Ara 13, 14 yıl önce
, ,

Süper Lig 16. Hafta Rakibimizi Tanıyalım – Sivasspor

Sezonun ilk yarısı bitmek üzere. Teknik heyetimizin, takımın üzerinde “yük” olarak gördüğü Türkiye Kupası’ndan paldır küldür elenilişimizin ardından, artık tüm konsantrasyonumuzu lige vermiş durumdayız. Malum, Türkiye Kupası’ndan alacağımızı almıştık zaten. Takımın asları bu maçlarda dinlenme fırsatı bulmuş, genç yeteneklerimiz (!) Muhammet Özdin ve Bilal Kısa gibi isimler tecrübe kazanacakları dakikaları yeterince almıştı. Ötesine gerek yoktu. Hep angarya zaten böyle maçlar…

Geldik yine ana hedef olan kümede kalma mücadelesine. Zaten neyimize bizim kümede kalma harici mücadeleler. Dizimizi kırıp, otururuz. Destek ol derler, destek oluruz. Eleştirmeyin derler, susarız. Yetinin derler, yetiniriz. Mehmet Yıldız derler, yarabbi şükür deriz…

Rakip bu hafta Sivasspor.  Rıza Çalımbay’ın ekibi, ligin en iyi hücum hattına sahip takımlarından birisi. Ancak savunmaları da bir o kadar sorunlu. Yazının ilerleyen bölümlerinde detaya gireceğiz. Ancak ilk tahlilde, rakibimizin ortalama bir deplasman takımı olduğunu söyleyebiliriz. 15 haftalık süre içinde yedi kez deplasman maçına çıkmışlar ve bu maçlarda iki galibiyet, bir beraberlik ve dört yenilgi almışlar. Bu maçlarda attıkları beş golle deplasmanlarda en az gol atan ikinci takım olurken, on golü de kalelerinde görmüşler. Yani kısaca Sivasspor, evinde daha golcü bir ekip.

Rakibimizin kalesinde sezon başında Karabük doğumlu Korcan Çelikay oynuyordu. Korcan, yetenekli bir kaleciydi ancak adının karıştığı adli süreçten sonra dönüşü biraz şanssız oldu ve iki hafta oynadıktan sonra sakatlandı. Şu anda kale Sırp asıllı olan ancak Kanada Milli Takımı kalesini koruyan Milan Borjan’a emanet. Borjan, iyi bir kaleci fiziğine sahip. Geleceği var. Refleksleri ortalama, atletik ancak zaman zaman konsantrasyon sorunu yaşadığı için beklenmedik goller yiyebilen bir kaleci. Yerden gelen toplar, en zayıf yanı. Kadroda ayrıca Nihat Şahin, Atilla Koca ve Stefan Senecky var. Kaleci bakımından fazlasıyla şişkin bir kadro. Aslında Senecky’i gözden çıkarmışlardı ancak Nihat ve Atilla uzun birer sakatlık dönemi geçirdikleri için Slovak kaleci ilk 18’de yer alıyor son dönemlerde.

Savunmanın sağ tarafında Uğur Kavuk ve Erhan Güven var. Uğur, ilerleyen yaşına rağmen tecrübesiyle işi götürüyor. Hücumu seven bir savunmacı. Çokça atağa katılıyor ancak geri dönme konusunda da asla ihmalkar değil. Arkasında derin boşluklar bırakmaz. Bu hafta sakatlığı nedeniyle idmanlara katılmadığına dair haberler var. Zaten son lig maçında yerini Erhan Güven’e bırakmıştı. Erhan, aslında Rıza Hoca’nın ilk haftalarda stoper olarak denediği bir oyuncuydu. Hoca sanırım istediği verimi alamadı. Ki normaldir. Erhan bir stoper değil, çok gerekirse stoper de oynayabilen bir bektir. Asla ilk tercih olamaz. Hele ki Rajnoch varken… Tekrar sağ bek pozisyonuna dönelim. Bir ara Beşiktaş’ta da forma giyen Erhan Güven, iyi bir yedek denebilir. Fazla hareketli değil. Hücuma Uğur kadar destek veremez. Zaman zaman ağır kalır, yerini kaybeder. Onun oynaması her zaman tercih sebebidir.

