Kabus gibi bir ilk yarıyı geride bıraktık. Son yıllarda aldığımız birbirinden iyi sonuçlar ve elde ettiğimiz başarıların ardından böylesi sönük ve edilgen bir Karabükspor, hepimiz için alışılmadık bir görüntüydü ve bizlere hayal kırıklığı yaşattı.
Yine de henüz hiçbir şey bitmiş değil. Birçok şey için geç kaldık. Çok büyük hatalara şahit olduk ancak durumu düzeltmek için halen daha şansımız var. İkinci yarıdaki dokuz karşılaşmayı evimizde oynuyoruz. Karabük’te ağırlayacağımız rakiplerimiz, Gençlerbirliği, Trabzonspor, Manisaspor, Samsunspor, Fenerbahçe, Ankaragücü, Antalyaspor, Kayserispor ve Beşiktaş olacak. Büyüklerle evimizde oynayacak olmamız bir avantaj da olabilir, dezavantaj da olabilir. Ancak ben deplasmanda genel olarak bir başarısızlığımız olduğu için büyük takımlarla dışarıda oynamayı tercih ederdim. Neticede Ankaragücü’ne bile yenildik deplasmanda. Bari evimizde dişimize göre rakipler gelseydi. Yine de bu maçlardan 15-18 puan çıkarmamız şart. Sivasspor, Galatasaray, Orduspor, İBB, Eskişehirspor, Bursaspor, Gaziantepspor ve MİY deplasmanlarından da bizi kurtaracak puanları almamız gerekli. Özellikle Sivas, Ordu, İBB, Bursa, Gaziantep ve Mersin’den mutlaka puan çıkarmamız gerekiyor. 2-3 tanesinde de kazanabilirsek zaten hiçbir sorun kalmıyor ortada. İkinci yarıda beş maçlık seriden çıkaracağımız bir 10 puan bizi çok farklı yerlere getirecektir.
Tabii tüm bunlar için doğru bir kadro yapılanması şart. Şimdi açık konuşmak gerekirse, Bülent Korkmaz’ın çok doğru isimleri takıma katıp katmayacağından şüpheliyim. Eldeki imkanlar ölçüsünde takımı kurtaracak isimler getirmek mümkün ancak Bülent Korkmaz biraz daha düşük profilli oyuncularla sahaya çıkma eğiliminde. Mustafa Sarp transferinden de bunu anlayabiliyoruz zaten. Daha geçen hafta okuma fırsatı bulduğumuz şike iddianamesi ek klasörlerine Galatasaray’da oynadığı döneme ait bazı konuşmaları yansıyan, ve bu içeriğinde çok çirkin küfürler barındıran konuşmalarından artık sadece aldığı paraya baktığını açık seçik söyleyen bir Mustafa Sarp var kadromuzda. Karakter yönünden sorunlu bir futbolcu olduğu bir gerçek. Evet, tüm futbolcular para için oynuyor. Bu konuda bir itirazım da yok, ancak bunun ifade ediliş şekli fazlasıyla çirkin ve ben böyle bir futbolcuyu Karabükspor’a yakıştıramıyorum. Neyse, biz yine de Bülent Korkmaz’ın en azından beklediğimiz kadar iyi futbolcular getirmese de doğru yerlere transfer yapmasını umalım ve bize göre nerelerde eksiklerimiz olduğunu incelemeye çalışalım.
