Görsel Kaynağı: ajansspor.com

2 haftalık suskunluk ve tatil havasından sonra gelen galibiyet güzel. Emenike’nin irili ufaklı şovları, defansta rakip takımın pozisyonları geliştikten sonraki konsantrasyon, işleyen orta saha… Özellikle ilk golden sonra Yasin Avcı’nın da belirttiği gibi gelen rahatlama da galibiyete büyük etkendi. Emenike, Yasin, İlhan günün iyileri. Deumi ve Muhammet Özdin’in de son müdahaleleri hep yerindeydi.

Yine de sonuna geldiğimiz bu sezon ilk 10 hedefi dışında hedefi kalmayan takımımızda gelecek dönemler için üzerinde düşünülmesi gereken konular var.

İlk olarak bu maçta da rehavet etkileri vardı. Dikkatli izleyenler farketmiştir. İkinci yarıda net pozisyonlar kaçırmamız oyuna iyi odaklanamamaktan kaynaklandı. Emenike’nin defansın hatasıyla kaptığı topta içerideki bomboş İlhan’a pas atmayı akıl edememesinde, Birol’un uzatma dakikalarında yine attığı gole benzer pozisyonda boş arkadaşlarına pas vermek yerine yine şansını denemesinde de konsantrasyon eksikliği sebepti. Maç spikerinin de bahsettiği gibi ligde en az pozisyona girip en fazla gol atan takımlarından biri olmamızın altında en ileriye en doğru pası veren takım olma özelliğimiz yatıyor. Spor yazarı Uğur Meleke “Kuzeyin Barça’sı” adlı köşe yazısında takımımızın rakip sahadaki pas alışverişinden övgüyle bahsetmişti. Bunu son maçlarda biraz kaybetmemizin nedeni rehavet ama bu da belli ölçüde doğal karşılanmalı. Bir gerçek var ki hedef tutturuldu ve ligde kalındı. Bundan sonraki maçlar aslında daha çok futbolcuların kendi kariyerleri için önemli. Rehaveti eleştirmek de çok normal ama oyunculardaki motivasyon kaybı da doğal.

Daha önemli meseleler takımın kendi iç dinamikleri ve gelecekle ilgili. Golü atana kadar oyunun hakimi kabul edelim ki Sivasspor’du. İlk 25 dakika Grosicki’yi kullanmaya çalıştılar, aslında etkili de oldular ama Yasin orayı iyi savundu. Sonra Eneramo’yu devreye sokmaya çalıştılar ki onun kaçırdığı net pozisyonun hemen akabinde “en büyük taktiğimiz” Emenike’ye atılan bir uzun topla golü bulduk. O golün verdiği rahatlıkla da ikinci yarıda oyunu iyi kontrol ettik ve son 25 dakikada da kontraatak futbolu iyi uyguladık. Savaşan bir orta sahamız olmasına rağmen yine de defansımızın önüne çok kolay top geçiriyoruz. Bahsettiğim gibi defans ikilimiz bugün bütün müdahaleleri yerinde yaptı ama eninde sonunda gününde olmadıkları oluyor ve eğer öyle bir günse goller yememiz kaçınılmaz oluyor. Topun ceza sahamıza yakın yerlere kolay düşmesine bir türlü çare bulamadık lig boyunca. Taktiksel olarak sebebini bilemiyorum. Belki ne Hakan Söyler’in ne de Ragued’in tam bir klasik ön libero olmamasından kaynaklanıyor olabilir. İkisi de önemli savaşçı ve orta sahadaki pas alışverişinin de başlangıcı olan oyuncular ama topun arkasına geçtiğimizde alan savunmamızda, pozisyon almamızda zaman zaman sorun yaşadığımız bir gerçek.