Sol bek olarak Ziya Erdal yer alıyor. Ziya da ülkedeki yerli sol bek kıtlığı düşünüldüğü vakit gayet gideri olan bir oyuncu. O da yer kaybetmiyor. Kademeye girme konusunda çok yeterli değil. Hücuma verdiği destek yeterli. Ancak onu sık sık tek yakalayabiliriz. Çünkü önünde oynaması muhtemelen olan Aatif Chahechouhe savunmayı sevmeyen, geri gelse de göstermelik savunma yapan bir oyuncu. Bu noktada o beğenmediğimiz Erdem Özgenç’in sakatlığı büyük şanssızlık. Erdem de hücuma iyi veren bir bek çünkü. Ziya’yı epeyce bunaltabilirdi önünde oynayacak arkadaşıyla beraber. Ziya’nın yedeği tecrübeli Hayrettin Yerlikaya. Hayrettin, 31 yaşında ama görseniz 35 gibi. Kendisini bu kadar çabuk bozacağını hiç tahmin etmezdim. Oynarsa onun ağırlığı işimize yarayabilir.

Savunmanın ortasında iki adet çok tecrübeli, iyi hücumcu ama çok ağır oyuncu var. Jan Rajnoch ve Jakub Navratil’den bahsediyorum. Rajnoch-Navratil ikilisi, özellik olarak birbirine benzer oyuncular. Çok fahiş hataları olmaz. Hücuma iyi destek verirler. Duran toplarda, kornerlerde çıkıp çok gol atmışlıkları vardır. Bu bakımdan tehdit olarak sayılabilecek oyuncular. Hatta Rajnoch, biraz daha orta saha karakterli olduğu için ayağı da etkilidir. Tehlikeli şutlar çıkarabilir. Hatta Rıza Çalımbay, Erhan Güven’i stoper oynattığı dönemde Rajnoch’u da oyunun ilerleyen dakikalarında ön libero olarak oyuna dahil ediyordu. Bazı maçlarda ilk 11 bile çıkardı. Ancak o da asla saf bir orta saha oyuncusu değil. Mecbur kalınırsa ön libero oynayabilen, ayağı düzgün bi stoper.  Bu yüzden yeterli verim alınamadı. Sonradan doğruyu buldu ve stopere koydu Çek oyuncuyu. Neyse, bu iki oyuncunun hücumsal katkılarından yeterince söz ettik. Savunmada ne yaptıklarına bakmak lazım. En önemli özellikleri ağır oluşları. Fizik olarak çok kuvvetliler. Hava toplarında etkililer. Ancak fena halde de ağırlar. Özellikle Navratil çok ağır. Bu sebeple ligin belki de arkaya en çok adam kaçıran savunmasıyla karşı karşıyayız. Gerek stoperlerin arasından, gerek bek-stoper arasına atılacak derin toplar çok etkili olmamızı sağlayacaktır. Kanatlardan geldiğimizde de savunmayla kaleci arasına kesilecek sert ve bel hizasında toplar çok tehlikeli olacaktır. Ayrıca topları uzaklaştırma konusunda yetersizler. Bol bol karambol pozisyonu yaşanabilir maç esnasında. Savunmadan dönen topları bizim toplamamız lazım. Ki böyle bir takım savunması zaafları var açıkçası. Yedek olarak Murat Akça, Erhan Güven ve Hayrettin Yerlikaya var. Jacques Faty de vardı ancak sanıyorum onun da sözleşmesi iki hafta önce feshedildi. Murat Akça sakar bir savunmacı. Onun oynayacağını sanmam ama oynarsa işimize gelir. Bu savunmaya karşı Ahmet İlhan’ın yokluğunda Shelton tam bir anahtar görevi üstlenebilir. En uçta da sürekli yer değiştirerek oynayan ve rakip savunmanın dengesini bozabilecek İlhan Parlak yer almalı. Ancak Mesut Hoca’nın Mehmet Yıldız’ı tercih edeceğini tahmin ediyorum.

Rıza Çalımbay, savunma hattının önünde ikili bir orta saha ile oynuyor. Son maçlarda Kadir Bekmezci ve Adem Koçak oynamış. Sezon başında Doğa Kaya’yı tercih ediyordu ancak Doğa’nın taraftarla yaşadığı sorunlar nedeniyle takımdan ayrılması nedeniyle Bursaspor’dan transfer edilen Adem ilk 11’e yerleşti. Yedek olarak Mehmet Nas ve Alican Karadağ var. 22 yaşındaki Alican ligde hiç oynamadı. Mehmet Nas ise tecrübeli bir oyuncu. İyi bir yedek. Ancak artık onun da performansı geriye gidiyor. Kadir ve Adem, alan parselleme konusunda ortalama oyuncular. Çok fazla adam eksiltemezler. Ayakları düzgündür. Bir Yiğit İncedemir kadar iyi savunmacı değillerdir ama özellikle Hacettepe’den tanıdığımız Kadir hücuma iyi destek veren bir oyuncu. Bunların sorunu da savunmayla kopuk oluşları. Gerideki dörtlüyü biraz kendi haline bırakıyorlar. Yeterli sertliği sağlayamıyorlar. Fakat şu bir gerçek ki, top ne kadar uzun süre oyunda kalırsa Sivasspor’a gol atmak o kadar zorlaşıyor. Mümkün olduğunca hızlı şekilde sonuca gitmek gerek. Son haftalarda ortaya koyduğumuz kontraatağa yatkın futbol da bu şartları sağlıyor açıkçası. Basit bir örnek vermek gerekirse, rakiplerinin Sivasspor’a attığı goller hep 1-2 pasla gelmiş. Pas sayısının 4’ü 5’i bulduğu anlarda Sivas pek gol yememiş.

