Gaziantepspor karşısında çok ağır bir yenilgi aldık. Maçtan önce umutluyduk. Hatta bu sayfalarda yayınladığımız yazıda mutlaka galibiyet için oynamamız gerektiğini, beraberliğe yatarsak yazık olacağını dile getirmiştik. Hakkını yemeyelim, Tolunay Kafkas da sahaya oldukça ofansif bir takım çıkardı ve ilk yarıda takımımız atak bir oyun sergiledi. Fakat yine hocanın belli ısrarları yüzünden oyun çıkmaza girdi ve ikinci yarıda ev sahibi takım oyunu kopardı.
Gaziantepspor yenilgisi, kuşkusuz taraftarın gözünde bazı şeylerin kesinleşmesine yol açtı. Mesela artık kimsenin sol bekte Uğur Uçar’ı görmek istediğini sanmıyorum. Ya da orta alanda Yiğit-Sow ikilisinden birinin gerekliliğinde herkes hemfikirdir muhtemelen. Ve tabii artık yavaş yavaş Akpala’nın takıma girmesi gerektiği de su götürmez bir gerçek. Golcümüzün sakatlığının geçtiğine dair haberler vardı hafta içi. Umarım ki bu maçta en azından kadroda olur. Zira ne İlhan ne de Gökhan şu halleriyle hücum yükümüzü taşıyabilecek durumda değiller.
Bu hafta rakip Bursaspor. Onların da durumu şimdilik pek iç açıcı değil. Hiç alışık olmadıkları bir yerdeler. Başlarında ligi tanıyan bir teknik direktör ve ellerinde de iyi bir futbolcu kadrosu var. Birkaç hafta içinde toparlanıp tırmanışa geçmeleri büyük bir ihtimal. Bu tarz çıkış arayan takımlara (örnek Gaziantepspor) el vermekte üzerimize olmadığının farkındalığıyla birlikte Bursaspor’un toparlanma sürecinin bizim maçla başlamamasını umuyorum. Bu karşılaşmada Tolunay Hoca’nın önündeki model maç benim görüşüme göre Rizespor’un Bursaspor’u 2-1 yendiği maç olmalı.
Söz konusu maçın istatistiklerine baktığımızda Bursaspor’un topa sahip olma konusunda rakibinin üstünlüğünü kabul ettiğini ve Rize baskısından dolayı çok fazla pas yapamadıklarını (toplam 239 pasta 206 isabet) görüyoruz. Pas sayılarındaki bu düşüşün sebeplerine yazının ilerleyen bölümlerinde değineceğiz. Rize’nin, bu karşılaşmada Bursa kanatlarını çok iyi kilitlediğinin de altını çizmek gerek.
Rakibin kadrosunu incelemeye yine kaleden başlayalım. Bursaspor’un kalesini Serie A’da yıllarca oynamış Fransız kaleci Sebastian Frey koruyor. Frey’in meziyetlerini anlatmaya gerek yok. Arkasında müthiş bir kariyer var. Sezon başında başı fazla kilolarıyla dertteydi ve olmayacak goller yiyordu. Şimdi de tam hazır olmasa bile her maç daha iyiye gittiğini düşünüyorum. Kiloları azaldıkça daha da iyi olacaktır. Yine de o eski Frey yok. Bunu unutmayalım. Frey’in yedekleri Harun Tekin ve Bekir Sevgi. İlk tercih Harun oluyor genelde. Geçen sezonki Kasımpaşa maçında başından talihsiz bir olay geçen Harun, yetenekli bir kaleci ancak Süper Lig’de görev almaya tam olarak hazır hale gelmesi için biraz daha zamana ihtiyacı var. Şimdilik performansı dalgalı.
Sağ bekte geçen sezon yaptığı çıkışla adından söz ettiren Şener Özbayraklı’yı izledik ağırlıklı olarak. Sadece en son oynanan Akhisar maçında Basser formayı geri aldı. Bize karşı da Basser’in oynama ihtimali yüksek. Geçen sezonki formundan uzak olan Şener, sık sık yerini kaybediyor ve savunmada da o alışılmış sertliğini ortaya koyamıyor. Yine de hücuma yaptığı katkı yadsınamaz. Rakip ceza sahasına gönderdiği kavisli toplar her daim tehlike yaratma potansiyeline sahip. Buna karşın Basser de geçen hafta kendisini hazır tuttuğunu gösterdi. Sezon başlarken bir sakatlığı söz konusuydu. Akhisar karşısında gayet hazır göründü. O da hücuma destek vermeyi seven bir oyuncu. Hatta ceza sahasına doğru yönelip ters ayakla attığı şutlar da Bursaspor hücumlarına çeşitlilik katabilir. Bu bölgedeki diğer oyuncular Ozan Tufan ve Hakan Aslantaş. Ozan Tufan son maçlarda pek şans bulamıyor. Genç, yetenekli ancak halen daha beklenen çıkışı yapamamış bir oyuncu. Daum’la ne kadar şans bulabileceği de şüpheli aslında. Hakan ise sezon başında takımdan ayrılma noktasına gelmiş, sonra tekrar idmanlara çıkmaya başlamıştı. Şimdi ne durumda olduğuna dair pek bir fikrim yok.