Yine spikerin söylediği gibi ligin en az kanat ortası yapan takımıyız. Kerim dışında çizgiyi en üst seviyede etkili kullanan; kanatta dikine gidebilen oyuncumuz yok. Onun eksikliği Cernat ve Emenike’nin eksikliği kadar önemliydi. Girdikten sonra da kanadın ilerisinde çok iyi işler yaparak kendisini ne kadar özlediğimizi hatırlattı. Seriç’in solda Cernat ile uyumu ve ileri çıkışları da etkili ama O’nun Kerim gibi çizginin içine katedebilecek veya son çizgiye kadar inebilecek bir yapısı yok. Kanat akınlarını da önümüzdeki dönemlerde etkili kullanabilmek adına taktiksel gelişim göstermemiz şart. Daha önce de belirttiğim gibi orta alanda da pas alışkanlığımızı sürdürmemiz gerekiyor. Emenike varken O’na uzun top yollamaktan başka planlarımız olmalı. İlhan Parlak’tan da aynısını beklemek yanlış olur mesela. O daha çok araya atılan ceza sahası içi topların oyuncusu.

Seneye gelelim. Evet yıldızımız büyük ihtimalle bizden ayrılıyor. Tıkır tıkır işleyen hücum oyuncusunu kaybetmek bir takım için bir krizdir. Yerini doldururuz veya doldurmayız; tekrar belirtmek gerekirse farklı farklı A,B,C planlarımızın olması gerekir. Yeri gelir oyuncumuza bağlı; yeri gelir maça bağlı taktikler geliştirmek zorundayız. Yeni gelecek oyuncu muhtemelen uzun topların adamı olmayacak. Emenike yeteneklerinde bir oyuncu bulmak çok zor olduğu için alternatifli bir hücum hattı rekabet açısından isabetli olur kanaatindeyim. Her ne kadar beğenmeyen çok olsa da ben Deumi’nin defansın en önemli parçası olduğunu düşünüyorum. Ancak stopere dinamik oyuncu veya oyuncuların alınması da şart. İyi bir Diego, Aydın Karabulut, Bülent Kocabey o arzuladığımız kanat akınlarını geliştirebilirler. Bu da onların kendilerine iyi bakmasına bağlı. Belki bir kanat oyuncusu yeterli olabilir. Ben yine kadromuzu çok büyük ölçüde koruyacağımız düşüncesindeyim. Yine söylemek gerekirse Emenike’nin boşluğunu doldurmak adına en ileri ucu bir şekilde iyi işletecek forvet oyuncuları bulabilirsek ve defans konusunda hem alternatif yaratıp hem de kendimizi geliştirebilsek yine iyi işler yaparız. Ama bugünkü oyun anlayışı gelişip dallandırılmadığı takdirde gelecek sene sıkıntı yaşamamız da çok olası.

Gelecek sezonki kadroda mutlaka iyi analiz edilmiş genç gurbetçi oyuncuları ve alt yapıdan en az bir oyuncuyu görmek isterim. Araştırdığımız gurbetçi oyuncular konusunda sonra hep birlikte istişare ederiz. Şu altyapı meselesi ise canımı en fazla sıkan konu belki de. Ligde bu sene altyapıdan oyuncu oynatmayan tek takım biziz. Geçen seneye göre bir gömlek atlama var orada ama altyapıya en azından çevre illerden iyi gençleri bulmak ve onları yavaş yavaş A takıma monte etmek çok çok önemli.

Bu eksiklere rağmen bu sene takımımızın bize yaşattığı gurur sebebiyle emeği geçen herkesi kutluyorum. Stad, taraftar ve transfer meselelerini ileriye bırakalım.

Paylaş "Alınacak Dersler"

Sitemiz yorumlara kapatılmıştır.

1 Yorum

  1. 24 Nisan 2011
    Gurbetçi futbolcu ve altyapı konusunu belirttiğin gibi geniş bir şekilde değerlendirme yapmalıyız. Kendini göstermek isteyen futbolculara ihtiyacı var bu takımın, üstelik bu futbolcular da genç olmalı.