Eki 17, 14 yıl önce
, ,

Süper Lig 8. Hafta Rakibimizi Tanıyalım – Eskişehirspor

Sıkıcı ve üzücü geçen milli maç arasının ardından ligimize zorlu Eskişehir deplasmanıyla geri dönüyoruz. Bu maç, verilen aranın ardından olabilecek en zor lig maçlarından birisi. Karşımızda etkili bir iç saha takımı var. Özellikle Ediz Bahtiyaroğlu’nu trajik şekilde kaybettikten sonra daha da kenetlenmiş bir takımla karşı karşıyayız. Transferin son günlerinde yapılan takviyelerden de olanca verimi alıyorlar.

Eskişehirspor, UEFA Avrupa Ligi ön elemeleri nedeniyle sezonu erken açan takımlardan birisi. Sezon başındaki yanlış kadro oluşumu ve güçlü Marsilya’yla eşleşmelerinin sonucu olarak Avrupa’ya erken veda ettiler ve lige de ilk iki hafta aldıkları iki yenilgiyle başladılar. Takımın doğru düzgün bir sağ beki ve forvet oyuncusu yoktu. Herkes Ersun Yanal’ın ayrılması gerektiği yönünde fikir belirtirken üçüncü haftadan itibaren gözle görülür bir gelişim gösterdiler. Bu yazıda yapabildiğim kadarıyla Eskişehirspor’u analiz etmeye çalıştım. Kuvvetli, ancak yıkılabilecek bir takımla karşı karşıya olduğumuz sonucuna vardım.

Kadroyu incelemeye kaleden başlayalım. Eskişehirspor, yıllardır kalesini koruyan ve iri fiziğinin yanı sıra ilerlemiş yaşı nedeniyle refleksleri iyice körelmiş olan Vanja Ivesa ile geçen sezonun bitmesiyle birlikte yollarını ayırmıştı. Yerine Hollanda’da Maastricht takımında dikkat çeken ve iki sezondur West Ham United’da yedek bekleyen Belçikalı kaleci Ruud Boffin’i aldılar.  Boffin, henüz 24 yaşında ve gelecek vaadeden bir kaleci olarak bilinir. Ancak Eskişehir’de, özellikle ilk haftalarda maç eksiğinin de etkisiyle çok kötü maçlar çıkardı. Cepheden gelen toplarda ortalamanın biraz üstü, “eh işte” diyebileceğimiz bir performansı var. Ancak yan toplarda ölü taklidi yapması nedeniyle taraftarın pek güvenini kazanabilmiş değil. Kötü goller yiyebiliyor. Geçen hafta Galatasaray’a karşı sergilediği insanüstü performansı ortaya koymadığı sürece, bize de çok sorun yaratacakmış gibi bir hali yok.  Boffin’in yedekleri, Kayacan Erdoğan ve Sinan Ören. Kayacan, ikinci tercih oluyor genelde. Eskişehirspor’un bir tecrübeli kaleci eksiği var. En azından ikinci kalecinin, kendisini her an belli bir seviyede tutacak, performansı inişli çıkışlı olmayan, nerede ne yapacağını bilip güvenebileceğiniz bir isim olmasından yanayım. Bu bağlamda Eskişehirspor’un kalesini pek de güvenli görmüyorum onların açısından baktığımda.

