Mar 2, 15 yıl önce
, , ,

Süper Lig 29. Hafta – Rakibimizi Tanıyalım: Bursaspor

İkinci yarının başında bir öngörüde bulunsak, bu maça böylesine avantajlı bir konumda çıkacağımız herhalde aklımızın ucundan bile geçmezdi. Takımımızın gösterdiği müthiş mücadele gücü ve aldığımız iyi sonuçlarla artık belli bir yola girdik. Ancak rehavete kesinlikle yer yok. Aynı azmi göstermeye devam edip kalan altı maçtan mümkün olan en çok puanı çıkartmalıyız ki korkulu rüya görmeyelim. Daha üst sıralar mı? Neden olmasın?

Bu hafta rakip Bursa. Deplasmanda oynuyoruz ve rakibin cezası nedeniyle tribünlerde sadece kadın ve çocuklar olacak. Bu bizim için şüphesiz ki büyük bir avantaj. Söz konusu avantajı ne derece iyi kullanacağımızı hep beraber göreceğiz. Benim takıma güvenim tam. İstediklerinde neler yapabildiklerini ortaya koydular ne de olsa. Yeter ki istesinler…

Ligdeki son üç maçında galibiyetle ayrılan ve formda bir dönem geçiren rakibimiz Bursaspor’la ilgili, ilk yarıda yaptığımız maç öncesinde bir tanıtım yazısı yazmıştım. O yazıya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

Süper Lig 12. Hafta Bursaspor tanıtımı

O dönemden bu döneme neler değiştiğini şimdi incelemeye çalışacağız. Bursaspor kalesinde Scott Carson oynamaya devam ediyor. Carson, yine formda diyebileceğimiz bir dönemde. Bursaspor’un son dönemde gerçekten verim aldığı nadir yabancılardan birisi Carson. Ancak aynı zaafları devam ediyor. Yine tutması gereken topları sektiriyor ve zaman zama sürpriz goller yiyor. Carson’ın yedeği ise ligin ilk yarısında olduğu gibi Yavuz Özkan. Onun için de yapacağımız yorumlar değişmedi. Yavuz iyi bir yedektir. Ekstra kurtarış ya da hata yapmaz.

Yeşil beyazlıların sağ bekinde ilk yarıda olduğu gibi Basser Chretien var. İlginç bir ayrıntı, Basser Afrika Kupası’ndayken kötü sonuçlar alan ve taraftarın da tepkisini çeken Bursaspor, onun döndüğü 25. haftadan sonra oynadığı dört lig maçında bir beraberlik, üç de galibiyet almış. Burada Basser’in hem iyi bir savunmacı olması, hem de hücuma yaptığı başarılı destekle takımın gol organizasyonlarında çeşitlilik kazanmasını sağlamasının önemini göz ardı etmemek gerekiyor. Sol tarafta ise yine Gökçek Vederson olacak. Vederson da son haftalarda hücuma daha fazla katkı veren ve skora da katkı yapan bir oyuncu. O da iyi bir döneminde diyebiliriz. İlk yarıda Bursa’nın en önemli sorunlarından birisi de bu iki kanatta Basser ve Vederson’un yerini hakkını vererek dolduracak alternatiflerin olmamasıydı. Devre arasında bu açığı Hakan Aslantaş’la kapattılar. Bizim de bir süre transferi için uğraştığımız Hakan Aslantaş, iki kanatta da oynayabiliyor. Ancak açık söylemek  gerekirse ben ondan daha iyi bir performans bekliyordum.

