
Yine yollardayım. Bu sefer yalnızım. Antalya yolu da trafik açısından rahat. Mardan Stadı levhalarını takip ederek gidiyorum. Birileri demişti ki: “Sen otellerin olduğu yerden gidiyorsun orası uzak. Yolda biraz yavaş git. Yollardan birinde dönüş levhası var. Oradan gidersen fazla oyalanmazsın.” Dediği çıktı. Bir köy yolu. Fena sayılmaz, asfalt.
Önümde bir 4×4 var. O da belli ki benim gibi yol bilmezin teki. Biraz gittikten sonra yine Mardan Stadı diye yazan bir levha. Asker yolu kapatmış. Stad az ileride görünüyor. Niye kapattınız diyorum. Stadı göstererek oraya başka yol var mı ? diye soruyorum. Asker: “Ben bilmem. Komutanım yolu kesin dedi. Biz de kestik” diyor. Önümdeki arabayla yeniden yola koyuluyoruz. 8-10 km. gittikten sonra yine bir levha. Başında da yine jandarmalar nöbet tutuyor. Askerler ne düşündüğümüzü anlamış olacaklar ki biz sormadan: “Buradan devam edin” diyorlar. Geldiğimiz yolun paralelinden geri dönerek stada ulaşıyoruz. Güvenlik önlemleri üst seviyede.
Stadın önünde Karabük’ten gelen basın mensuplarını görüyorum. Önceleri beni tanımıyorlar. Çünkü hep uzun saçlı görmeye alışmışlar. Karşılarında kel kafalı bir adam. Ama birden anımsıyorlar. Kameralar karşımda takım ile ilgili sorular soruyorlar. Bilinen görüşlerimi aktarıyorum. Diğer bir basın mensubu poşet içindeki formamı fark ediyor. Diyor ki: “Siz her zaman bu formayı giyersiniz. Bugün niye poşette?” Bu soruya da: “Ben hep bu formayla gezerdim. Ancak artık giyemiyorum. Bana değil ama formaya tepki gösteriliyor. Bu da benim zoruma gidiyor. Kaldı ki tepki gösterenler Bank Asya’da şampiyon olduğumuzda beni topluca alkışlayarak kutlamışlardı” diyorum. Nerede nereye gelmişiz. Tam yanlarından ayrılacakken efsane valimiz Can Direkçi yanımıza geliyor. Her zamanki sevimli haliyle bizleri yanaklarımızdan öpüyor. Hatırımızı soruyor.
Kale arkasında misafir tribününe gidiyorum. Karabükspor forması giymiş 5-6 kişi var. Çoğu tanıdık. Erol Başkan benim boynuma hemen bir Mavi Ateş atkısı takıyor. Beklemelerinin nedeni Karabük’ten gelen otobüsler. Onları karşılayacaklar. Biletleri almışlar. Gelince dağıtacaklar. Ben içeri aslan kafesine giriyorum. İçeride benden başkası yok. Bu arada kafese girerken bir şey dikkatimden kaçmıyor. Kafesin önüne seyyar tuvaletler yerleştirmişler. Büyük gelişme. Biraz sonra da Antalya’da yaşayan Karabüklüler yavaş yavaş gelmeye başlıyorlar; kadın-erkek, çoluk-çocuk. Ne güzel böyle bir görüntüyü özlemişim. Geçen sezonki maçta bayan olarak tek başına kızım vardı. Zaten topu topu on bir kişiydik.
Maçın başlamasına kısa bir süre kala Karabük’ten beklenen misafirler yerlerini alıyorlar. Hepsi coşkulu.
Maça gelince ilk dakikalarda iki takımda birbirini deniyor. Ama topla oynamada ev sahibi takım daha bir becerikli gibi. Biz ise yine üç pası peş peşe yapamıyoruz.
13.dakikada Tita iyi vurdu. Orkun başarılıydı.
26. dakikada rakip takımın serbest atışında gole önce Orkun sonra direk izin vermedi. Topu zorlukla kornere attık.
31.dakikada Shelton ceza alanı köşesinde düşürüldü. Kazanılan serbest atıştan Cernat yararlanamadı.
37. dakikada Ali Zitouni ceza alanına girmeden Nikolic tarafından düşürüldü. Hakem kararsız kaldı. Yardımcı hakemin çizgiye koşmasıyla inanmadığı penaltıyı çaldı. Nikolic’te kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Yaratılan penaltıyı kullanan Tita takımının ilk golünü attı: 1 – 0
41. dakikada Stoper eksiğini gidermek için Muhammet oyuna alındı. Cernat homurtularımız arasında dışarıdaydı. Bu bence yanlış tercihti. İleri uçtan varlığı belli olmayan M.Batdal çıkarılabilir. Shelton ileri ucun ortasına, sol tarafa ise orta sahada top kaybından başka işe yaramayan Erkan Taşkıran monte edilebilirdi. Bu yapılmadı. Topu ileriye taşıyabilecek yegane adam kenara alındı.
45.dakikada Emrah, Uğur’a iyi bir pas attı. Uğur’un vuruşu üstten dışarı çıktı.
53. dakikada Shelton sert vurdu. Kaleci Ömer topu kornere attı. Kornerden gelen topa Raqued müsait durumda kötü kafa vurdu. Dışarı attı.
57 dakikada Doğa topu ceza alanı dışında ki Uğur İnceman’a verdi. O da göstere göstere takımının 2.golünü attı: 2 – 0
70. dakikada gole çok yaklaştık. Ahmet Cebe’nin şutunu Ali Turan çizgiden çıkardı.
86. dakika da yine gole çok yaklaştık. Erkan’ın ceza alanına gönderdiği topa Ragued dokundu ama olmayınca olmuyor. Alt köşeden çıkardılar. Kaleci ve defans bu atakta başarılıydı.
90+3 ‘de Bilal Kısa kaleyi karşıdan gördü. Düzgün bir vuruşla golümüzü attı. 2 – 1
Maç bu skorla sona erdi.
Sonuç olarak: İyi futbol yine yoktu. Oyunun teknik heyet tarafından iyi okunabildiğini ve 41 dakikada yapılan değişikliğin akılcı olduğunu düşünmüyorum. Son söz hakeme. Yakasında FİFA kokartı taşıyan ve bunu hak etmeyen garip bir adam. Yine yaptı yapacağını.