
Spor Toto Süper Lig’in ilk devresini sene başındaki hedeflerinden aşağıda tamamlayan iki takım da ligin ikinci yarısına çehrelerini değiştirerek girdi. Karabükspor bir dizi transferler yaparken rakip Orduspor ise teknik patronluğa Hector Raul Cuper’i getirirken göze çarpan transferleri arasında eski golcüleri Bruno’nun tekrar takıma kazandırılması, tecrübeli oyuncular Hasan Kabze ve İspanyol Javito sayilabilir. İki takımın Doğu Karadeniz’de oynayacakları maç her iki takım içinde geleceklerini belirleme yönünde üç puanlık bir maçtan daha fazla önem taşıyordu. Maç öncesinde rakiplerinin kaybettiği puanlar sonrası Orduspor Avrupa play-offundan 5 puan asağıda küme düşme hattından ise 4 puan üstte başladı maça. Karabükspor için ise bu maç direk rakibiyle oynaması nedeniyle aradaki farkın kapanma şansı anlamına geliyordu.
Maçı izleyenler baslangıç vuruşu yapılmadan önce oyunun daha çok orta saha mücadelesi şeklinde geçeceğini düşünüyordu. Ancak Karabükspor defansında isimler de degişse kronikleşmiş basit gol yeme hastalığı değişmemiş olacak ki dakika daha 5 iken duran toptan gelen Orduspor golü bu düşünceleri tamemen degiştirdi. Metin Diyadin döneminde yaptığı katı savunma ile puan alabilen Orduspor Cuper’in gelişinden sonra bu özelliğini daha da geliştirdi. Erken gelen gol ise maçı isteyen taraftarın önünde Ordusporu cok rahatlattı. Maçın dörtte birlik döneminde yapılan hatalar ve orta sahanın tamamıyla rakip oyuncular tarafından ele geçirilmesi sonucunda gelen goller skorun bir anda 3-0 olmasına neden oldu. Muhtemelen stadı dolduran Orduspor taraftarı bile bu maçın bu şekle geldiğine inanamamışlardır. Maçın devamında bulduğumuz iki duran toptan gelen gol her ne kadar son dakikalara umutla girmemizi sağlasa da oynanan oyun puanı getirecek gollerin gelmeyeceğinin göstergesiydi.
Florin Cernat’ın yokluğunda hiç bir şekilde işlemeyen orta saha defansta yapılan akıl almaz hatalarla birleşince bu maçtan puan almamız için mucize gerekti. Trabzonspor karşısında kazanan takım üzerinde yapılan Mabiala – Muhammet Özdin degisikliği maalesef istenen sonucu vermedi. İlk oynadığı maçta Pique’yi andıran asiste rağmen Mabiala’ nın yeterince ayağına hakim olmadığını ve tek hamleli bir oyuncu olduğunu bu maçta gördük.
Orduspor orta sahası maçın başında itibaren oyunu elinde tutu. Gerek Cernat’ın yerine oynayan Bilal’in orta sahada cılız kalması ve Shelton – Mehmet – Juju üçlüsünü topla buluşturama görevini yapamaması gerekse de Mustafa Sarp’ın önceki maçlardaki formunun çok altında kalması Culio, Hakan ve Ali Çamdalı üçlüsünün belki de sene başıdan beri oynadıkları en rahat ilk 45 dakikayı hazırladı. İkinci devrenin başında yapılan Muhammet Özdin – Bilal degisikliği takımımıza orta alanda bir nebze daha fazla top kullanma şansı getirdi. Bu maçla ilgili olumlu durumlar ise Juju’nun ilerleyen günler için umut vermesi ve Kağan’ın akılda kalan oyunu oldu.
Bu maçın önemi en baştada belirttiğim gibi bizim icin çok büyüktü. Kaybedilen üç puan rakibimizle puan farkının açılmasına ve üzerimizdeki baskının iyice artmasına neden olacaktır. Güzel günlerin yeniden gelmesi ise bu kolay yenen gollere ve deplasmanda varlık gösteremeyişimize çare bulunmasi ile doğru orantılı. Bunlar gerçekleşir mi ? Maalesef acı olan da bu soruya cevap bulmak.
———–
Yazıdaki görselin kaynağı: ajansspor.com