Yeni Karabükspor, yeni anlayış, yeni rakipler, yeni öfkeler ve yeni sevinçlerle dolu yeni bir sezona daha girdik. İlk hafta itibariyle kötü başlasak da en azından kaybetmeden bitirmek güzel ve önemli. Trabzonspor’a karşı alınan 1-1’lik beraberlik, takımımızın sezon boyunca ortaya koyacağı mücadele açısından çok güzel ipuçları verdi. Skor, çok daha farklı olabilirdi. Kazanabilirdik ancak hatalı başlangıcın bedelini 2 puanla ödedik. Yine de Michael Skibbe’nin takımının, önümüzdeki döneme dair umut verdiğini söyleyebiliriz.
Bu haftaki rakibimiz Kasımpaşa… Kasımpaşa da aynı bizim gibi zor bir maçı geride bıraktı. Hatta işleri bizden daha zordu çünkü Galatasaray deplasmanındaydılar. İyi direndiler. Rakiplerini zorladılar. Az kalsın puan da alıyorlardı ancak kaybettiler. Yeni bir takım olmaları sebebiyle değerlendirmemiz büyük hata payları içerecek ancak tek maçla da olsa bazı konularda belirgin fikirler verdiklerini söyleyebiliriz. Bu belirgin fikirlerin en önde geleni ise rakibimizin çok hızlı şekilde hücuma çıktığı… Cuma akşamı bu ayrıntı ön plana çıkabilir. Ayrıca yeni toplanmış bir kadro olmalarına rağmen özellikle top kullanma bakımından uyumlu gözüktüler.
Kasımpaşa’nın kadrosunu kalesinden başlayarak inceleyelim. Kalelerinde tam anlamıyla marka diyebileceğimiz bir isim olan Andreas Isaksson var. Son olarak PSV Eindhoven kalesini koruyan, daha önce Juventus, Rennes ve Manchester City gibi takımlarda yer almış bir kaleci Isaksson. Ve henüz daha 30 yaşında. Süper Lig için çok önemli bir tecrübe olduğunu kabul etmek lazım. Çok rahat bir şekilde İngiltere veya Almanya gibi ülkelerde forma giyebilirdi. Isaksson, büyük kariyerine rağmen aşılmayacak bir kaleci değil. Onun da önemli zaafları var. Öncelikle son Galatasaray maçında da ortaya çıktı ki 1.99’luk boyuna rağmen yan toplarda bocalıyor. Galatasaray’ın iki yan topta golü bulması önemli bir detay. Cepheden gelen toplarda başarılı ancak yan toplar dengesini bozuyor. Reflekslerinin çok iyi olmaması nedeniyle kalecilik sezgileriyle yer tutmaya çalışıyor. Bu bağlamda özellikle duran toplar ve kanat hücumları bizim için çok önemli olacak. Jahic, Mabiala, Mehmet Yıldız ve son maçta da gördüğümüz üzere Shelton gibi hava topuna çıkabilen oyuncularımıza iş düşüyor. Onlarla skor üretebiliriz. Ayrıca mümkün olduğunca çizgiye inmemiz gerek. Hem Kasımpaşa defansı, hem de Isaksson böyle anlarda bocalıyor. Aralarındaki uyum henüz tam olarak sağlanabilmiş değil. Isaksson’un yedeği, Manisaspor’dan tanıdığımız İlker Avcıbay. İlker için çok iyi bir yedek kaleci olur ama asla bir Süper Lig takımının as kalecisi olamaz derdim her zaman. İlker nihayet ideal konumunu bulmuş durumda. Yenecek golü yer, kurtarılacak olanı da genelde kurtarır. Akmaz kokmaz bir kalecidir. Bir sakatlık falan olmazsa kulübede olacaktır.
Kasımpaşa’nın savunması ligin tecrübeli oyuncularından kurulu. Göbekte Yalçın Ayhan ve İlhan Eker olacak. Bu ikilinin yedeği olaraksa genç Barış Başdaş ve Elyasa Süme var. İyi bir yabancı ile (lig için) üst düzey olabilecek bir savunma göbeği rotasyonu. Yalçın’la İlhan’ın en önemli özellikleri ağır oluşları. Bu sebeple savunmayı geriye gömülü kurmaları fazlasıyla olası. Savunma çıktığında arkada bırakacakları boşluklara atılacak toplar büyük tehlike yaratacaktır. Isaksson da öyle fazla çıkmayı seven, yani Rüştü ya da Muslera tipi bir kaleci olmadığı için arkaya sarkıtılan toplarda etkisiz kalacaktır. Yalçın-İlhan ikilisinin en büyük avantajı hava toplarında etkili oluşları. İlhan Eker zaten Galatasaray’a karşı takımının tek golünü atan isim. Yalçın Ayhan da sık sık ileri çıkıp pozisyon arar. Geçen sezon Ordu formasıyla asistleri bile vardı bu şekilde. Dikkat etmemiz şart… Yedeklerden Barış da ağır bir isim. Elyasa nispeten daha çabuk ancak onun da hava topu zaafı var. Yalçın ve İlhan oynayacaktır tabii. Ona göre plan yapmak lazım.