Bursaspor savunmasını ortasında bir yenilik yok. Sadece Ramazan Sal kiralık gönderildi. Ki o da son alternatifti zaten. Stoper rotasyonu halen daha Serdar Aziz, Ömer Erdoğan, İbrahim Öztürk ve Milan Stepanov isimlerinden oluşuyor. Bu rotasyonun en önemli oyuncusu olan ve milli takıma kadar yükselen (ki ilk yarıdaki yazıda bu öngörde bulunmuştuk) Serdar Aziz’in bize karşı sarı kart cezası nedeniyle oynamayacak oluşu bir avantaj. Ertuğrul Sağlam, son haftalarda banko oynattığı Ömer Erdoğan’a bu maçta da şans verip, yanında tarz olarak Serdar Aziz’e daha çok benzeyen İbrahim Öztürk’ü görevlendirecektir diye düşünüyorum. Stepanov oynarsa Ömer’le birlikte iyice ağır bir ikili olacağı için bence tercihini daha atletik bir oyuncu olan İbrahim’den yana kullanacak. Bursa savunmasının ilk yarıdan bu yana fazla bir yol kat etmediğini söylemek mümkün. Yan toplarda zaman zaman açık veriyorlar. Araya atılan toplarda büyük sıkıntı yaşamaya devam ediyorlar. Özellikle beklerle stoperlerin arasına atılacak toplar tehlike yaratabilir. Bu bağlamda Shelton yine her zamanki gibi en önemli silahlarımızdan biri olacaktır. Her ne kadar formsuz olsa da zaman zaman golleriyle önemli maçlar kazandıran İlhan Parlak’tan da bu maçta gol görürsek şaşırmayalım. Bir de yerleşim problemleri dikkat çekiyor. Birçok maçta savunmanın yanlış pozisyon alması nedeniyle kalelerinde tehlike yaşadılar. Onları yerleşmeden yakalamamız önemli. Savunmanın böyle bir zaafı var. Ancak bu savunma oyuncularının kornerlerde ve yan toplarda da ileriye çıkış yaparak tehlikeler yarattığını ve hatta goller bulduğunu es geçmeyelim.

Orta sahada Adem Koçak-Alfred N’Diaye ikilisini kullanmaya devam ediyorlar. Sezonun ilk yarısındaki maç öncesi bu ikilinin yorgun olduğunu ve bize karşı etkisiz kalabileceklerini yazmıştım ve aynen de bu şekilde olmuştu. Çünkü alternatifleri yoktu. Şimdi durum biraz değişti. Musa Çağıran, beklenenden öte bir çıkış yakaladı ve orta saha rotasyonuna girmeyi başardı. Böyelikle N’Diaye-Adem ikilisi de daha diri kalmaya başladı. Son maçlarda iyi bir form tuttular. Tabii yine de efektif bir pas trafiğiyle (ki iyi yaptığımız işlerdendir) geçilebilecek bir orta saha hattından bahsediyoruz. Ağır iki oyuncu var karşımızda. Ağırlar ancak oyun görgüleri iyi. Bizde de Kağan ve Mustafa Sarp’ın iyileşmiş olması avantaj. Bu bölgede rakibe teslim olmayacağımız kesin. Mümkün olduğunca çabuk geçmeliyiz orta alanı. Böyle olunca yukarıda bahsettiğim savunmanın yerleşim problemini de daha etkili kullanabiliriz.

Ortadaki ikilinin önünde her zamanki gibi üçlü bir hücuma dönük orta saha hattı olacak. Sağda Sestak, ortada Batalla, solda da Ozan İpek’le sahaya çıkacaklar. Bu üçlü iyi bir uyum yakaladı ve özellikle Batalla çok formda. Aynı ilk yarıda olduğu gibi halen daha merkezde oynayan oyuncuyu ceza sahasına süpriz koşularla kaçırmaya çalışıyorlar. Batalla da bu işi çok iyi yapıyor. Hakkını yememek lazım. Samsun’a attığı gol, bunun klasik bir örneğiydi. Pinto orta sahaya kadar gelip savunmanın çıkmasını sağladı. Batalla onun bıraktığı boşluktan içeriye kat etti ve savunma arkasında müthiş bir boşluk yakaladı. Pinto pası verdi ve Batalla da golü attı. Uygulama bakımından kusursuzdu. Klasik taktikleridir ancak halen daha önlem alan pek yok. Bizim dikkatli olmamız lazım. Ayrıca Sestak ve Ozan’la kanatlardan da etkili geliyor. Özellikle Ozan çok efektif. Bu ikilinin yaptığı arka direk koşularını da göz ardı etmemek lazım. Çok tehlikeli bir hücum hattıyla karşı karşıyayız.

