Kas 29, 14 yıl önce
, , ,

Süper Lig 14. Hafta Rakibimizi Tanıyalım – SB Elazığspor

Sahamızda mutlak kazanmamız gereken bir maça çıkıyoruz. Rakip, ligin son sırasındaki Elazığspor. Son sırada olduklarına bakmayın. Bu durum tamamen Bülent Uygun’un eseri. Kadro tamamen yetersiz. Bu kadroyu da Bülent Uygun oluşturdu. Sezonun 8. haftasından itibaren göreve gelen Yılmaz Vural, bu kötü kadroya rağmen dirençli bir takım oluşturma yolunda. Karşımızda ne olursa olsun zor teslim olan bir takım olacak.

Bize dönecek olursak, Mesut Bakkal yönetiminde ilk yenilgimizi (umalım ki nadir yenilgilerden biri olur bu) geçtiğimiz hafta Mersin İdmanyurdu deplasmanında aldık. Bu yenilginin en büyük sebebini aslında hoca maçtan sonra kendisi söyledi. “En azından bir puan kazanmak için gelmiştik” cümlesini kurdu. Bana göre “en azından bir puan için” gelen takım, galibiyeti düşünmez. Beraberliğe şartlanmıştır çünkü. Yani o cümledeki “en azından” ifadesine hiç mi hiç gerek yok. İşte biz de tam bu sebepten dolayı yenildik. “Mutlak üç puan” amacıyla maça çıkmış olsaydık, emin olun o üç puanı rahatlıkla alabilirdik. Sağlık olsun. Buna bir iş kazası diyelim ve önümüzdeki maçlarda kazanmayı umalım. Bunu yapacak gücümüz var zira…

Elazığspor’u incelemeye her zamanki gibi kaleden başlayalım. Yıllardır ülkemizde oynayan ve daha önce Eskişehirspor’dan tanıdığımız Vanja Ivesa koruyor kalelerini. Toplamda yedikleri 24 golle biz ve Kayserispor’la birlikte ligin en çok gol yiyen takımı olduklarına bakmayın. Ivesa bu sezon iyi bir kalecilik performansı ortaya koyuyor. Normalde tuttuğum bir kaleci değil. Boyu 2,05 m. ve yaşı 35. Yerden gelen toplarda genel olarak vasat ve yaşından dolayı da refleksleri zayıf bir kaleci Ivesa. Ama bu sezon yediği onca gole rağmen iyi oynuyor. Önündeki savunma gerçekten evlere şenlik. Ivesa havadan gelen yan toplarda boyu nedeniyle etkili. Bire birlerde de uzun bacaklarını çok iyi kullanan bir kaleci. Onu mümkün olduğunca yerden vuruşlarla avlamaya çalışmalıyız. Bir de kanatlardan ama yerden kale alanı ön çizgisi civarına kesilecek sert toplar mutlaka tehlike yaratacaktır. Elazığspor geride kalan haftalarda bu şekilde çok gol yemiş, en azından pozisyon vermiş bir takım. Ivesa ve stoperler arasında bu noktada bir koordinasyon zaafı yaşıyorlar. Ivesa’nın yedeği, 34 yaşındaki Ahmet Şahin. Ahmet vasat bir yedek denebilir. Ligde bu sezon yalnızca 45 dakika oynamış ve bir gol yemiş. Kupada ise iki maçta oynamış. Ankara Demirspor maçında gol yemezken, Pendikspor’dan tam üç gol yemiş bir kaleci. Üçüncü kaleci ise 21 yaşındaki Mücahit Atalay. Sezon başında Trabzonspor’dan transfer edilmişti. İzlemediğim için nasıl bir kaleci olduğu konusunda yorum yapmasam daha iyi…