Savunmanın sağında durum sezon başında içler acısıydı. Sağ bek olarak aslen ön libero oynayan Veysel Sarı oynuyordu ve alternatifi yoktu. Geçen sezon bu bölgede görev yapan Koray Arslan’ın Antalyaspor’a transfer olmasından sonra sağ beke takviye yapılmamıştı. Diğer alternatif kaptan Sezgin Coşkun’un sakatlığı da birinci yılını doldurunca forma Veysel’e kalmıştı. Hal böyle olunca, orijini sağ bek olmayan Veysel’in iyi niyetli ama yetersiz oyunu nedeniyle hem takım, hem de oyuncu bu durumdan zarar gördü. Derken transferin son günlerinde Manisaspor’dan Jerry Akaminko alındı ve sorun şimdilik çözüldü. Akaminko o bölgeyi şüphesiz ki rahatlattı. Ancak o da zaman zaman gereksiz sertlikler yapabilen, zamansız kartlar gören ve kişisel hatalar yapabilen bir oyuncu. Yine de şu ana kadar iyi gidiyor. Hücuma katkısı tabii biraz sınırlı. Sol bek olarak ise yılların Bundesliga oyuncusu Dede var. Dede, ligin en iyi sol beklerinin başında geliyor dersek abartmış olmayız. Savunmada zaman zaman ağır kalabiliyor ancak bunu tecrübesiyle telafi ediyor. Hücuma katkısı ise ortalamanın epey üstünde. Kesinlikle Türkiye’ye birkaç gömlek büyük gelen bir oyuncu ve mentaliteden bahsediyoruz. Ancak sağ tarafta yaşanan sorun, burada da öne çıkıyor. Dede’nin tek yedeği Azerbaycan Milli Takım oyuncusu Ufuk Budak. Geçen sezonu Freiburg’un rezerv takımında geçiren Ufuk, sezon başında benim Karabükspor’a önerdiğim oyuncular arasındaydı ancak ona uyanan takım Eskişehirspor oldu. Şu anda sakatlığı sebebiyle takımdan ayrı çalışıyor. Dede’nin sakatlanması halinde o bölgede oynayabilecek oyuncu sıkıntıları var. En yakın iki aday, Tello ve Diego gibi görünüyor. Belki de yine joker Veysel’i kullanırlar, kim bilir?

Savunmanın göbeği de sorunlu bir bölge Eskişehirspor adına. Sezonun dördüncü haftasına girilirken ligin iyi stoperlerinden biri olarak kabul edebileceğimiz Ediz Bahtiyaroğlu’nun hayatını kaybetmesiyle birlikte alternatif sıkıntısına düştüler. Tabii böyle trajik bir şekilde genç yaşta hayatını kaybetmiş bir insanın yokluğundan yola çıkarak teknik analiz yapmak abes geliyor, o da apayrı bir mesele. Eskişehir kadrosuna baktığımızda savunmanın göbeğinde direkt oynayan iki isim Servet Çetin ve Diego Angelo. Onların dışında sakat Sezgin Coşkun da göbekte görev alabilecek bir isim ancak muhtemelen daha aylarca oynayamayacak. Hal böyle olunca tek alternatif, Jerry Akaminko olarak göze batıyor. Tabii onun sağ bekten stopere geçmesi demek, Veysel Sarı’nın sağ beke geçmesi ve savunmayla orta saha dengesinin tamamen bozulması demek. Uzun lafın kısası, Eskişehir savunmasında dengeler pamuk ipliğine bağlı. Peki bu savunma eksik yokken çok mu iyi? Asla… Servet ve Diego, uzun boyları ve kalın yapıları nedeniyle çok ağır oyuncular. Kolay kolay belleri dönmüyor. Dolayısıyla çabuk oyuncular karşısında çok zor durumlara düşüyorlar. Özellikle Kayserispor maçında Mouche karşısında çok sıkıntı yaşadılar. Ayrıca özellikle Servet, pres altında top kayıpları yapabiliyor. Hiçbir şey olmasa, uzun top oynuyor ve isabet kaydedemiyor. Bu savunmanın bir diğer zaafı da yan toplar. Yerden ya da havadan, hiç fark etmiyor. Yandan gelen toplarda rakibe vuruş şansı tanıyorlar. Aslında uzun boylu olmalarına bakarak kafa topu bırakmamalarını bekleyebiliriz ancak hiç de öyle olmuyor. Henüz tam bir uyum yakalayabilmiş değiller. O yüzden alan paylaşma konusunda büyük hatalar yapıyorlar. Ani baskılarda gerekli müdahaleleri yapamıyorlar. Ayrıca geride kurulu bir savunma olmalarına rağmen, arkaya adam kaçırma gibi de bir huyları var. Bu, savunmanın geride kurulu olması meselesine bilahere değineceğim. Son olarak, Diego Angelo’nun ileri çıkışlarına dikkat. Bu sezon henüz yapamadı ancak çok sürpriz gollere imza atabiliyor.