Bursaspor’un ilk yarıya nazaran tek önemli değişkliği santrfor bölgesinde yaşandı. Bu bölgeye Sebastian Pinto transfer edildi. Kim bulduysa tebrik etmek lazım. Ligimize cuk oturmuş bir forvet oyuncusu. Fazlasıyla etkili. Sırtı dönük top alabiliyor. Bu şekilde top aldığında bir anda rakip kaleye yönelebiliyor. Top ayağına yakışıyor ve kafasını kaldırarak oynadığı için de arkadaşlarını pozisyona sokacak ince pasları çıkarabiliyor. Orta sahaya kadar gelip top alıyor. Böylelikle rakip savunmanın dengesini bozuyor. Fizik falan da muazzam. Biraz ağır sadece. O da çok önemli değil. Gerçekten dört dörtlük bir santrfor almış Bursaspor. Çok dikkatli olmamız lazım. Topsuz oyunda da etkili. Yaptığı koşularla özellikle Batalla ve Sestak’a koridor yaratıyor ve bu tam da Ertuğrul Sağlam’ın istediği şey aslında.

Sonuç olarak toparlamak gerekirse, yan toplarda tehlike yaratan, forvet arkasında oynayan oyuncusunu sık sık savunmanın arkasına sarkıtan, gezici ve etkili bir santrfora sahip, kanatları da (özellikle sol kanadı) etkili kullanmaya çalışan bir rakiple karşı karşıyayız. Çıkan bekleri var. Rakip alanda iyi çoğalıyorlar.

Ancak eksileri de var. Orta saha elemanları ağır. Savunmaları yan toplardan ve araya atılan toplardan sorun yaşayabiliyor. Yerleşim sıkıntısı da çekiyorlar. Çabuk oynanırsa çokça sorun yaşatılabilir. Bu bizim iyi uyguladığımız bir oyun tarzı. Böyle çok gol bulduk bu zamana kadar. Bursa’ya karşı neden başaramayalım? Umutlu olmamak için hiçbir sebep yok.

Paylaş "Süper Lig 29. Hafta – Rakibimizi Tanıyalım: Bursaspor"

Sitemiz yorumlara kapatılmıştır.

4 Yorum

  1. 02 Mart 2012
    güzel yazı tansu hocam. basser ciddi sıkıntı yaratacak bir hücum bek. ayrıca bize benzer bir durum var onlarda da. aradıkları tarz santraforu bulunca etrafındaki mevkiler de işlemeye başladı. tıpkı bizdeki gibi… ligin en iyi kadrolarından birine sahip oldukları bu yolla açığa çıkmış oldu.
  2. 02 Mart 2012
    Serhat çok doğru bir tespit yapmışsın bize olan benzerlikleriyle ilgili. Gerçekten Pinto diğer oyuncuların da verimini arttırdı. Bizde de Mehmet Yıldız aynı şekilde. Doğru kullanılıyor bu iki oyuncu.
  3. 03 Mart 2012
    gerçekten müthiş bir analiz olmuş. Tespitlerin neredeyse tamamına katılıyorum. belki katılmadığım tek nokta “hakan aslantaş’tan daha iyi bir katkı beklerdim” tespiti. ben aksine hakan aslantaşın 4 haftadır gösterdiği performansı çok beğeniyorum. Özellikle son 4 hafta da takımın pinto basser ve Batalla ile birlikte en iyisi. Keşke kaçırmasaymışım diyorum.
  4. 03 Mart 2012
    Tabii ki bir futbolcunun nasıl oynadığı göreceli bir kavram. Bence de kötü oynamadı Hakan Aslantaş. Ancak daha iyi olmalıydı diye düşünüyorum. Konya’daki kaotik ortam ve Bank Asya liginde oynaması biraz ritmini kaybettirmiş gibi geldi bana. Belki de ilk maçları olmasından sebep bir tutukluktu. Son tahlilde çok iyi bir bekten bahsediyoruz. Ben de isterdim Karabük’te oynasın.