
Karşılaşmanın hakemi Hüseyin Göçek’in 20 Kasım 2010’da Karabükspor’a karşı verdiği yanlış karar bugün tekrarlanmasaydı eminim ki farklı şeyleri yazıyor olacaktım. Evet, Spor Toto Süper Lig’in 13. haftasında MP Antalyaspor’a 2-1 kaybettik, tamamen maç içerisinde gerçekleşen zincirleme kararlarla.
Geçtiğimiz sezon oynadığımız Sivasspor maçını 5-1 kaybetmiştik ve o sezon aldığımız en ağır yenilgi o olmuştu. O maçta da verilen yanlış karar 4 farklı skor ortaya çıkarmıştı. Bugün de aynısından bir tane gördük. Kırmızı kart doğruydu fakat ceza sahası dışında gerçekleşen bu pozisyonu ceza sahası içine taşıyıp penaltı olarak karar vermek ayrı bir marifet olsa gerek. Sonuçta 2-1’lik mağlubiyet ortaya çıktı, ağır bir sonuç olarak görülmeyebilir fakat kıvılcımın başlangıcının hakemden gelmesi bence bu maçın ağır bir mağlubiyet olarak tarafımıza yazılmasını gerektiriyor.
Şu an TV’de yorumcular Karabükspor’un kendi sahasında ve deplasmanda farkı futbol oynadığını söylüyorlar. Acaba onlar görmüşler mi bizim gibi orta ölçekli takımların deplasmanda ve kendi sahasında benzer futbolu oynadıklarını? Bülent Korkmaz geçtiğimiz hafta oynadığımız Bursaspor maçında doğru hamleleri yaptı, bu maç da aynı hamlelerle sahadan galip ayrılabilirdik. Sağda Hamza’nın daha defansif özelliği, bindirmelere çıkmayan Seric ve Nikolic – Deumi uyumu bizim asıl amacımız olan “gol yememek” davranışını kazanmamızı sağlardı. Böylelikle de geliştireceğimiz ataklarla golü bulmamız bize maçı getirebilirdi. Tabi bir engelle. Hakem Hüseyin Göçek, futbolun en temel kuralından biri olan “çizgiyi görmek” kavramından mahrum olan kişi.
Takım olarak zaten her dakika hücuma çıkmamız gerekmiyordu. Bu Yücel İldiz döneminde Bank Asya 1. Lig ve Süper Lig’deki ilk sezonumuzda son derece popüler bir kavram olan “total futbol” ve “pozitif futbol” kavramlarına aykırı tabi ki fakat takımın kadro yapısı şu an için bunu gerektiriyor. Maç içerisinde de oyuncularımız rakibi kontrol etti, fırsat buldukları anda sistemli bir şekilde ileri çıktı. Ta ki 37. dakikaya kadar. İmza: Hüseyin Göçek.
Maç 2-0’a geldiğinde takımın morali bozulacakken daha da oturaklı bir görüntü sergiledi. Özellikle 2. yarıda Shelton’ın kanattan geliştirdiği ataklar bir bakıma Bülent Hoca’nın oyun kurgusunun bir ürünü. Önce savun, gol yeme, sonra atak yaparsın, zaten bir şekilde atak yapılır. Bu durum yukarıda yazdığım gerekçelerle örtüşen bir görüntü sergiliyor. Eldeki bu, devre arasına kadar bu şekilde gideceğiz.
Öyle bir maç ki hakem çizgiyi göremez, penaltı olur. Rakip penaltıyı gole çevirir. Takımın yaratıcılık bakımından en iyi oyuncusu (ki bu adam takım kaptanı) mecburen oyundan çıkarılır. Yerine savunma oyuncusu girer. Takım yaratıcılıktan uzak kalır. İleri uçtaki oyuncular top alamaz. Sadece bu yüzden en uçta oynayan ve gole en yakın olan Mehmet Batdal oyundan alınır. Yerine hem defansif, hem de hücum gücü olan oyuncu girer, pozisyonlar biter. Bir saçma kararın ardından. İmza: Hüseyin Göçek.
Haftaya oynayacağımız Gaziantepspor maçını kazanmamız gerekiyor. Malum, bu sezon aldığımız puanların büyük bölümünü Galatasaray, İBB ve Bursaspor gibi rakiplerimiz olmayan takımlardan aldık. Antalyaspor bizim rakibimizdi, puan alamadık. Gaziantepspor maçını hiçbir şekilde puansız geçirmememiz gerekiyor.
2 Yorum