Ersun Yanal, orta sahada üçlü bir hat kullanıyor. Tabii bu üçlü, zaman zaman maç içinde ikili de olabiliyor. Tello’ya biraz daha serbest bir rol biçilmiş durumda. Burada Hürriyet Güçer, Alper Potuk, Veysel Sarı, Rodrigo Tello, Aytaç Kara ve Mehmet Güven gibi alternatifler var. Bence gayet iyi seçeneklere sahipler. Alper Potuk’un birkaç haftalık sakatlığı süresince Hürriyet, Veysel ve Tello oynadı ağırlıklı olarak. Alper, geçen hafta iyileşince Tello sol açığa geçti ve göbek Alper-Hürriyet-Veysel üçlüsünden oluştu. Tabii bu mücadeleci üçlünün bir arada kullanılmasında TT Arena’da Galatasaray’a karşı oynanmasınını etkisi de vardı. Bize karşı Hürriyet ve Alper’i Tello ile üçleyebilirler. Tabii Tello’yu hep ayrı yazıyorum. Zira başta da bahsettiğim gibi, biraz daha serbest bir rolü var. Şilili oyuncuya özellikle dikkat etmemiz lazım. Eskişehirspor’un tüm hücum aksiyonları onun elinden çıkıyor. Çok etkili bir oyuncu. Şu ana kadar beş golün pasını vermiş durumda. Bir de onun yarattığı pozisyonlardan atılamayan golleri düşünün. Takımda topla oynama süresi en fazla olan isim Tello. Ayrıca duran toplarda da çok etkili. Özellikle kendi ceza sahamızın çevresinden ve rakibe göre sağ taraftan faul yapmamamız lazım. Tello bu atışları çok etkili kullanıyor ve özellikle Necati ile Kamara Tello’nun ortalarına kolaylıkla kafa vurabiliyorlar. Tello çok önemli!

Gelelim savunmanın geride kurulması ve orta saha arasındaki ilişkiye. Şimdi savunmanın geride kurulması demek, takımın saha içi yerleşiminde boyunun uzaması demek. Başka bir deyişle en gerideki oyuncu ile en ilerideki oyuncu arasındaki mesafenin artması demek. Yani saha içinde yerleşimin yeterli derecede yapılamaması ve rakibe top oynayacak alan bırakmak demek. Eskişehirspor, bu sorunu bir tek geçen hafta Galatasaray’a karşı yaşamadı. Daha önce ortalama 58-59 metre olan  takım boyu, Galatasaray karşısında 48 metrelere kadar düştü. Bu da, Galatasaray’a karşı alan daraltma olarak bir fayda sağladı. Ancak bize karşı böyle kısa boylu bir takımla oynamayacaklar. Hücum etmeye çalışacakları için yine 57-58 metreleri bulacaklar. Ve ortada oynayan Hürriyet, Alper ve Veysel gibi oyuncular, ön tarafa çıkacak. Savunma geride kaldığı için de arada derin boşluklar olacak. Bu bir tahmin değil çünkü bu haftaya kadar, bahsettiğim gibi olmuş ve çok pozisyon yemişler. Özellikle kendi ceza yaylarına yakın yerlerde rakibe topla oynama fırsatı tanımışlar. Tabii oraya kadar gidebilmek için ilk başta koyulan duvarı aşabilmek şart. Servet ve Diego’nun karşıladığı toplar, genelde rakibe gitmiş ve tehlike olarak geri dönmüş. Yani ikinci topları toplayabilmemiz lazım. Rakip, buna olanak sağlayan bir rakip. Hal böyleyken, Cernat ve oynarsa Ahmet İlhan gibi oyunculara iş düşüyor. Tabii rakip savunmadan top sektirmek için de (her ne kadar fazla tutmadığım bir oyuncu olsa da) Mehmet Yıldız bize bu maçta faydalı olabilir. Kısacası, Servet ve Diego’nun yay civarına düşüreceği topları toplarsak çok ekmek yeriz. Çünkü Hürriyet, Alper ve Veysel oraya yeterli desteği veremiyor.

Es-Es’in kanatları, hücuma dönük oyunculardan kurulu. Ligin moda formasyonları 4-3-2-1  ve 4-2-3-1’i uyguladıkları için bu da normal bir durum tabii. Genelde sağ tarafta Diomansy Kamara, solda da Erkan Zengin oynuyor. Aralarına zaman zaman geriden Tello giriyor. Kamara’nın alternatifi Burhan Eşer, Tarık Çamdal ve Patryk Malecki. Ayrıca Erkan Zengin de orada oynayabilir. Erkan’ın soldaki alternatifleri ise Serol Demirhan, Rodrigo Tello ve Kamara. Mikail Albayrak ve Erkut Şentürk gibi oyuncular, henüz forma giymedikleri için onları dikkate almıyorum. Bu iki kanat oyuncusu gayet aktif. Kanatları kullanmayı seven bir takım. Kafayı vuran oyuncuları da var haliyle. Ayrıca Kamara ve Erkan’ı sık sık rakip savunmanın arkasına sarkıtma çabaları var. Hızlı kontraatağa çıkıyorlar. Özellikle Kamara, önünde boş alan bulunca çok etkili olabilen bir oyuncu. Çok akıllı ve kafasını kaldırıp oynuyor. Dar alanda biraz ağız kalsa da geniş alanda çok etkili. Ayrıca hava toplarında da etkili. Geçen sezon bize bir kafa golü vardı hatırlarsanız.