Rakibin sol bek pozisyonunda dünyaca ünlü, kariyerli bir oyuncu olan Taye Taiwo yer alıyor. Taiwo yıllarca Marsilya ve Milan gibi takımlarda forma giymiş, daha sonra QPR ve Dinamo Kiew’de bir süre oynadıktan sonra Bursaspor’a gelmiş bir oyuncu. Taiwo, Türkiye’ye gelmeden önce yaşadığı bir sakatlık nedeniyle sezon başında bir süre sıkıntı çekti. Hatta bu dönemde ağırlığından ötürü taraftarın da tepkisini aldı ancak o da oynadıkça açılıyor. Halen daha tam olarak fit sayılmaz. Halen daha savunmada ağır kaldığı anlar oluyor. Fakat müthiş bir top tekniği var ve ligin hücuma en iyi destek veren beklerinden biri. Hem rakip kalede gol aradığı pozisyonlarla hem de kullandığı serbest vuruşlarda (rakip kale içine attığı kavisli ortalar) önemli tehlikeler yaratıp farklı bir hücum gücü haline dönüşebiliyor. Bu mevkinin diğer alternatifleri Hakan Aslantaş ve Basser…
Yeşil beyazlıların stoper rotasyonunda üç önemli oyuncu var. Serdar Aziz, İbrahim Öztürk ve Renato Civelli’den oluşan üçlüyü henüz forma bulamamış genç oyuncular yedekliyor. Civelli sezon başından bu yana banko oynuyor. Yanında ilk maçlarda İbrahim Öztürk vardı ancak son haftalarda Serdar Aziz’i görüyoruz. Yıllarca Fransa liginde forma giymiş bir oyuncu olan Civelli, topa sert, savunmayı yöneten, liderlik vasfı olan ancak ağır bir oyuncu. İbrahim Öztürk normalde bu ağırlığın açıklarını kapatabilecek hıza sahip ancak bu sezon henüz alışıldık çizgisini bulamadı. Ben bunu yaşına bağlıyorum. Artık 32 yaşında ve git gide daha zor form tutması anlaşılabilir bir durum. Bu yüzden son maçlarda Serdar Aziz’i izliyoruz. Serdar Aziz, ülkedeki stoper yokluğunda değerli bir savunma oyuncusu. Fakat yine de çok önemli eksikleri var. Pozisyon bilgisi zayıf denebilir. Çabukluk olarak orta karar bir oyuncu. Civelli’yle şu ana kadar çok uyumlu bir görüntü verdiklerini söyleyemeyiz ama İbrahim Öztürk’ten şimdilik daha verimli oynadığı da bir gerçek. Yine de şunu unutmayalım. Ağır oyunculardan kurulu Bursa savunması, arkalarına atılan toplarda büyük zaaflar yaşıyor. Rize maçı buna en güzel örnek. Rize’nin fuleli forvet oyuncusu Kweuke sık sık savunma arkasına sarkmayı başarmıştı bu maçta. Hatta bizim çok yakından tanıdığımız ve normalde süratli bir oyuncu olmayan Florin Cernat bile savunma arkasına sarkıp, arkadaşlarından gelen derin pası değerlendirerek takımı adına bir gol kaydetmişti. Bu anlayış bizim için de anahtar olabilir. Yaşadıkları bir diğer dezavantaj da bu ağır oyuncuların, orta sahadan yeterince destek alamamaları nedeniyle yerlerini terk etmek zorunda kalmaları ve beklerin kademeye girmesiyle birlikte savunmadaki alan paylaşımının bozulmaya çok müsait olması. Bu duruma da bizim maçta sık sık şahit olabiliriz. Yeter ki değerlendirelim…
Christoph Daum, takımı 4-2-3-1 dizilişiyle sahaya sürüyor. Zaten Ertuğrul Sağlam zamanından bu yana bu dizilişi uyguluyorlar. Eskiden çok kuvvetli olan orta sahaları, artık eski etkisini gösteremiyor. Yaptıkları pas sayısının böyle düşük seviyelerde kalmasının bir sebebi de bu hiç şüphesiz. Savunmaya yönelik görev alan ikili daha geçen sezon Belluschi-N’Diaye ve (N’Diaye ayrıldıktan sonra) Belluschi-Edu’dan oluşuyordu. Böylelikle hem savunma için yeterli sertliği sağlayıp, hem de topla oynama konusunda gayet yetkin bir orta sahaya