Savunmanın en büyük zaaflarından biri de kanatlar… Kanatları henüz iyi savunamayan bir rakip olacak karşımızda. Sağ bek olarak Abdurrahman Dereli ve Pablo Pintos isimleri ön plana çıkıyor. Gerekirse Elyasa Süme de burada değerlendirilebilecek bir oyuncu. Yabancı sınırlaması nedeniyle Abdurraman formaya daha yakın. Zaten lig için ideal bir sağ bek. Fazla üst düzey bir özelliği yok. Çok fahiş hatalar da yapmıyor. Düz ve istikrarlı bir oyuncu. Pintos ise biraz daha değişik bir sağ bek. O da nispeten iyi bir kariyere sahip. Arjantin’de San Lorenzo, İspanya’da ise Getafe’de forma giymiş bir isim. Hücumu seviyor ancak tabii ki savunmayı aksatıyor. Bir de çoğu Güney Amerikalı oyuncuda olduğu gibi bir istikrar problemi var. Pintos oynarsa Seric’i bol bol zorlayacaklardır ancak arkada da bol bol boşluk bırakacaktır. Sol tarafta ise Volkan Yaman ve Sancak Kaplan isimleri dikkat çekiyor. Volkan Yaman, sezon öncesi kampında ciddi bir sakatlık geçirdi ve ilk devreyi kapattı. Sancak Kaplan o bölgede en önemli alternatif konumunda. Normalde yedek olarak düşünülüyordu ancak yine formayı kapmış oldu. Benim çok tuttuğum tipte bir bek değil. Türkiye’de sol bek yetişmediği için kıymetli olanlardan. Sık sık pozisyon hatası yapar. Hücumu çok fazla düşünmez. Orta karar bir çabukluğa sahiptir. İyi bir yedek olabilir ancak. Sağ kanadımızda sağlam bir Ahmet İlhan gerçekten çok işe yarardı bu maçta. Savunmayı genel olarak toparlayacak olursak, Yalçın ve İlhan’ın arkasına atılacak toplar ve kanatlardan yapılacak ataklar bizim adımıza tehlike yaratır. Arka direk organizasyonları ile savunmayı hazırlıksız yakalayabiliriz. Bu işleri yapabilecek oyunculara da sahibiz.
Kasımpaşa orta sahası tecrübeli oyunculardan kurulu. Bu bölgedeki en önemli isim Fabian Ernst. Yaşı ilerlemiş olsa bile ligde orta sıralara oynamak isteyecek bir takım için biçilmiş kaftan Ernst. Normal olarak Kasımpaşa’da da orta sahanın liderliğini o yapıyor. Eski halinden biraz uzak. Artık daha ağır ve daha erken yoruluyor ancak eşsiz futbol aklı sayesinde de bazı açıklarını kapatıp, halen daha değerli bir oyuncu olmayı başarabiliyor. Ernst’in yanında Sarmov oynayabilir. Buradaki diğer alternatifler de Kerem Şeras, Hakan Özmert ve mecbur kalınırsa Hüseyin Kala… Hakan Özmert’i Ernst-Sarmov ikilisinin hemen önünde kullanacaktır Metin Diyadin. Bizde de zaman zaman Cernat’ın alternatifi olarak oynamıştı zaten. Sarmov ve Hakan, sık sık uzaktan şut atacaklardır. Zaten Metin Diyadin’in oyun felsefesinde uzaktan atılan şutlar da önemli bir yer tutar. Geçen sezonun ilk yarısındaki Orduspor’u hatırlayalım… Orta sahaları gayet dirençli ancak savunma işleri genelde Ernst’e kalacak gibi. O bakımdan biz de direnç gösterbilirsek kondisyonumuz sayesinde dakikalar ilerledikçe orta sahayı ele geçirebiliriz.
