Yasin Avcı

 

Bir futbolcu için moralin ne kadar önemli olduğunun en açık örneği Yasin. Üstelik o bir Gol Avcısı.

İki sezon önce Altay’dan transfer edildiğinde kapalı kutu olarak görüş belirtiliyordu onunla ilgili olarak. Altaylılar’a göre de onların bir üst lige yükselememelerindeki birkaç sorumludan biriydi.

Bank Asya 1. Lig’de oynadığımız sezon ilk golünü Giresunspor’a atmıştı. Sezonun ikinci maçıydı ve Yücel Hoca onu 60. dakikada maçı kazanmak için Hassan Wasswa’nın yerine oyuna sokmuştu. 65. dakikada da gol kralı ve avcısı olacağı bir sezona giriş yapmıştı. Emenike’nin Giresunspor maçında sakatlanmasının ardından sahaya 31 maçta ilk on birde çıkmaya başladı. Golleri atmaya başlayınca ve sakatlanma gibi bir problem yaşamayınca takımın as oyuncularından biri oldu. Attıkça kendine güveni geldi, bize güven verdi. Özgüveni yerleşince son vuruşlarındaki ustalığını da gördük. Öyle ki  Karabükspor’da son 5-6 yıldır gördüğüm, aşırtmayla gol atan ilk futbolcu Yasin Avcı’ydı. Sadece aşırtma olsa iyi; gelen yan topa istediği şekilde hükmedebiliyor, altıpasta önüne gelen topu aduketle kaleye gönderebiliyor, sağ açık olmasına rağmen sol açığa çıkıp topu aldığında ceza sahası çizgisi üzerinde köşeyi görüyordu. Yani istediği zaman istediği vuruşu yapıyordu. Sona yaklaştıkça tüm bunları daha rahat yapmaya başladı. Sahaya çıktığı anda morali atacağı gollere işaretti, adam yorulmuyordu. Takıma transfer edilirken amaçlanan bölgesinin dışına bir anda çıkıverdi. Hissettire hissettire bize gol avcısı olduğunu gösterdi.

 

Peki bu sezon ne oldu? Bunun mutlaka bir nedeni vardır Yücel Hoca’da. İlk haftalarda onu 65-70. dakikalardan sonra gördük. Daha sonra kayboldu. 18’de bile yoktu. Yedek kaldığı anlarda gol kralı egosunu takınmadı, kenarda bekledi. Ankara 19 Mayıs Stadı’nda bir Gençlerbirliği maçı vardı ki insanları şaşkınlığa uğratan maçlardan biriydi. O maç oyuna sağ bekte başlayan Coelho’nun yerine 45. dakikada oyuna dahil olmuştu, yine sağ bek olarak. Tribünde herkeste bir acaba vardı, haklıydılar çünkü. Bir önceki sezonun gol kralı sağ bekte görev alıyordu. Pek sırıtmamıştı o maçta, elinden geleni yaptı. Sonraki maçlardan bazılarında da aynı durum tekrarlandı. Kerim’in sakatlığında Yücel Hoca o bölgeyi, yapılan röportajlarda şans geldiğinde sürekli oynamak istediğini belirten Yasin Avcı’ya bırakmıştı.

Evet, Yasin’in hangi röportajını okusam, dinlesem tek bir şey söylüyordu, hoca şans verdiğinde oynamak. Bazı oyuncular vardır taraftar gücüyle oynar, bazıları vardır sahada bir robottur hiçbir şeyden etkilenmez, bazıları vardır sadece dış saha maçlarında motive olur… Bazıları da Yasin Avcı gibidir, oynadıkça oynar, açılır.

Sahamızda Gaziantepspor’u 3-2 yendiğimiz Spor Toto Süper Lig 27. Hafta Karşılaşması’na gelelim. Yani Gol Avcısı’nın golle buluştuğu haftaya. “Yeter artık Yasin bir gol at” diye söylendiğimiz deyişleri unutmaya başladığımız bir maçtı. Angelov’du sanırım, onun sağ çapraza önüne çıkardığı topa Gol Avısı’nın gelişine yaptığı müthiş vuruş… Ay carmela. Gol Avcısı geç de olsa geri dönmüştü. O ana ait hatırladığım tek şey “oldu be, oldu be” diye bağırmamdı.

Siz bu takıma geldiğinizde alternatifsiniz. Bir maç çıkıyorsunuz gol atıyorsunuz. Sonraki maçınızda iki müthiş gol, sonraki maçlarda da goller. Birden teknik direktörün oyun planının içerisinde yer alıyorsunuz. Hiç olmadık bir şekilde ortaya çıktığınız, fazladan 17 gol attığınız için takımınıza en büyük katkıyı sağlayarak onu şampiyon yapıyorsunuz. Sonraki sezon tekrar alternatif duruma düşüyorsunuz, hiç oynamadığınız bir bölgede şans buluyorsunuz, daha sonra sizin normalde oynadığınız bölgeye alınıyorsunuz… Hala ayaktasınız.

Yasin Avcı’nın sözleşmesi bitti ve Yücel İldiz’in gelecek sezon planlarında bulunmadığı için sözleşmesi yenilenmedi. İşin duygusal yönü mü ağır basıyor bilmiyorum ama sözleşmesi yenilenmeliydi, birinci planda olmasa bile ikinci planda özveriyle oynayan bir Yasin Avcı’ya her zaman ihtiyaç vardır. Kulüp bulmakta hiç zorlanmayacağını düşünüyorum. Gol Avcısı‘nın yolu açık olsun.

********

Yasin Avcı ile ilgili kirmizimavi.org yazarlarından Sinan Işık‘ın geçen aylarda yazmış olduğu yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Paylaş "#3 Sezon sonu değerlendirmesi: Yasin Avcı"

Sitemiz yorumlara kapatılmıştır.

2 Yorum

  1. 03 Haziran 2011
    Yasin Altay’da da çoğu zaman sağbek oynuyordu.O bölgeye çok da yabancı sayılmazdı..Orada taraftar tarafından pek tutulmuyordu..Bunda yüzünün eskimesi ve mali konularda sorun çıkarmış olması da etken olabilir.. Bize gelince değişim yaşadı.Bank Asya’da başarılı oldu.Kariyerinde ki en önemli başarıyı yakalayarak kral oldu..Bu yıl ise ilk maçlarda fazla şans verilmedi..Verilen şansları da çok iyi kullanamadı..Yeterli performansı gösterememesine rağmen ilk 11’de ısrarla sahaya sürüldü..Bilinç altında ki gol atma isteği,bireysel oyuna dönünce takım oyununa katkı yapmaktan uzak kaldı. Sanırım bu oyun tarzı onun takımdan bırakılmasına yol açtı.Ben kalması gerektiğini düşünenlerden değilim.Yolu açık olsun.Umarım gideceği takımda başarılı olur.
  2. 03 Haziran 2011
    Yasin ne yazık ki Türk futbolcularındaki tipik zaaf olan duygusallıktan muzdarip bir oyuncu. Eğer sezon başında bir gol bulabilmiş olsa bu sezon en azından 10 gol barajını geçebilirdi diye düşünüyorum. İyi niyetinden şüphe etmek imkansız ama demoralize olduğunda kendine de takıma da zarar verebiliyor. Son vuruşları bilinçli yapan futbolculardan. Bu, azımsanmayacak bir özellik. Transfer için Mersin İdman Yurdu’na gideceği söyleniyor. Ne olursa olsun, gittiği takımda düzenli oynama fırsatı bulmalı. Oynadıkça açılan yapısı gereği bir hafta görev verilip üç hafta yedek tutulursa bir fayda sağlamaz.