sahip oluyorlardı. Bu sezonun ideal ikilisi ise Belluschi-Şamil Cinaz… Şamil aslında benim beğendiğim bir oyuncu. Sakin, lider karakterli ve fizik seviyesi de iyi. Stoper de oynayabilir üstelik. Ancak Bursaspor ilk 11’inde düzenli oynayacak bir oyuncu olduğuna inanmıyorum. Burada Edu ve N’Diaye’den sonra hiç de yeterli olmadığını söylemek lazım. Üstelik Belluschi’nin birkaç haftadır sakat olduğu ortamda iyice yalnız kaldı. Yanında bazı maçlarda Musa Çağıran, bazılarında ise Murat Yıldırım görev yaptı. Hiçbiri Belluschi’nin yerini dolduramadı. Düşünün, bir anda Belluschi-Edu orta sahasında Şamil-Musa orta sahasına dönmek zorunda kalmışsınız. Elbette standart futbolunuzu oynayamazsınız. Bursaspor da bunun sıkıntısını çok çekti. Bu hafta Şamil cezalı. Yerine savunma görevini yerine getirmek üzere muhtemelen Yasin Pehlivan oynayacaktır. Bir dönem Avusturya milli takımında da forma bulmuş olan Yasin, iyi bir oyuncu ancak Türkiye’de henüz düzenli olarak forma şansı bulamadığı için futbol ritmini kaybetmiş durumda. Kendisinden belli bir standardın üzerine çıkmasını beklememek lazım. Bursaspor’un en büyük şansı Belluschi’nin bu hafta takıma dönüyor oluşu. 90 dakika oynayabilir mi emin değilim. Tabii ne kadar hazır olduğunu bilemiyoruz. Sakatlıktan yeni kurtulduğu için tutuk bir görüntü de verebilir. Yine de Belluschi çok önemli oyuncudur. Ceza sahası civarında topu ayağına aldığı zaman şut ve pas kanallarını kesinlikle kapatmamız gerekir. Kendisi aynı zamanda vatandaşı Batalla’nın da verimini arttıran bir oyun tarzına sahip. Kısaca, Belluschi’ye dikkat…
Forvet arkasındaki üçlüde son haftalarda bir standart yakalandı. Sağ tarafta Colin Kazım, ortada Batalla, solda ise Ferhat Kiraz oynuyor. Galatasaray’dan transfer edilen Kazım, şu an kilo verme evresinde. Önünde boş alan bulduğunda süratini konuşturup etkili olabilen bir oyuncu. Ancak kiloları nedeniyle kıvraklığını kullanamıyor henüz. Kazım’ım oyun içindeki gelgitleri, verimini 90 dakikaya yaymasına engel. Yine de sol bekimizde Uğur oynarsa bizi üzebilir. Burada onunla göğüs göğüse çarpışabilecek bir oyuncuya ihtiyacımız var. Uğur’a değil… Kazım’ın haricinde Daum sağ tarafta Murat Yıldırım’ı kullandı ağırlıklı olarak. Murat normalde bir merkez orta saha oyuncusu. Sağda da zaman zaman görev almış daha önce. Ancak ondan tam bir kanat oyuncusu performansı beklemek doğru olmaz. Bize karşı forma bulursa ceza sahası dışından yapacağı şut denemelerine karşı önlem almak gerekecektir. Bu mevkide Rize maçında Tuncay Şanlı’nın da forma giydiğini belirtelim. Daha önce sağ kanatta görev alan Stanislav Sestak’ın ise Daum’un pek sıcak baktığı bir oyuncu olmaması nedeniyle bu sezon yeterince forma şansı bulamadığını görüyoruz.
Sol tarafta ön plana çıkan en önemli iki oyuncu Ferhat Kiraz ve Tuncay Şanlı. Buranın bir diğer önemli oyuncusu Ozan İpek ise ağır bir sakatlık geçiriyor. Tuncay Şanlı her ne kadar kariyerli bir oyuncu olsa da artık eski Tuncay olmadığı bir gerçek. Fizik gücü eski seviyesinde değil. Eski hırsı da yok. Yine de tecrübesi önemli. Ferhat ise çok teknik bir oyuncu fakat zayıf. Tekniği, sol ayağı ve sürati ona avantaj sağlıyor. Geçen sezon daha formdaydı. Bu sezon henüz yeterince açılamadı. Karşısında oynayacak olan Erdem’in dikkatli olması lazım her halükarda.
