
Dün (30.09.2011) BirGün Gazetesi’ndeki Tribün Yazıları adlı köşede Kırmızımavi.org’un yazdığı yazı yayımlandı. Bu yazıda Karabük’teki toplumsal yaşam ve futbol, Karabükspor taraftarlarının takımları hakkındaki genel düşünceleri, taraftarlar olarak sıkıntılarımız ve dileklerimizi belirttik.
İşte 30 Eylül 2011 tarihli yazımız;

Küçük bir yerdir Karabük. Küçük bir memleketin çocuğu olunca dünyanın geri kalanını hayal bile edemez insan. Küçük yerlerde yaşayan herkes birbirini tanır tanımak zorundadır. Dert herkesin derdidir, sevinç herkesin sevinci. Memleketin yarısı akrabadır yarısı da komşu. Hal böyle olunca memleketten birinin başarısı herkesin başarısı, birinin üzüntüsü herkesin üzüntüsü sayılır. Bu kadar samimidir küçük yerin insanı. Karabükspor bizim için ilk izlenen maçtır, başka takımları kendi memleketimizde görme fırsatıdır. Maddi olanaksızlıklara rağmen direnmeye devam eden bir takımın 12.,13.,14.,15., 16,. …, oyuncusu olmaktır.
Ancak başarı için, sadece futbolcuların sahada en iyi performansla mücadele etmeleri yetmiyor. Dünyada patlak veren bir demir-çelik krizi; fabrikanın üretimini satamamasına, işçilerine para ödeyememesine, işçilerin de doğal olarak takıma katkı sağlayamamasına neden olabiliyor. Bu olumsuz şartlar takımı ve biz taraftarları yakından etkiliyor. Karabükspor’un tarihinde zaman zaman gözle görülür düşüşler gerçekleşti. Bu düşüş dönemlerini incelediğinizde dünyadaki ekonomik krizlerin Kardemir’e ve Karabükspor’a yaptığı olumsuz etkileri görebilirsiniz.
Nasıl ki Karabük, Ankara, Konya, Adana gibi demiryolu bulunan şehirlerde renkleri mavi-lacivert olan bir “Demirspor” varsa; bir dönem Türkiye Demir-Çelik İşletmeleri’ne bağlı olan demir-çelik fabrikalarının bulunduğu Karabük, İskenderun, Ereğli ve Divriği gibi şehirlerde de renkleri kırmızı-mavi ya da kırmızı-lacivert olan demir-çelik kulüpleri vardı. Bu fabrikaların özelleştirilmesi ile gelen spor branşlarına kaynak aktaramamak genel olarak demir-çelik kulüplerinde düşüşe neden oldu, Karabükspor dışında. Bu bakımdan diğer şehir takımlarından oldukça farklı bir taraftar yapısı vardır Karabük’te. 1937 yılında Demir-Çelik Fabrikaları’nın kurulduğu alan 13 hanelik bir köydü. Sonraki yıllarda fabrikanın da etkisiyle bu alan göç aldı. İnsanlar çevre illerden hatta Trabzon ve Hatay gibi uzak şehirlerden gelip fabrikada çalışmaya başladılar. Haliyle başka memleketlerden göçle gelen işçilerin çocukları bir şehrin kuruluşuna tanıklık ettiler. Bu yüzden taraftar profili oldukça renklidir. Yani sadece memleketi Karabük olanlar değil şehri kuranların çocukları da Karabüksporlu’dur.
Karabükspor’u demir-çelik kulüplerinden farklı kılan en büyük özelliği alt liglere uzun yıllar gömülmemesidir. Bunun nedeni ise Gençlik Spor ve Demir Çelik Spor’un, 1969 yılında Demir Çelik Karabükspor olarak birleştirilmesi ve bu zamana kadar fabrika yöneticileri ile sendika bünyesinde olmasıdır. Bu avantaj var olan bir krizin takıma en asgari şekilde yansıtılmasına neden olmuştur. Fakat fabrika ve sendika kaynaklı başkanlar yöneticilik açısından uzman olsalar da zaman zaman sendikal çekişmelerin yaşanması ve takıma yansıması kaçınılmaz olmuştur. Bu durum özellikle büyüklerimizin takıma küsmesine yol açmıştır. Ne yazık ki Karabük’te yıllardır maça gitmeyen insanlar var.
Türkiye’deki tribün kültürünün kendine has, maç öncesi dayatmalarını ve zoraki gelenekselleştirmelerini de eklersek, takıma zarar verebilecek davranışlar sergileyen taraftarlara sahip olmaya başladığımızı söylemek yersiz olmaz. Örneğin geçtiğimiz sezonun ilk birkaç maçında yönetim, taraftara deplasman için otobüs sağlamıştı. Fakat bazı taraftarlar maça giderken olaylara karıştı. Bu tatsızlık hem takımına her koşulda sahip çıkan taraftarı hem de kulübü olumsuz etkiledi. Bugün kulüp taraftara ulaşım imkânı sağlama konusuna hiçbir şekilde yanaşmıyor. Biz bu tepkiyi son derece yerinde buluyoruz.
Stadyum yenileme çalışmalarına gelince. Yaklaşık bir buçuk yıldır süren stadyum yenileme çalışmalardan sıkıntı duyuyoruz. İnşaat söylendiği zamanda bitmedi ve hem şu anki yönetim hem de geçmiş yönetim bu konuda taraftara yeterli açıklamada bulunmadı. Kendi takımımızı kendi stadyumumuzda desteklemek istiyoruz ve bu sürecin yılan hikayesine dönmesi bizi rahatsız ediyor.
Kirmizimavi.org olarak, Kardemir Karabükspor taraftarına farklı bakış açıları sunmak için yola çıktık. Bu amaç doğrultusunda kendimizi güncel ve tarafsız tutmaya çalışıyoruz. Biz istiyoruz ki taraftarımız; futbolun 1930’ların sonunda Demir-Çelik Fabrikası yapımında çalışan İngiliz mühendis Mr. Lain’in, antrenörlüğünü yaptığı takım ile başladığını bilsin, bu geleneğe sahip çıksın. 15 Mayıs 1994’te son dakika golü ile dramatik bir şekilde yaşadığımız küme düşüşleri sürekli hatırlansın ve tekrarlanmasın. Biz Türkiye’de taraftar sayısının, gidilen maç ya da kırılan koltuklarla ölçmesine karşıyız.
Bizler, küçük memleketimizden büyük başarılar çıkaran Karabükspor’u her koşulda seviyoruz ve bu sevgiyi geleceğe bilinçli bir şekilde taşımak istiyoruz.