Ligin ikinci yarısında enteresan bir çizgi tutturduk gidiyoruz. Bu çizgi, bizi şu an itibariyle yarışın içinde tutuyor ancak artık avantajı elimize geçirmek için bir adım ileriye götürmemiz gereken bazı şeyler var. Bunların da en önemlisi hiç şüphesiz ki deplasman maçlarında gösterdiğimiz performans. İlerleyen haftalarda düşme potasından kurtulmak istiyorsak deplasmanlarda mutlaka daha çok puan toplamamız gerekiyor. Kendi sahamızda şimdilik iyi gidiyoruz. İç saha performansımızı düşürmeden deplasmanlarda daha iyi sonuçlar alarak ilerleyebilirsek çok şey değişecek.
Bu haftaya kadar deplasmanlardan sadece 1 puan çıkarabildik. Bu puan da Samsun’dan çıktı. Åžimdi onun üzerine yenilerini ekleme ÅŸansıyla karşı karşıyayız. Rakibimiz son üç haftada üç galibiyet alan İBB. Zor gibi görünüyor ancak mümkün. İBB, Abdullah Avcı’nın milli takıma gitmesiyle birlikte Arif Erdem’e teslim edilmiÅŸ ve yeni hocasıyla birlikte aldığı baÅŸarısız sonuçlarla dikkat çekmeye baÅŸlamıştı. Ancak son üç maçı kazanan bir takım var karşımızda. Üstelik bu maçlardan biri de Fenerbahçe’ye karşı.
En önemli özellikleri, müthiÅŸ bir kontraatak takımı olmaları. Bunu da en son oynadıkları Samsunspor maçında çok net gösterdiler. İlk gol duran toptan Metin Depe’nin kafasıyla geldi. DiÄŸer 3 golü, topu hızla rakip kaleye taşıyarak attılar. Set oyununda etkili olamadılar. Bu bakımdan savunma oyuncularımızın geriye dönüşlerde çok dikkatli olmaları gerekiyor. Ayrıca araya kaçırdıkları oyuncularla da pozisyon yaratıyorlar. Doka, Visca, Tom Silva, Pierre Webo ve hatta orta sahadan sürpriz çıkışlar yapan Holmen, Taner Yalçın gibi isimler bu bakımdan tehlike yaratma potansiyeline sahipler. Fenerbahçe maçında Holmen, Samsun maçında Taner’in attığı golleri gözünüzün önüne getirin. İBB ile ilgili ilk yarı incelemesinde birçok ayrıntıdan bahsetmiÅŸtim. O incelemeyi aÅŸağıdaki linkte bulabilirsiniz:
İkinci yarıya baÅŸlarken durumu yine kısaca gözden geçireceÄŸiz. Kaleden baÅŸlayalım. Kaleciler aynı. Hasagic, Behram ve OÄŸuzhan var rotasyonda. Bir önceki yazıda Hasagic’in sakatlık probleminden bahsetmiÅŸtim. O sorun devam ediyor. Son haftalarda oynamıyor. Bize karşı da oynamazsa muhtemelen OÄŸuzhan’ı kalede göreceÄŸiz. OÄŸuzhan üst düzey bir kaleci deÄŸil. Mümkün olduÄŸunca bol ÅŸut atmamız lazım. Özellikle Cernat kanalıyla tehlike yaratabiliriz.