Kanatlarda etkili oyunculara sahipler. Galatasaray’a karşı sağ açık olarak Tabare Viduez forma giydi. 22 yaşındaki Viduez, bundan 3-4 sezon önce Milan kadrosunda yer almış ve hatta bir de Serie A maçına çıkmış, ilginç bir oyuncu. Çok yetenekli ancak kendisinden beklenen çıkışı bir türlü yapamamış. Ne zaman ne yapacağı çok belli olmayan cinsten bir oyuncu. En önemli özelliği çabukluğu ancak sert savunmayla karşılaşınca yılıp kaybolabilir. Sağ açıktaki diğer alternatifler ise Djalma Campos ve Ali Bilgin. Djalma, Galatasaray’a karşı sol açıta değerlendirilmişti. Bize karşı da böyle olmasını bekliyorum. Ali Bilgin’i ise çoğumuz tanıyoruz. Antalyaspor’da yaptığı ve Fenerbahçe’de devam ettiremediği çıkışının ekmeğini yiyor halen daha. Fenerbahçe’den sonrası hep hayalkırıklığı zaten. Sol tarafta Djalma Campos’un dışında Nikolay Dimitrov, Halil Çolak ve gerekirse Şahin Aygüneş görev yapabilir. Alternatifi bol, zengin bir kanat rotasyonuna sahipler kısaca. Bize karşı oynamasını beklediğim Djalma, Porto’dan kiralık. İlk maç itibariyle olumlu bir izlenim bıraktığını söyleyebilirim. Bir kere fizik olarak çok iyi. Tay gibi. Yıkılmıyor. Galatasaray savunmasındaki Dany’i omuz omuza mücadelede yıkmayı başardı. Ki bu da kolay bir iş değil. Çok da süratli. Ancak son hareketlerde sorunu var. Getirdiği topları olumlu kullanamıyor. Son anda dağılıyor. Afrikalı oyuncularda olan tipik bir handikap tabii bu. Djalma da Angolalı ne de olsa… Dimitrov, daha değişik tarz bir oyuncu. Tekniği ön planda. O da zaman zaman süratli bir oyuncu olabiliyor. Geçen sezon çok iyi performans sergilemişti. Bu sezon yerini kaptıracak gibi duruyor. Ancak Djalma ya da Tabare Viduez’den biri kesilirse Dimitrov kendisini gösterme şansı bulabilir. Halil Çolak ise bu bölgede son alternatif diyebiliriz. Aslında yetenekli bir gurbetçi futbolcu. 2 sezon önce Hollanda’dan transfer edilmişti. Mevkisindeki bol alternatifin kurbanı oldu diyebiliriz.
Hücum hattının en ucu için de önemli seçenekleri var Kasımpaşa’nın. İlk alternatif, Kalu Uche olacaktır. Nijerya Milli Takımı oyuncusu da olan Uche, geçen sezon bir ara bizimle adı geçen oyuncular arasındaydı. Ciddi bir İspanya kariyeri var. Aralara iyi kaçar. Fiziği iyidir ve her şekilde gol vuruşu yapabilen bir golcüdür. İlk maçta hiç hazır görünmedi. Özellikle son vuruşlarda çok yetersiz bir görüntü verdi. Umarım ki bu kötü hali bize karşı da devam eder. Çizgisini tutturursa takımını sürükleyebilecek, İBB’deki Pierre Webo tarzı bir golcü Kalu Uche. Yedekleri ise alt liglerin kralı Adem Büyük ve ümit milli futbolcu Şahin Aygüneş. Genelde benzer tarzda oyuncular bunlar. Uche çıkınca yerine girecek olan oyuncu yine Uche tarzı bir oyuncu olacak yani. Çeşitlilik yok ancak devamlılık var. Bunun ne kadar avantaj, ne kadar dezavantaj olduğunu gözlemleyerek anlayacağız.
Genel olarak baktığımızda, karşımızda ligin iyi kadrolarından biri var diyebiliriz. Yeni kurulan bir takım için oldukça iyi bir uyum gösterdiklerini de söylemek mümkün. Tek zaaf savunmanın henüz tam oturmamasıydı. Forvet oyuncuları da son hareketlerde eksik kaldı. Puan ya da puanlar almak mümkün. Skibbe’nin saha içinde maçı iyi analiz ettiğini ve hata yapsa bile bundan zamanında dönme erdemini gösterebildiğini düşünürsek, neden olmasın diyebiliriz. Kadromuz yeterli. Yeter ki iyi seçimler yapılsın, doğru futbol oynansın…