Yılmaz Vural’ın ekibinde sağ kanat savunuculuğunu geçen sezon Samsunspor’da çıkış yapan Adem Alkaşi yapıyor. Adem iyi bir sağ bek. Arkasında fazla boşluk bırakmaz. Ancak stoperlerle onun da bir uyum sorunu var. Özellile sağ stoperle arasına atılacak toplarda sorumluluk paylaşımını yapamıyorlar. Bu bölgeye sol açık olarak oynaması muhtemel Ahmet İlhan’ı ya da en uçta oynayacak olan oyuncumuzu (Mehmet Yıldız demiyorum çünkü Mehmet’in o cüsseyle bir yere kaçacak hali kalmamış) kaçırabilirsek kaleciyle sık sık burun buruna kalabiliriz. Ya da en azından savunmanın yer paylaşımını bozabilir, boş alanlar yaratabiliriz. Yani netice olarak Ahmet İlhan’ın taç çizgisine değil de içeriye meyilli oynaması gerekiyor. Adem Alkaşı’nın yedeği ilk bakıldığında Atahan Menekşe gibi görünüyor. Alt liglerin önemli bir oyuncusudur Atahan. Ancak onun da çok ciddi bir maç eksiği var. Bize karşı oynama şansı bulursa (ki sanmıyorum) bocalayacaktır. Bu sebeple Adem’den sonraki ilk tercih o olamıyor. Mesela Yılmaz Vural Galatasaray’a karşı cezalı olan Adem’in yerine Julien Faubert’i oynattı. Ki Faubert de kariyeri boyunca ciddi bir sağ bek deneyimi yaşamış bir oyuncu. Çok kötü oynamadı o bölgede. Bu sebeple Adem’in ilk alternatifi Faubert diyebiliriz.

Sol bek pozisyonu sezon başından bu yana arayışlara sahne oldu Elazığspor’da. Bülent Uygun, aslen bir orta saha oyuncusu olan Marvin Zaagelaar’ı o bölgede denedi. İlk başlarda iyi de sonuç aldı denebilir. Ancak Zaagelaar da ilerleyen haftalarda takıma ayak uydurdu ve düşüş yaşadı. Hatta kırmızı kart falan da gördü. Onun olmadığı dönemde Yılmaz Vural yine bir sol açık olan Aydın Karabulut’u denedi. Aydın sol bek oynadığı maçlarda hücuma müthiş katkı yaptı ancak geri dönmeyi unuttu. Savunma yerleşiminde hep ileride kaldı ve yine defansın dengesi bozuldu. Son haftalarda sağlamsa Orhan Ak oynuyor sol bek olarak. Orhan Ak, ligin tecrübeli oyuncularından. İleri çıkmayı fazla sevmez. Zaten stoper olarak da oynayabildiği için savunma sezileri gelişmiş bir oyuncu. Hücuma çıkmayı sevmez dedik ancak duran toplarda sık sık kalemizin önünde görebiliriz Orhan’ı. Ciddi bir hava topu tehlikesidir. Dikkat etmek lazım. Orhan da ortalama bir sol bek performansı ortaya koyacaktır. Nispeten ağırdır ancak yer tutmayı, kademe yapmayı bilir. Onu bize karşı zorlayacak en önemli ayrıntı, önünde oynayacak olan Aydın’ın savunmaya yardıma gelmemesinden dolayı yalnız kalması olacaktır. Bu sebeple sağ bek pozisyonumuzdaki oyuncunun da sık sık bindirme yaparak sağ açığımıza yardım etmesi gerekiyor. Bu bölgedeki bir diğer alternatif de Caner Bulut ancak o da çok yeterli bir oyuncu sayılmaz Süper Lig için.