Karabükspor’un sezon başında yaptığı en büyük hata, 30’un üstünde oyuncunun bulunduğu gereksiz derecede şişkin bir kadroyla lige başlamak oldu. Bu geniş gözüken ancak aslında balon olan kadronun en büyük zararı, bir türlü ilk 11 istikrarının oturtulamaması oldu. İlk 11’de belli bir istikrar oturtamazsanız, aldığınız sonuçlar da istikrarsız olur. Devre sonuna doğru bu kadrodan 6 oyuncu gönderildi. Doğru karardı ancak yeterli değildi. Mutlaka daha başka oyuncuların gitmesi gerekiyor. Kadro halen şişkin. Yeni gelecek oyuncular var ve durum farklı olmayacak kimse gitmezse. Ve halen daha elimizde verimsiz oyuncular var…
Kalemizde Tomic ve Orkun gibi iki alternatif var. Bu konu tartışılmaya devam edecek herhalde. Türk futbol kamuoyunda sanıyorum Karabükspor teknik kadrosunda bulunanlar hariç herkes kalede Tomic’in oynaması gerektiği konusunda hemfikirdir. Hatta teknik kadroda da Tomic’in oynaması gerektiğini düşünenler vardır ancak Bülent Hoca ne hikmetse Orkun’dan vazgeçmiyor. Üstelik Tomic’in kronik bir sakatlığı olduğunu da söylemiş. Bu kronik sakatlığı biz anlayamadık. Yani Yücel hoca 1,5 senedir sakat sakat mı oynatmış bu adamı? Ya da Hırvatistan Milli Takımı Teknik Direktörü Slaven Bilic sakat adamı mı kadroya çağırmış? Karabükspor geçen seneki müthiş performansı sakat kaleciyle mi yakalamış? Eğer bu sakatlık böylesi etkiler gösteriyorsa demek ki Tomic sakat olmasa Barcelona’da falan oynayabilecek seviyede olacaktı. Bu arada Orkun’u beğenmediğim sanılmasın. Orkun’un kadroda bulunmasından memnunum. İyi bir yedek kalecidir. Tecrübelidir ve kendini her an hazır tutar. Konsantrasyon sorunu yaşamaz. Ancak en başta da dediğim gibi, Orkun olsa olsa en fazla iyi bir yedektir. Ötesi değildir. Kayseri Erciyes kariyeri haricinde de futbol hayatı boyunca hiçbir zaman as kaleci olacak yeterliliğe ulşamamıştır. Tekrar ediyorum. Orkun iyi bir ye-dek-tir…
Karabükspor savunmasına baktığımızda sağ bek olarak oynayabilecek Hamza Çakır ve Erdem Özgenç ikilisini görüyoruz. Bu bölgede büyük bir şişkinlik vardı. Ahmet Cebe, Güven Güneri ve Rıdvan Şimşek gibi oyuncular da kadrodaydı ancak verimsiz oldukları gerekçesiyle gönderildiler. Kadroda böyle bir sadeleşmeye gidilmesi doğru bir karardı. Seçilen isimler tartışılır tabii. Mesela bir Ahmet Cebe takıma katkı sağlayabilirdi diye düşünüyorum. Hamza ve Erdem’inse sağ bek için yeterli olmadıkları açık. Özellikle Erdem, halen daha Bank Asya ligi etkisindne kurtulamamış. Süper Lig’e bir türlü adapte olamıyor. İyi niyetle mücadele ettiği açık. Ancak yetmiyor. Fazlasıyla heyecanlı. Aklını kullanamıyor bir türlü. Gönderilse fena olmaz. Hamza ise ancak ve ancak zorunluluk hallerinde sağ bek oynayabilir. Dolayısıyla buraya direkt oynayacak bir takviye şart. Mesela Hakan Aslantaş tarzı bir oyuncu olabilir. Hatta A2 takımdan Serhat Altun’un A takıma çıkarılabileceğini de eklemek lazım.
Sol bek olarak Anthony Seric ve Erkan Taşkıran var. Yıllardır tartışılan isim Murat Selvi nihayet gönderildi. Bu bölgede Nikolic de oynayabiliyor ve bizi sezon sonuna kadar götürebilecek bir rotasyona sahibiz. Sol bekte sorunumuz yok. Oyuncularımızın performanslarını arttırması mümkün ve yeterli.