Forvet arkası olarak Pablo Batalla var. Şu ana kadar geride kalan altı maçta da 90 dakika sahada kalmış. Mevkisinde ligin en verimli oyuncusu. Çok zeki ve fırsatçı. Belki şu ana kadar geçen senelerdeki etkisini gösteremedi ancak takımın bir bütün halinde kötü olması onu da etkiliyor. Sebastian Pinto ile daha önce gösterdikleri uyum ve oynadıkları ikili oyunlar, yeni hocayla birlikte değişen oyun anlayışına kurban gitmiş gözüküyor. Yine de Batalla yine ceza sahası içinde kendini unutturmasıyla, kısa boyuna rağmen attığı kafa golleriyle ve arkadaşlarına hazırladığı pozisyonlarla rakibin en büyük silahı ve tek alternatifsiz oyuncusu. Ona kesinlikle fırsat vermememiz gerekiyor.
Bursaspor’da son dönemde bir golcü sıkıntısı var. Sezon başında ayrılması gündemde olmasına rağmen takımda kalan Sebastian Pinto, Beşiktaş maçında sonraki Rize ve Akhisar maçlarında oynamadı. Sakat olup olmadığı muallakta. Taraftarın da ona karşı tavrı eskisi kadar sıcak değil. Rize maçında en uçta Colin Kazım görev alırken Akhisar’a karşı genç yıldız adayı Enes Ünal oynadı. Sestak ve Batuhan Altuntaş da burada değerlendirilebilir. Daum’un devre arasın transfer dönemine kadar bu bölge için bir arayış içinde olacağı kesin. Pinto oynarsa ne derece verimli olabilir bilmiyorum ama yetenek bazında ligin en önemli golcülerinden biri olduğu kesin. Şu an tek sorun motivasyonu. Enes Ünal ne kadar yetenekli ve geleceği parlak bir oyuncu olursa olsun yaşı henüz 17. Süper Lig tecrübesi edinene kadar bazı sıkıntıları olacaktır. Fizik olarak da yaşı itibariyle önünde alması gereken bir yol var. Yine de futbol zekası çok gelişmiş bir oyuncu olduğu için zaman zaman rakip savunmaları çaresiz bırakabilen işler yapabiliyor. Sestak da maç ritmini kaybettiği için yeterince verim sağlayamadı şimdiye kadar.
Rakibin artılarını şu şekilde sıralayabiliriz:
1-Ceza sahası önünde çok etkili ve çabuk duvar paslarıyla kendilerine pozisyon yaratabiliyorlar. Genelde rakibi göbekten delme eğiliminde oldukları için bunu sık sık uygulayacaklar.
2- Taiwo ve Basser gibi hücumu çok seven bekleri var. Özellikle Taiwo hem gol arayan hem de arkadaşlarına pozisyon üreten bir oyuncu. Kale içine keseceği serbest vuruşlar çok tehlikeli. Taiwo’nun çıkmasını engellemek için sağ tarafta mutlaka Ahmet İlhan gibi bir tehdit sahada olmalı.
3- Batalla gibi ceza sahasına sızan zeki ve fırsatçı bir oyuncuya sahipler. Kesinlikle 90 dakika boyunca ona karşı uyanık olunmalı.
4- Frey her geçen maç daha iyiye gidiyor.
5- Kazım, sağ çizgide ağır Uğur’a karşı üstünlük sağlayabilir.
Bursaspor’un eksileri ise şu şekilde:
1- Başta Renato Civelli olmak üzere ağır bir savunma hatları var. İbrahim normalde çabuk bir stoper ancak bu sezon form tutamadığı için dağınık.
2- Belluschi’nin sakatlıktan yeni çıkmış olması nedeniyle ne kadar verimli olabileceği şüpheli. İlk 11’de başlamazsa şaşırmamak lazım. Eski verimli orta saha göbeklerinden eser yok. Bu sezon ilk 11’in değişmezi Şamil de cezalı.
4- Stoperlere orta sahadan yeterli destek gelmiyor. Böyle olunca onlar da yerlerini kaybediyor ve bekler kademeye girince alan paylaşımı aksıyor. Onların çabuk duvar pasları bizim için de uygulanabilir bir silah olacaktır. Böyle anlarda tüm savunma çakılıp kalıyor.
5- Rakip takım kornerlerinde adam adama savunma yapıyorlar. Türk futbolunun hastalığı bu adam adama savunmadır. Böylelikle kornerlerden gol yeme riskleri artıyor.
6- Şener Özbayraklı formsuz. Eğer o oynarsa sol kanatta önemli fırsatlar elde edebiliriz.
Sonuç olarak, kazanabileceğimiz bir maç. Ki kazanan da sorunlarını erteler. Bursaspor iyi bir kadroya sahip fakat henüz bekleneni veremediler. Tolunay hoca Uğur ve Furkan gibi oyuncularda ısrarlarına devam etmezse takımımız adına umutlanmamak için bir sebep yok.