Elazığspor’un ideal stoper ikilisi Sedat Bayrak ve Fabio Bilica. İsimleri görür görmez insanın içinden garip şeyler geçiyor zaten. Kaldı ki içlerinin güzelliği yüzlerine yansımış olan bu iki arkadaş, kesinlikle bir uyum yakalayamamış durumda ve sürekli pozisyon veriyorlar. Daha önce Sivasspor’da da birlikte oynayan ikiliden Sedat Bayrak, bu sezon gördüğü üç kırmızı kartla, en çok oyundan atılan oyuncu konumunda. Ancak Sedat’ın kartlar asla hırçınlıktan ya da kasıttan ileri gelmiyor. Ya elle oynuyor, ya pozisyon icabı sarı kartlık bir hareket yapıyor. Genelde beceriksizlik kaynaklı kartlar bunlar. Ancak ilginç olan bir durum var. Galatasaraylı Semih Kaya’yı ele alalım. Semih Kaya birçok maçın ilk 10 dakikasında sarı kartı gören bir oyuncu. Ancak şu ana kadar hiç kırmızı kart görmemiş. Çünkü sarıdan sonra kontrollü oynamayı başarmış. Ancak Sedat’ta öyle bir kaygı yok. Kendini esirgemiyor. Allah ne verdiyse oynamaya devam ediyor. Karşısına çabuk bir oyuncu geldiğinde de kart riskini en dibine kadar yaşamaya devam ediyor. Bu bakımdan bizim süratli oyuncularımıza da büyük iş düşmekte. Sedat’ın yanından her geçişleri bir faul ve kart potansiyeli taşıdığı için bunu iyi kollamalılar. Bilica da Sedat’tan pek farklı değil. Ancak bu sezon daha kontrollü. İkisinin de en büyük sorunu topla oynamayı becerememeleri. Savunmada ayaklarında top olduğu anlarda ani ön alan baskılarıyla top kazanabiliriz. En azından topu ayaklarından kontrolsüz ve uzun bir pasla çıkarmalarını sağlarız. Böylelikle oyun kurmaları engellenir. Sedat ve Bilica’nın yedeği olarak Ahmet Görkem Görk ve Hrvoje Spahija var. Ahmet Görkem Görk, normalde lige yetmez diye sezon başında gönderilecekti ancak taraftar tarafından çok sevildiği için tutuldu. Yedek olarak iş görür bir oyuncu. Pozisyon bilgisi zayıf. Hamleli ancak kontrolsüz. Spahija ise bizde geçen sezon forma giyen Danilo Nikolic gibi yumuşak ve ağır bir oyuncu. Forma giyeceğini sanmıyorum.

Şimdi bu paragrafta biraz Yılmaz Vural’ın zekasından bahsetmek gerek. Çoğu futbolsever küçümser Yılmaz Hoca’yı. Ancak eldeki savunma oyuncularına bakınca takıma müthiş bir alışkanlık kazandırmış. Elazığspor takımının sahaya yayılma boyu 52-53 metreyi geçmiyor. Bu bizim ligimiz için harika bir rakam. Bunu hemen uygulayabilmek bir beceri. Böylelikle müthiş alan daraltabiliyorlar. Geniş alanda Bilica ve Sedat’ın yaşadığı dram, Yılmaz Hoca’yı böyle bir uygulamaya itmiş. Bu düzende rahatlıkla gömülüp alanlarını savunabiliyorlar.  Biz de onlar kadar kısa bir takım boyuna ulaşabilirsek çok rahat ederiz. Ama 60 metrelere çıkarsak, hele ki kendi sahamızda oynadığımız bir maçta bu felaketimiz olur. Ancak ne olursa olsun, savunmalarında derinlik yok. Yan toplardan fazla fırsat vermeseler de arkalarına çok fazla adam kaçırıyorlar. Ofsayt taktiği de uygulamadıklarını düşünürsek, araya atacağımız toplar bizim için anahtar olacaktır.

