Üç gün arayla çıkmak durumunda kaldığımız iki zor maçtan sonuncusu Trabzonspor’a karşı… Karabükspor’un, Galatasaray’a karşı alnının akıyla çıktığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle Yücel İldiz’in Gençlerbirliği maçında yaptığı yanlıştan dönme erdemini göstermesi bizler için çok önemli. Karabükspor’un bir oyun karakteri var ve bu oyun karakterini her rakibe kabul ettirecek gücü de var.
Trabzonspor’u artık neredeyse ezberledik diyebiliriz. Geçen sezon yaptıkları, onca kayıplarına rağmen bu sezon boşlukları nasıl doldurdukları ortada. Artısıyla eksisiyle değerlendirmeye çalışacağız yine de. Peşinen belirtmemiz gereken bir şey var. Rakip bu maça normalden daha çok asılacaktır. Ligde üç maçta aldıkları iki beraberlik ve bir yenilgi, onları bize karşı daha çok bileyleyen bir etken. Karabükspor’a düşsen şeyse, rakibin karakteristik özelliği olan stres kaldıramama, sinirlerin çabuk bozulması gibi unsurları kullanmak. Avni Aker Stadyumu’ndan puanla dönmek mümkün…
Kalelerinde Tolga Zengin yer alacak. Onur Kıvrak’ın sakatlık döneminde, kimsenin kendisine güvenmediği bir ortamda tedirginlik içerisinde devralmıştı kaleyi. Ancak herkese gösterdi ki, 27 yaşından sonra gerçek bir kaleci olmuş. Gerek performansı, gerekse de saha içindeki liderlik vasıflarıyla çok büyük bir koz. Tolga’dan dolayı yaşayacağımız muhtemel sıkıntıyı, savunma hatlarının henüz tam oturmamış olmasıyla telafi edebiliriz. Şu an halen daha belli bir savunma dörtlüsü oturtabilmiş değiller. Sağ bek olarak Celutska mı Serkan mı? Stoperde Giray’ın yanında Glowacki mi Mustafa Yumlu mu? Bu tarz sorularla boğuşuyorlar halen daha. Giray Glowacki ikilisi çok ağır. Shelton Galatasaray maçında olduğu gibi burada da devreye girebilir. Üstelik Trabzon’da daha çok boş alan bulacaktır. Eğer Mustafa Yumlu oynarsa onun da tecrübesiz ve dengesiz olduğunu söyleyelim. Giray’a dikkat. Türkiye liginin kasaplarındandır. Geçen sezon Emenike’ye yaptıklarını hatırlayın…
Orta sahada Şenol Güneş’in yavaş yavaş sıkıntılar yaşamaya başlayacağını tahmin ediyorum. İdeal orta saha düzenlerinde Colman ve Zokora’yı yanyana oynatıyor Şenol Hoca. Ve yaklaşık 1,5 aydır bu ikili yoğun bir tempoda maçlara çıkıyor. Bu yoğunluğun dışında üst üste çıkılan lig maçlarını da düşünürsek, ufak ufak aksamaya başlayacaklarını ve 90 dakikayı çıkaramayacak hale geleceklerini öngörebiliriz. Özellikle Colman, çabuk yorulan ve yorulduğunda fahiş hatalar yapabilen bir oyuncu. Yedekleri ise Aykut Akgün ve Sezer Badur. İkisi de Colman ve Zokora’nın yanından bile geçemez. Ve bir ayrıntı daha… Orta sahada bu oyunculara baskı uygulamamız halinde Zokora top almak için savunmaya fazlaca yaklaşacak ve hücum hattıyla aralarında devasa bir boşluk oluşacaktır. Özellikle ilk Benfica maçında bu durumu gözlemlemiştik. Bu ikilinin yanında Sapara’yı ya da Serkan Balcı’yı izleyebiliriz. Sapara Karabükspor için sıkıntı doğar. Ancak Serkan oynarsa top yapmaları zorlaşır.
Ortadaki üçlünün önüne Adrian, Burak Yılmaz ve Halil Altıntop oynayabilir. Halil oynamazsa Paolo Henrique oynar. Samsun maçında kadroya alınmamıştı Henrique. Eğer Şenol Güneş’le arasında bir sorun yoksa Karabükspor’a karşı oynatılması çok muhtemel bir oyuncu. Tabii orta sahayı sağdan sola Serkan, Colman, Zokora, Adrian dizilişiyle de görebiliriz. İleride de çift forvet oynarlar o zaman. Şenol Hoca düzeni sık sık değiştiriyor. Maçtaki gidişata göre hareket ediyor. Volkan Şen ve Alanzinho’nun da ciddi şekilde forma şansı olduğunu belirtelim. Bu oyuncular oynarsa bizim için iyi olur. Özellikle Alanzinho, bizim mücadeleci orta sahamız arasında kaybolacaktır. Zaten bu sezon çok da iyi oynamıyor.
Trabzonspor, hücum anlamında çok zengi bir takım. Burak Yılmaz bir kere özellikle dikkat edilmesi gereken bir oyuncu. Her pozisyondan gol çıkarabiliyor. Takımı sahipleniyor oluşu da onlar için avantaj. Halil Altıntop yavaş yavaş ritmini bulmaya başladı. Patlama yapması bekleniyor artık. Ancak sindirmek mümkün. Maçın başında iyi kitlersek, çabuk demoralize olup maç boyunca kayıpları oynayacaktır. Yapısı böyle. Adrian da inanılmaz teknik bir oyuncu. Ancak onun da sertliğe gelir yanı yok. Faulsüz ama sert bir oyunla onu da etkisiz hale getirmek mümkün.
Galatasaray maçındaki sabırla pas yapan anlayış, bu maçta da iş yapacaktır diye tahmin ediorum. Dar alanda kuracağımız üçgenler ve ayağa kısa paslarla topa sahip olmamız, hem sabırsız Trabzonspor taraftarını çileden çıkaracak, hem de o taraftardan dolayı gerilen rakip takım futbolcularını telaşlandıracaktır.
Bir diğer avantaj da rakibin bu sezon son dakika sendromuna yakalanmış olması. Üç maçta da son dakikalarda yedikleri gollerle puann kaybettiler. Biz neden yapmayalım?
Karadeniz kulüpleri birlik ve beraberlik içinde kendileri çalıp kendileri oynarlarken, biz Karabükspor olarak yolumuza bakıp, doğru bildiğimiz futbolu oynayarak aradan sıyrılacağız diye düşünüyorum. Bu maç da o aradan sıyrılma maçlarından biri olabilir.
