Sezona noktayı koyup rahat bir nefes alabileceğimiz bir hafta sonuna girmek üzereyiz. Tabii ki rahat nefes almak kadar, stres yaşamaya devam etmek gibi bir riskimiz de var. Rakibimiz, ilk yarıda 2-0 yenildiğimiz Kayserispor. Bu kez kendi sahamızdayız ve güvenimiz tam.
Rakibin en önemli özelliği istikrarsızlığı. Her sonucu alabilecek bir kadroları var. Potansiyelleri yüksek ancak yaş ortalamaları düşük olduğu için inişleri ve çıkışları da oldukça keskin yaşıyorlar. Şu anda hedeflerinin kalmaması nedeniyle bir motivasyon sorunu içinde oldukları da bir gerçek. Son dönemde tutturdukları form durumu, bütün bir sezonun özeti aslında. Son beş haftada şu sonuçları almışlar:
| 27 | So, 19.02.2012 | 15:00 | H | ![]() |
Trabzonspor | 3:3 | |||
| 28 | Fr, 24.02.2012 | 19:00 | A | ![]() |
Orduspor | 1:0 | |||
| 29 | So, 04.03.2012 | 14:00 | H | ![]() |
Manisaspor | 2:0 | |||
| 30 | Sa, 10.03.2012 | 15:00 | A | ![]() |
İBB | 1:0 | |||
| 31 | So, 18.03.2012 | 18:00 | H | ![]() |
Samsunpor | 2:0 |
Alınan sonuçlara bakıldığında, Kayserispor’un iç saha maçlarında başarılı, deplasman maçlarında ise sıkıntı yaşayan bir takım olduğunu görüyoruz. Bu özellikleriyle bize oldukça benzer bir yapıları var. Bizden farklı olan yanları, skor olarak daha rahat galibiyetler alıp, daha zor yenilmeleri. Ama netice olarak gösterdiğimiz karakter neredeyse aynı.
Sezonun ilk yarısında yazdığım inceleme yazısını okuyunca arada pek bir fark olmadığını gördüğümü söyleyebilirim. Kadrodaki birkaç değişikliğin haricinde kuvvetli yönleri de zaafları da hemen hemen aynı. Biz bu özelliklerin burada da üzerinde duracağız ancak ilk yarıdaki analizi de şöylece hatırlamakta fayda var:
Süper Lig 15. Hafta Kayserispor İncelemesi
Kayserispor’un kalesinde yine Nicolas Navarro var. Navarro’nun özelliklerinden ilk yazıda bahsetmiştik. Yine aynı profilini devam ettiriyor. Çok iyi maçlar çıkarırken bir anda fahiş bir hata yaparak takımını yakma potansiyeline sahip bir kaleci. Ancak Navarro bize karşı sarı kart cezasından dolayı oynamayacak. Bunu bir avantaj olarak değerlendirebiliriz. Pazar günü muhtemelen Gökhan Değirmenci’yi kalede göreceğiz. Gökhan, Altay’dan transfer edilmiş, çok iyi ve genç bir kaleci. Ancak uzun süre kenarda kaldığında sahaya dönüşü iyi olmayabiliyor. Maç tecrübesi edenene kadar bazı hatalı kararlar verebiliyor. O da Navarro gibi istikrarsız. Çok iyi maçlar çıkarırken, bir anda takıma maçı kaybettirecek hatalar da yapabilir. Fiziği nedeniyle kilo almaya da müsait. Bize karşı kalede hazır bir Gökhan’ın olup olmayacağını pek de kestiremiyoruz.
Kayserispor savunmasının sağ tarafında Peter Pekarik, Kamil Ahmet Çörekçi ve Okan Alkan gibi isimler var. Lig için iyi bir sağ bek rotasyonu. Devre arasında Bucaspor’dan gelen ve ikinci yarıda sıklıkla şans bulan Kamil Ahmet Çörekçi, sarı kart cezalısı olduğu için bize karşı sahada olmayacak. Muhtemelen Pekarik’i izleyeceğiz. Ondan da daha önce bahsetmiştik. Çok ekstra işler yapmayan, istikrarlı ve iyi kademeye giren bir oyuncu. İyi bir kanat savunucusu. Hücuma çok fazla katkı yapmayacaktır. Solda ise Hasan Ali Kaldırım belki de tek ciddi alternatif. Bunun sıkıntısını zaman zaman çekiyorlar. Hasan Ali de savunması kuvvetli, fahiş hata yapmayan ve hücuma çıksa bile fazla verimli olmayan bir sol bek.