Elazığspor, bu haftaya kadar çeşitli formasyonlarla sahaya çıktı. 4-2-3-1 denediler. 4-4-2 denediler. 4-1-4-1 denediler. Bize karşı nasıl bir diziliş çıkacağını pek tahmin edemiyorum. Yılmaz Vural’ın genelde rakibe göre taktik ve formasyon değiştirme gibi bir huyu var. Mesela geçen hafta sahaya Amr Zaki ve Herve Tum’dan oluşan çift forvetle çıkmışlar. Kadroya bakınca 4-4-2 gibi görünüyorlar. Ama pratikte farklı bir durum söz konusu. Şöyle ki; normalde forvet olarak görev yapan Amr Zaki, bu maçta orta sahaya çok yakın bir rol üstlendi. Daha çok orta sahayla forvet arasındaki bağlantıyı sağladı. Hatta savunmada takımın geri çekildiği çoğu anda kendi ceza sahası içinde konumlandı. Bu çok enteresan bir detay bana göre. Yani Yılmaz Vural, Amr Zaki’den forvet görünümlü orta saha ve hatta zaman zaman stoper olarak yararlandı. Bizim bildiğimiz yaygın tabirle doğan görünümlü şahin diyebiliriz. Bunu sadece Galatasaray maçında yapmadılar ayrıca. Daha önceki maçlarda da zaman zaman Herve Tum’u orta saha forvet arasında oynattıkları olmuştu. O zaman da Amr Zaki en uçta, Herve Tum da arkasında oynuyordu. Bunun uygulamasını nasıl yaptıklarını yazının ilerleyen bölümlerinde inceleriz.

Takımın değişik formasyonlarla sahaya yayılması nedeniyle belli bir dizilişin üzerinde durmayacağız. Göbekte iki oyuncu kullanmalarını bekliyorum. Eğer ki savunmaya yönelik tek oyuncu oynarsa (4-1-4-1 mesela) bu isim büyük olasılıkla Sezer Badur olur. Sezer de bu görevi tek başına kotaracak adam değil. Normalde bu işleri Mehmet Topal, Didier Zokora, Mahmut Tekdemir ya da geçen sezonki oyuncumuz Hocine Ragued gibi isimler iyi yapıyor. Sezer o isimlerden biri değil. Zaten bunu en son denediklerinde Kayseri’den 4 gol yediler. Tam da bu sebepten, Sezer’in yanında bir başka oyuncu oynar diye düşünüyorum. Bu isim sezon başından bu yana değişiyor. Sağlıklıysa Bülent Ertuğrul oynuyor. Değilse Murat Kayalı. Julien Faubert bile göbekte görev yaptı. Gerisini siz düşünün. Bülent, tecrübesiyle bir şeyler yapabilen bir futbolcu. 34 yaşında ve fiziksel olarak düşüşte. Topla arası ortalama. Pas alıp verebilen bir oyuncu. Murat Kayalı ise geçen sezon da takımın formasını giyen, üst düzey yetenekte olmasa bile koşan ve taktik disipline sahip olduğu için tercih edilen bir futbolcu. Bizim Hakan Söyler’e çok benzetiyorum ben tarz olarak. Hakan kadar derleyip toplayıcı değil ama hücuma daha katkı vereni. Ayrıca hücuma dönük oynayan ve geçen sezon takımın yükünü çeken oyunculardan birisi konumundaki Arif Şahin de bir alternatif. Fakat biraz kendi kafasına göre davranan bir oyuncu olduğu için bu sezon fazla forma şansı bulamadı.