Takımımızın stoper rotasyonu, şu anda en problemli bölgelerden biri olarak görünüyor. Eldeki alternatifler Deumi, Muhammet Özdin, Nikolic ve Hamza Çakır. Aslında dört oyuncu gayet ideal bir sayı gibi görünüyor ancak oyuncuların niteliklerine bakınca öyle olmadığını anlıyoruz. Bu bölgenin en mücadeleci ve taraftar tarafından en çok sevilen oyuncusu Deumi. Ancak takımı bireysel hatalarıyla en çok yakan isim de Deumi. Daha önceki bir başka yazımda, Karabükspor savunmasının şu haliyle en fazla Deumi kadar iyi olabileceğini yazmıştım. Deumi’nin performansı durumu belirliyor. O iyiyse savunma da iyi oluyor. O hata yapınca telafi eden çıkmıyor. Deumi tarz olarak hamleli bir oyuncu. Çabukluğunu kullanarak oynamaya çalışıyor genelde. Ancak bu durum zaman zaman hatalara neden oluyor. Artık yaşı ilerlediği için kafasında tasarladığı müdaheleleri yapamayabiliyor. Zamanlama hatası yapıyor bol bol. Her ne kadar halen daha atletik olsa da, risk alarak oynadığı için fiziksel yeterliliği zihninde tasarladığı oyun stili için yetersiz kalıyor. Onun için Deumi’nin yanında mutlaka onun açıklarını kapatacak, süpürücü bir görev üstlenecek bir oyuncu lazım. Bu oyuncu asla Muhammet ve Nikolic değil. İkisi de olsa olsa iyi birer yedek olur. Ya da bu iki oyuncudan biri oynayacaksa (tercihen Muhammet) yanında Deumi yerine daha dengeli bir oyuncu kullanmamız gerek. Öyle bir oyuncu da kadroda yok zaten. Uzun lafın kısası, savunmaya mutlaka bir takviye şart. En az bir, gerekirse iki oyuncu alıp Nikolic gönderilmeli. Tabii Nikolic gönderilince sol bek alternatiflerimizden biri de elden gitmiş oluyor ancak Seric ve Erkan orayı idare edeceklerdir önümüzdeki 17 maçta.
Orta sahanın ortasında Ragued, Hakan Söyler, Birol Hikmet, Bilal Kısa ve yeni transfer Mustafa Sarp var. Mustafa Sarp’ın direkt oynayacağını düşünüyorum. Ragued de çok yüksek ihtimalle Afrika Kupası nedeniyle ikinci yarının ilk haftalarında olmayacaktır. Mustafa Sarp ne verebilir şüpheliyim. Aslında Anadolu takımları için iyi bir oyuncudur ancak yukarıda bahsettiğim durumu nedeniyle benim pek umudum yok. Umarım ki yanılırım. Bu bölgede Birol ve Hakan’ın büyük bir düşüşü var sezon başından bu yana. Artık form tutma zamanları geldi diye düşünüyorum. İyi bir Birol ve iyi bir Hakan, çok şeye çözüm olur. Ancak form tutmayacaklarsa işimiz iş. Orta saha için bir transfer daha gerekli gibi görünüyor. Bilal’in de iyi niyetle mücadele etmesine rağmen savunma konusunda yetersiz kaldığını ekleyelim.
Sağ kanat için elde fazla bir alternatif kalmadı. Mehmet Çakır bu bölgedeki tek oyuncu diyebiliriz. Kesinlikle yetersiz. Kadroda tutulmaması gerekir diye düşünüyorum. Sezon başından bu yana kilo veremedi ve kendisini gösteremedi. Onun dışında zorunluluk hallerinde İlhan Parlak, Ali Kuçik ve Erdem Özgenç isimleri ön plana çıkıyor. İlhan geçen sezon zaman zaman iyi performanslar sergilemişti sağ açık/sağ forvet olarak. Ali Kuçik’te de var o potansiyel. Ancak henüz bir şey yapabilmiş değil. Tabii sezonu kapatan Şenol Akın’ı saymıyorum burası için. Kısacası sağ açık oynayacak bir oyuncu kesin olarak transfer edilmeli. Sol kanat içinse Erkan Taşıran, Luton Shelton, Bilal Kısa ve gerekirse Florin Cernat var. İş görebilecek bir rotasyon gibi duruyor ancak Shelton forvet olarak değerlendirilse daha yerinde bir hareket olacak gibi. Buranın ilk alternatifi Erkan olmalı. Sezon başından bu yana mevkisi olmayan yerlerde oynadı. Sağ kanatta bile oynadı ve verimsiz oldu. Artık yerine geçse fena olmaz. Hatta olabiliyorsa bir transfer de buraya yapılabilir. Tabii bana kalsa kesinlikle yapılmalı ama devre arasında yüzde yüz verimli olacak oyuncuların zor bulunmasından ötürü en azından sezon sonuna kadar bu şekilde gidilebileceğini düşünüyorum. Çok sıkışılırsa Ali Kuçik ve Sinan Kaloğlu da var burası için. Ancak gerek kalacağını sanmıyorum.