Savunma hatlarında stoper olarak Marcus Vinicius’la Metin Depe oynayacaktır. Yedek olaraksa Can Arat ismi dikkat çekiyor. Ağır bir ikili. Yan toplarda da etkisizler. O bölgede topu yere indirebilirsek ya da kanatları etkili ÅŸekilde kullanabilirsek verim almamız mümkün. Elimizde topu oralarda tutabilecek Mehmet Yıldız gibi bir oyuncu var. Ancak nedense onun en önemli özelliÄŸini henüz kullanamadık. Son Manisa maçında bu bahsettiÄŸim özelliÄŸini bir kez kullandı. O pozisyonda da golü buldu zaten. İBB’nin savunma kanatlarında da bir istikrarsızlık söz konusu. SaÄŸ kanatta Arif Erdem genelde Rızvan Åžahin’i tercih ediyor. Rızvan biraz dengesiz bir oyuncu. Lig için iyi bir saÄŸ bek ancak artık yaşı ilerliyor. Yerini kaybediyor zaman zaman. O olmazsa Marcin Kus oynar. Kus, biraz daha statik. Fazla çıkmayı sevmiyor. Shelton karşısında sorun yaÅŸama potansiyeline sahip. Rızvan oynarsa Shelton’a çabukuk olarak direnebilir ancak onun da adamını kaçırdığında kartlık faul yapma gibi bir özelliÄŸi var. Kısacası bu maçta kilidi açacak oyunculardan birisi de son haftalarda oldukça formda olan Shelton olabilir. Sol bek olaraksa ilk tercih konumundaki Ekrem cezalı. Gökhan Süzen’in sakatlığı vardı birkaç haftadır. Bize karşı hazır hale gelip gelemeyeceÄŸini bilmiyorum. Bu ikilinin oynamaması halinde Eren Aydın oynar. O da maç eksiÄŸi nedeniyle oldukça ağırlaÅŸmış. Hamroun’un da etkili olabileceÄŸini düşünebiliriz. Hatta Hamroun’a geriden destek verebilirsek (UÄŸur mu yoksa Güven mi oynayacak bilemiyorum) saÄŸdan da tehlike yaratabiliriz.
Orta sahalarında son maçta Serhat, Taner ve Zeki oynadı. Normalde Holmen ve Mahmut banko oynuyor. Ancak onlar son maçta cezalıydı. Bize karşı sahada olacaklardır. Taner, Samsun maçındaki baÅŸarılı futbolunun ödülünü ilk on birde sahya çıkarak alabilir. Yani Taner, Mahmut ve Holmen’den kurulu bir orta saha hattıyla karşı karşıya kalabiliriz. Yine bildik düzen, Mahmut savunmaya dönük, sabit kalacaktır. Taner ve Holmen de sık sık savunmamızın arasına sızmaya çalışacaklardır. Çok dikkat etmemiz gerek. KaÄŸan ve Sarp’ın adam kovalaması lazım bu maçta.
Kanatlarda da yine Visca ve Doka var. Araya attıkları toplar ve savunma arkasına yaptıkları koşularla pozisyon aramaya devam edecekler. Devre arasında bu bölgeye Tom Silva alındı. O da benzer tarzda bir oyuncu. Nitekim gelir gelmez takıma uyum sağladı ve Doka-Visca ikilisine ayak uydurdu. Doka banko oynar. Visca-Tom Silva ikilisinden birisi kulübeye gider.
Forvet olaraksa Pierre Webo’yu izleyeceÄŸiz bu maçta da. Webo ilk yarıdaki hızını biraz kesmiÅŸ olsa da halen daha tehlikeli. Yine hata affetmiyor ve savunma arkasına çok tehlikeli koÅŸular yapıyor. Özel önlem almak gereken bir oyuncu. Alternatifi Metin Akan. Benim Süper Lig seviyesinde olduÄŸuna inanmadığı bir oyuncu Metin. Webo saÄŸlam olduÄŸu sürece Metin’in ÅŸans bulması imkansız.
Rakibi yine kısaca tanımaya çalıştık. Kontraatklara ve savunmanın arkasına atılan toplara dikkat edip, duran toplarda Metin gibi hava toplarında etkili oyunculara fırsat tanımayacağız ve hücumda da ya kanatlardan gideceğiz ya da topu yere indireceğiz. Bu şekilde sonuç almamız mümkün. Bu maçı kazanırsak ligde kalma adına büyük bir engeli aşacağız. Bu engel sadece İBB engeli değil, aynı zamanda deplasman fobisi olarak da karşımıza çıkan engeldir. Bu maçın önemi büyük. Kazanmak mümkün. Rakip rehavet içinde olabilir. Bunu değerlendirmemiz gerek.