Elazığspor’un kanat rotasyonu iyi. Zaten ataklarını da genelde kanatlardan geliştirmeye çalışıyorlar. Göbekten gelme dertleri fazla yok. Bir tek Feindouno göbeği kullanmaya çalışıyor. Ona birazdan değineceğim. Sağ kanatta alternatif olarak Faubert, Köksal Yedek, Göksu Türkdoğan, Serdar Gürler, Pascal Feindouno ve Gökhan Emreciksin var. Burada hiç sıkıntı yaşamayacaklardır. Muhtemelen Faubert bize karşı oynar. Faubert eğer bir sürpriz olur da başka bir mevkide görev yaparsa Köksal’ı görürüz. Hazır yeri gelmişken Köksal Yedek’ten bahsetmek lazım. Bu oyuncu, iki ayağını da kullanabiliyor. Onu sezonun ilk maçlarında sol açık olarak izlemiştik. Yeri geldiğinde forvet arkasında 10 numara pozisyonunda da yer alabiliyor. Faubert sağ kanatta oynarsa Köksal da forvet arkası oynayabilir. Dikkat etmek lazım. yay civarından etkili şutları var. Kanatta oynadığında da fuleli ve iki ayağını kullanabildiği için de tehlikeli bir oyuncu. Yabancı kontenjanının seneye düşeceğini düşünürsek, yerli rotasyonunun genişlemesi adına değerli bir oyuncu olacaktır Köksal. Tabii biraz daha devamlılık kazanması lazım saha içinde.

Sol tarafta muhtemelen Aydın Karabulut oynayacaktır. O olmazsa Köksal Yedek, Marvin Zaagelaar, Gökhan Emreciksin gibi oyuncuları burada görebiliriz. İki sezon önce Karabükspor kadrosunda da yer alan Aydın, dikkat edilmesi gereken bir oyuncu. Bu sezon Yılmaz Vural sayesinde yıllardır aradığı çıkışı yakalamış görünüyor. Şu ana kadar 9 maçta forma giymiş ve 4 asist üretmiş. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta daha var. Aydın biraz provokatif bir oyuncu. Maç içinde rakiple uğraşıp sonrasında işin içinden sıyrılmayı iyi biliyor. Rakibine futbol dışı münakaşalar yoluyla kart gördürme becerisi var. Onun bu ufak oyunlarına gelmemek lazım.

Eğer 4-2-3-1 oynarlarsa forvet arkasında Köksal oynayacaktır. Onun haricinde o bölgede Julien Faubert, Arif Şahin ve yazının önceki bölümlerinde de yer aldığı gibi Amr Zaki ile Herve Tum da görev yapabilir.

Forvet olarak da Herve Tum, Amr Zaki, Sinan Kaloğlu, Göksu Türkdoğan ve Serdar Gürler’den oluşan bir alternatif  listesiyle karşı karşıyayız. Normal şartlar altında yeri en garanti isim Herve Tum. Bu oyuncu senelerdir ligimizde görev yapıyor ve bence ilerleyen yaşına rağmen çok değerli bir oyuncu. Eskisi gibi dayanıklı değil. Topu alıp gitme özelliği çok köreldi ancak özellikle hava topları yoluyla çok tehlike yaratıyor. Zaten Elazığspor’un hücum anlayışı da kanatlardan Herve Tum’u beslemek üzerine kurulu. Genelde stoperlerin arasına top atıp adam kaçırma yoluna pek gitmiyorlar. Sadece Pascal Feindouno oyuna sonradan girdiğinde savunma arkasına süpriz koşular yapıyor. Ama o da genel olarak becerisi düşük bir oyuncu olduğu için bu pozisyonlardan yararlanamıyor. Onun haricinde Sinan Kaloğlu ve Serdar Gürler de savunma arkasına kaçabilecek oyuncular ama asıl üzerinde durulması gereken konu Tum’un hava toplarındaki etkisi. Bu konuda enteresan bir çeşitlilik de yakalamış haldeler. Amr Zaki’yi en uca koyduktan sonra Tum’u orta sahada forvet arkası gibi kullanıp, kanatlardan açılan ortalara geriden demarke vaziyette gelip vurması üzerine bir oyun planı uyguladılar bazı maçlarda. Ayrıca geçen maçın en çok bahsedilen oyuncularından biri olan Serdar Gürler’e de dikkat etmek lazım. Serdar, Mevlüt Erdinç’in yetiştiği Sochaux’dan yetişme bir oyuncudur. Tarz olarak da ona benzer. Topu aldığında süratle çizgiye inebilir. Zaten Galatasaray maçında da Muslera’nın kırmızı kart görmesine neden olan penaltıyı yaptıran isimdi. Bizim savunmamızı da bu şekilde aşmaya çalışabilir. Dikkat etmek lazım.