Shota Arveladze, savunmanın ortasında sezon başından bu yana Eren Güngör-Zurab Khizanishvili ikilisini kulanıyor. Eren-Zurab ikilisi, her ne kadar bireysel olarak iyi futbolculardan oluşsa da ligin en uyumsuz savunma göbeklerinden birisi. Bu iki oyuncunun üst düzey uyum gösterdiği belki de tek konu duran toplarda ileri çıkıp gol ararken gösterdikleri uyumdur diyebiliriz. Gerçekten de duran toplarda ve kornerlerde çok tehlikeli olabiliyorlar. Bu konuya yazını ilerleyen safhalarında değineceğiz tekrar. Eren’le Zurab’ın en zayıf yönleri yer paylaşımında çektikleri sıkıntılar olarak göze çarpıyor. Savunmanın yerleşimindeki sorunlar nedeniyle rakip forvetler sık sık arkaya sarkıyor ve kaleciyle burun buruna kalabiliyor. Kanatlardan atılan etkisiz toplar bile tehlikeli olabiliyor. Ayrıca bu ikili her ne kadar hücumda hava toplarında tehlike yaratsa da, bu yerleşim problemleri yüzünden savunmada rakip forvetlere karşı verdikleri hava topu mücadelelerinde etkisiz kalıyorlar. Bu bölgenin alternatifleri ise Berkay ve İlhan Eker. Özellikle İlhan, iyi bir yedek olduğu için sahada yer aldığında sırıtmıyor.
İlk yarıda takımda yer alan Jonathan Santana’nın gidişinden sonra orta sahada formasyonlarının biraz değiştiğini söyleyebiliriz. İlk yarıda savunmanın önünde Santana-Riveros ikilisi oynarken, bu kez sadece Riveros’u görüyoruz. Riveros’un önünde de merkez orta saha olarak Abdullah Durak ve Okay Yokuşlu oynuyor. Ancak Okay’ın bir sakatlığı var. Her ne kadar pazara kadar iyileşmesi beklense de, Okay’ın yerine sahada Furkan, Troisi ya da Umut Sözen’i görebiliriz. Bu sezon formda bir dönem geçiren Troisi’nin oynaması daha büyük bir ihtimal. Ayrıca Troisi, yetenekleri itibariyle orta sahanın ortasında oynayabildiği gibi, her iki kanatta hücuma dönük olarak da görev alabileceği için maç içinde taktik değişikliğine daha müsait bir oyuncu olması nedeniyle tercih önceliğine sahip olacaktır. Uzun süredir kendisinden çok şey beklenen ve tam umut kesilecekken çıkış yakalayan bir oyuncuyla karşı karşıyayız. Top ayağındayken kafasını kaldırıp oynayabiliyor. Dikine gidiyor, rakip savunmanın arkasına sürpriz koşular yapıyor ve etkili şutlar atıyor.
Sarı kırmızılı takımın hücuma dönük kanat oyuncuları ise Sefa Yılmaz ve Nordin Amrabat. Sefa’dan başlayalım. Benim Duisburg’da oynadığı dönemde de maçlarını izlediğim ve “keşke bir Türk takımında oynasa” dediğim bir oyuncuydu ve sezon başında Kayserispor kendisini transfer etti. Müthiş süratlenebilen, top tekniği kusursuz, duran topları çok etkili kullanan ve sırtı dönük top aldığında da bir anda dönüp kaleyle burun buruna kalabilen bir oyuncu. En önemli handikapı, zaman zaman haddini aşan özgüveni. Bunu da törpülediği takdirde farklı yerlere gelecektir. İki sene içinde büyükleri peşinden koşturacağı kesin. Devamlılığı arttıkça adını daha çok duyacağız. Amrabat’ı ise anlatmaya pek gerek yok. İlk yazıda onun hakkında söylenmesi gerekeni söylemişiz zaten. Her maçı kazandırabilecek yeteneklere sahip ama maça kötü başlarsa da 90 dakika kayıpları oynayan bir oyuncu Amrabat. Topu ayağına aldığında asla bırakmıyor ve aynı geçen sezon formamızı giyen Emmanuel Emenike gibi esnek vücut yapısı sayesinde yıkılmadan ilerleyebiliyor. Amrabat’ın son haftalardaki yüksek formuna bakınca, devre arasında Kayserispor’la yaşadığı transfer problemini de atlattığını görebiliriz. Kanatlarda alternatif olarak ara transferde takımda dahil edilen Diego Biseswar ve James Troisi’yi görebiliriz. Hatta Ömer Şişmanoğlu ve Cem Sultan gibi oyuncular da kullanılabilir ancak osn maçlarda bu isimlere şans tanınmadı. Ayrıca hücuma dönük orta saha oyuncusu olarak görev yapan Engin Bekdemir de bir süredir sakat.
