dakikada Cernat’ın mükemmel plasesinin dışarı gitmesinden hemen sonra yine Tomiç’in Fatih Tekke’nin gol vuruşuna izin vermemesi izlenmeye değerdi. Bu dakikalardan itibaren oyun tek yönlü olmaya başladı. Ankaragücü topla daha fazla oynuyor, bizim takım ise kaptığı topları dan-dunla ileriye gönderiyordu. Tomiç yine her topu alıyor. Ankaragücü kalecisi ise kalesinde üşüyordu.
Maç bu şekilde bitti bitecek derken, 89. dakikada Birol’un serbest atışında İlhan’ın şutu direkten dönüyor, akabinde kazanılan korner atışında Bülent Bal ile topa yükselen Ankaragücülü defans oyuncusu topa eliyle, koluyla müdahale ediyor, hakem penaltı noktasını gösteriyor, ama ne oluyorsa yan hakemin uyarısıyla kararını iptal ediyordu..
İptalin ardından kalemize hızla gelen rakibin topunu Kerim çizgiden çıkarıyor, hakem de bir kaza olmasın diye maçı bitiriyordu.
Sonuç olarak; fiziki mücadelenin ön planda olduğu, kasdi faulün yapılmadığı, Tomiç’in ve hakemin maçın sonucunu belirlediği bir müsabaka izlediğimizi söyleyebiliriz.
1 Yorum