Eskişehirspor’un forveti de sezon başında saç baş yoldurtacak cinstendi aynı sağ bek pozisyonu gibi. O bölgede bir tek Atdhe Nuhiu vardı. Rapid Wien’den gelen Nuhiu, upuzun boyu ve ağır fiziği nedeniyle yerden çok etkisiz bir oyuncu. Hava toplarında da öyle ahım şahım bir yanı yok. Ceza sahasında top ayağına geldiğinde soğukkanlı olması en büyük avantajı. Ben, çok beğenmiyorum tarz olarak. Ancak transferin son günlerinde gelen Necati  Ateş, bu bölgeyi kurtardı diyebiliriz. Necati, yaşına rağmen çok yırtıcı bir görüntü çizdi bu sezon. Onu fazla anlatmaya gerek yok. Şu an aktif futbolcular arasında ligin en golcü ismi. Golü iyi kokluyor. Aralara iyi koşuyor ve hava toplarında da etkili. Daha ne olsun?

Eskişehirspor’un dezavantajlarını kısaca toparlamaya çalışırsak:
1- Savunmanın karşıladığı topları orta saha oyuncuları toplayamıyorlar. Bir diğer deyişle, rebound alamıyorlar.
2- Savunma oyuncuları, çok ağır olduklarından pres altında sıkıntı yaşıyor ve çabuk oyunculara karşı zor durumlara düşüyorlar.
3- Stoperler alan paylaşımı yapamıyor. Yan topların hepsi tehlike. Böyle çok gol yemişler.
4- Arkaya adam kaçırabiliyorlar.
5- Güven vermeyen bir kalecileri var.
6- Hücum aksiyonları tek bir oyuncu üzerine kurulu. Onu durdurursak Eskişehirpor’u da durdurmuş oluruz.

Avantajları ise kısaca şöyle:
1- Hücumda ani ve etkili pres yapıp hızlıca çoğalabiliyorlar.
2- Oyun kurucuları Tello çok formda. Takımı her an pozisyona sokabiliyor.
3- Alper ve Hürriyet gibi oyuncuları çok az pas hatası yapıyor. Orta sahada topu ayaklarında tutabiliyorlar.
4- Duran toplarda ve kornerlerde etkililer. Yine Tello’ya dikkat.
5- Necati ve Kamara gibi oyuncular, kafa toplarında çok etkili.
6- En uçtaki oyuncu, orta yuvarlağa doğru gelip duvar olarak savunmayı ileriye çekiyor. Doğan boşluklara Kamara, Erkan, Alper ve Tello gibi oyuncuları kaçırıp pozisyona giriyorlar. Özellikle Tello-Kamara uyumuna dikkat.

Görüldüğü üzere belirgin avantajları ve zaafları olan bir takım. Çok güçlüler ve etkililer. Ancak yenilmeleri için gerekli fırsatları da rakiplerine sunuyorlar. Tabii Es-Es bandosunu da unutmayalım. Tribündeki kaliteyi bir basamak yukarıya taşıyan, başarılı bir oluşum. Bu hafta umarız ki bizim zaferimize eşlik ederler enstrümanlarıyla.

Paylaş "Süper Lig 8. Hafta Rakibimizi Tanıyalım – Eskişehirspor"

Sitemiz yorumlara kapatılmıştır.

1 Yorum

  1. Pingback: Sabır Taşı Çatlamak Üzere / Eskişehirspor:5 Karabükspor:2 | My Blog 13 Ocak 2015 […] Maçtan önce Eskişehirspor’u tanıtmak için KırmızıMavi’de yazdığım yazıda (yazıya bu linkten ulaşabilirsiniz) rakibin hücum aksiyonlarından bahsederken orta saha oyuncularını, özellikle de Alper ve […]