Rakibin kuvvetli yönlerini özetle şöyle sıralayabiliriz:

1-Vanja Ivesa gibi tecrübeli bir kalecileri var. Bire bir kalındığında açıyı tamamen kapatabiliyor.
2-Ivesa’nın uzun boylu bir kaleci olması, Bilica, Sedat ve Orhan Ak’ın da hava toplarında etkili oyuncular olması nedeniyle fazla kafa vurdurmuyorlar.
3-Aydın Karabulut, Köksal Yedek, Julien Faubert ve Serdar Gürler gibi oyunun seyrini değiştirebilecek oyunculara sahipler. Bu oyuncular, tek bir düzen içinde değil, çeşitli taktik varyasyonlar dahilinde değişik roller üstlenip umulmadık işler yapabiliyor.
4-Oyunu çok kısa bir alan içinde oynuyorlar. Takımın boyunu kısa tutabiliyorlar. Böylelikle çok güzel alan daraltıyorlar.
5-Ligde topu ayağında tutabilen takımlardan biri. Sonuca henüz yansımamış olsa da topa sahip olma bakımından etkililer.
6-Hava toplarından birçok gol bulmuşlar. Zaten genelde yan toplar üzerine kurulu bir oyun anlayışları var.

Dezavantajları:

1-Ivesa’nın refleksleri zayıflıyor her geçen gün. Ayrıca yerden gelen toplarda sıkıntı yaşama riski var.
2-Ivesa ile savunma oyuncular arasındaki koordinasyon zayıf. Kenarlardan ve yerden kale sahası ön çizgisine atılacak sert toplarda sıkıntı yaşıyorlar.
3-Özellikle sağ bek Adem Alkaşi ile sağ stoper arasında bir uyumsuzluk var. Bu bölgeye süratli oyuncularımızı sızdırabiliriz.
4-Bilica ve Sedat çok ağır ve her an takımı eksik bırakabilecek oyuncular. Top ayaklarındayken baskıya gelemiyorlar. Arkaya sık sık adam kaçırıyorlar. Hatta normalde bir çizgi kalecisi olan Ivesa bile bu sorun yüzünden sık sık kalesini terk etmek zorunda kalıyor.
5-Sol kanatta açıkta Aydın oynarsa savunmaya yardım etmeyecektir.
6-Alan daraltmaya çalıştıkları için takım zaman zaman belli bir noktaya kümeleniyor. Oyun bir tarafa yuğılmışken ters tarafa atılabilecek kontra toplar büyük tehlike yaratacaktır.
7-Forvet oyuncuları Herve Tum ve Amr Zaki sprinter oyuncular değiller. Daha çok hava topu ve karambol golleri aradıkları için marke edilmeleri daha kolay.
8-Yılmaz Vural gibi hücumu seven bir hocaları olduğu için saldıracaklardır. Bu bakımdan arkada alan bulabiliriz.

Başta da belirttiğim gibi bizim için çok önemli maç. Zor geçebilir. Rakip kesinlikle kolay teslim olmayacak ve son dakikaya kadar mücadele edecektir. Önemli olan, saha parselizasyonunu iyi yapıp rakibin alan daraltmasına, takım olarak savunma yapıp takım olarak hücum yapmasına engel olmak. Böyle olunca tüm dengeleri bozulacaktır. Biz de bunu yapabilecek bir ekibe sahibiz. Bir de Mesut Hoca’dan özel rica: Lütfen İlhan Parlak en uçta oynasın 🙂

Paylaş "Süper Lig 14. Hafta Rakibimizi Tanıyalım – SB Elazığspor"