Forvet arkası olaraksa elde Cernat ve Bilal var. Herhangi bir sakatlık vs durumu olmazsa gayet yeterli. Takımın muhtemelen en sorunsuz bölgesi forvet arkası. Tabii Bülent Korkmaz’ın nasıl bir dizilişle çıkacağı da önemli. Forvet arkası kullanmayabilir. Bazı maçlarda Cernat’ı ikinci forvet gibi oynattığını da hatırlıyoruz. O da bir seçenek. Ya da Cernat’ı direkt sola çekip çift forvet de oynayabilir.
Karabükspor’unen ciddi sıkıntı yaşadığı bölge santrfor bölgesi. Takımda son vuruş yapacak oyuncu eksikliği var. Elimizdeki oyuncular İlhan Parlak, Mehmet Batdal, Ali Kuçik, Sinan Kaloğlu, İsmail İsa ve Luton Shelton. Burada gereksiz bir fazlalık var. İsmail İsa ve Sinan Kaloğlu, sakatlıktan dolayı hiç katkıda bulunamadılar desek yeridir. Mehmet Batdal da Süper Lig için yetersiz bir oyuncu. Galatasaray’ın onu bir şekilde transfer etmesinin ekmeğini yiyor halen daha. Tamam, ayağına hakim ama o boyda adam bir kafa topu alır. İki adam eksiltir. Mehmet’te hiçbiri yok. Fazlasıyla ağır ve topu hep orta sahada alıyor. Ceza sahası çevresinde top alabilse işe yarayabilir ama o mücadeleye gelemiyor ne yazık ki. Zaten geçen sezon o rezalet haldeki Konyaspor’da bile ilk 18’e giremiyordu. İkinci yarıda kadroda bulunmaması iyi olur. Buraya bir yabancı bir de yerli golcü alınmalı mutlaka. Son vuruş yapabilecek isimler olmalı bunlar. Bülent Hoca’nın futbolculuğundaki gibi cesur davranması ve artık takımı çift forvet oynatması gerekiyor. Duruma göre İlhan, Shelton ve Ali Kuçik rotasyona girebilir.
Bu takımı ligde tutmak mümkün. Ancak yukarıda da bahsettiğimiz durumları göz önüne alırsak, bir devre arası transfer dönemi için fazla sayıda oyuncuya ihtiyacımız var. En azından bir sağ bek, bir stoper, bir sağ açık ve iki de forvet kesinlikle alınmalı. Bir de orta saha alınırsa güzel olur. Yani kesin olarak beş, olabiliyorsa da altı oyuncuya ihtiyaç var. Bakalım ne kadarını yerine getirebileceğiz. Tabii gitmesi gereken de bir o kadar isim olduğunu unutmayalım. Transferden de önemlisi, bu takımın en büyük ihtiyacı her daim sadece Karabükspor’u destekleyecek bir taraftar grubu… Başka takımlardan kafalarını kaldırıp sadece Karabükspor’a konsantre olacak, Karabükspor’a sahip çıkacak ve mücadeleyi hakkını vererek sürdürdüğü sürece yenilse de alkışlayacak bir taraftar gerekiyor. Bu destek geldikten sonra işlerin düzelmemesi için hiçbir sebep yok.