Kayserispor’da forvet hattı ilginç görev değişimlerine sahne oldu. Sezona Gökhan Ünal’la başlanmıştı ancak tecrübeli oyuncu, ara transferin kapanmasının kısa bir süre sonrasında sürpriz bir şekilde takımdan ayrıldı. Eldeki diğer alternatifler Nadir Çiftçi, Ömer Şişmanoğlu, Cem Sultan ve Semih Aydilek’ti fakat formayı hiçbiri kapamadı. Sezon başında elden çıkarılmak istenen ve hesaplarda yok sayılan Emir Kujovic, mecburen oynadığı bir Mersin İdmanyurdu maçında iki gol atınca tekrar takımda tutuldu. Son alternatifken bir anda en önemli hücum kozuna dönüşen Kujovic, fena da bir performans sergilemedi ve Mersin maçıyla birlikte oynadığı 10 lig maçında 5 gol 2 asist üretti. Karadağ asıllı İsveçli oyuncunun en önemli özelliği, ayağında top tutabilmesi ve takımın hücum yerleşiminde önemli bir rol oynayabilmesi. Fizik gücü sayesinde topu tutuyor, dağıtıyor, kafa topu alıyor ve yaptığı akıllı koşularla arkadan gelen Sefa, Amrabat ve Troisi (hatta Abdullah) gibi arkadaşlarına açık alan bırakıyor. Bu, Shota Arveladze için bulunmaz bir nimet aslında. Zira elinde bu hücum varyasyonlarına çok uygun bir kadro var. Tabii Kujovic’in en önemli zaafı da ağırlığı. Ağır yapısı yüzünden kolay marke edilebiliyor. Yine de oldukça üretken bir dönem geçirdiğini söylemek lazım.
Rakibin hücum silahlarından biri de duran toplar demiştik. Özellikle Sefa’nın kullandığı serbest vuruş ve kornerlerden çokça tehlike yaratıyorlar. Bu yan toplarda Kujovic, Eren ve Zurab gibi isimler tehlike yaratıyor ve hatta skor üretiyor. Bu noktada dikkatli olmamız şart. İki bek, hücuma fazla çıkmayacaktır. Çıkarsa da Hasan Ali çıkar. Orta sahadan Amrabat, Sefa ve Troisi sık sık sürpriz golcü olarak şans arayacaktır. Uzaktan şutu tadında deniyorlar. Fazla abartmıyorlar ancak fırsatı bulunca da uzaktan şans denemekten çekinmiyorlar.
Bizim, sahamızda oynamamız büyük bir avantaj. İlk yarıda bir şeyler yapmamız ve skor üretmemiz gerek. Rakibi baskı altına alabilirsek gol de buluruz. Öyle bir savunma karşısında oynayacağız. Ancak ikinci yarıya dikkat etmemiz şart. Özellikle son maçlarda gollerini genelde ikinci yarıda bulmuşlar. Bu da kondisyon ve motivasyon olarak üst düzey olduklarının bir göstergesidir. Bizim de dikkatimizi sürekli diri tutmamız lazım. Sahamızda çok daha zor rakiplerimizi yenmiştik. Kayseri’den de 3 puanı almamamız için bir sebep yok. Bu maçı alalım ve Manisa’nın da bu hafta puan kaybederse kalan haftaları arkamıza yaslanarak rahatça izleyelim.
| So, 19.02.2012 | 15:00 | H | ![]() |
Trabzonspor 4.Platz | 4-5-1 | – | 3:3 | ||
| 28 | Fr, 24.02.2012 | 19:00 | A | ![]() |
Orduspor 11.Platz | 4-5-1 | 11.024 | 1:0 | |
| 29 | So, 04.03.2012 | 14:00 | H | ![]() |
Manisaspor 16.Platz | 4-4-2 doppel 6 | – | 2:0 | |
| 30 | Sa, 10.03.2012 | 15:00 | A | ![]() |
Istanbul BB 9.Platz | 4-3-3 offensiv | – | 1:0 | |
| 31 | So, 18.03.2012 | 18:00 | H | ![]() |
Samsunspor 17.Platz | 4-3-3 offensiv | – | 2:0 |