Şimdi sıra geldi en tehlikeli bölgeye. Sivasspor, lig için müthiş bir hücum hattına sahip. Zaten bol gol yemelerine rağmen umut verici bir konumda olmaları da hücumsal yeterlilikleri sayesinde oluyor. Hücuma yönelik üçlü orta saha hattının sağ kanadında Kamil Grosicki, ortada Erman Kılıç, solda da ters ayaklı Aatif Chahechouhe oynadı son haftalarda. Bize karşı da farklı bir seçim beklemiyorum. Şekil olarak diziliş bu ancak bu oyuncular maç içinde duruma göre sürekli yer değiştirebilen oyuncular. Uzaktan bol bol şut deneyeceklerdir. Ayrıca sık sık içeri kat ederek oynuyorlar. En uçta oynayan Eneramo ya da Pedriel’in orta sahaya yaklaşıp stoperleri üzerlerine çekmeleri sayesinde sık sık savunma arkasında doğan boşluklara kaçma eğilimindeler. Başarılı da oluyorlar. Çok tehlikeli ve dinamik bir hücum hattı bu. Bolca varyasyona giriyorlar. Ancak savunmaya katkıları çok düşük. Genelde geri fazla koşmuyorlar. Ortada kümelenip kalabalıklaşıyorlar. Arka direk koşularından pozisyona giriyorlar. Sağ tarafta Grosicki’nin alternatifi olarak Aatif, Milan Cerny ve Ricardo Pedriel yer alıyor. Cerny sakat olduğu için bize karşı oynayamayacak. Pedriel de son haftalarda sakat olan Eneramo’nun yerinde oynamıştı. Erman’ın alternatifi Abdulkadir Özgen ve Aatif. Ancak Erman’ın oynamadığı anlarda 4-4-2’ye dönmelerini bekliyorum. Abdulkadir’i de oynatırsa ikinci forvet gibi oynatacaktır. Ki asıl mevkisi de en uçtur zaten. Sol açıkta ise Aatif’in oynamadığı anlarda Grosicki ya da Erman oynar. Görüldüğü gibi çok fazla alternatifleri yok. Ancak müthiş verimli ve uyumlu bir hücum hattı.

Tek santrafor olarak normal şartlarda Michael Eneramo oynuyor. Eneramo müthiş bir fiziğe sahip. Rakip savunmayı çok fazla yıpratan güçlü ve akıllı bir golcü. Bol şut atan bir oyuncu. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, zaman zaman orta sahaya çekilip gerideki üçlüye boş alan yaratma gayretinde. Ve bunu çok da iyi uyguluyor. O olmadığında ilk tercih Pedriel. Bolivyalı oyuncu, uzun boyuna rağmen yumuşak bileklere sahip, adam eksiltebilen ve etkili şut atan bir oyuncu. Sırtı dönük oyunda da çok başarılı. Benim çok beğendiğim bir santrafor. İkisi de tehlike yaratır. Son alternatif Abdulkadir Özgen. İyi oyuncu ama ona gerek kalacağını sanmam. Eneramo’nun bir sakatlığı vardı ancak bize karşı muhtemelen oynar diye düşünüyorum.

Rakibin kuvvetli yanlarını şöyle bir toparlayalım:

1-Tamamen istikrarlı oyunculara sahip bir kadroları var. Çok fahiş hatalar yapmıyorlar.
2-Orta saha oyuncuları ayakları düzgün oyuncular.
3-Müthiş bir hücum hattına sahipler. Rakip savunma arkasına kolaylıkla sarkıp pozisyon bulabiliyorlar.
4-Bek oyuncuları hücuma çok net destek veriyor.
5-Stoperleri de hücumu seven ve skora katkı yapan oyuncular.
6-Ligin en çok pas yapan takımlarından biri. Geçen hafta Galatasaray’a yenilirken bile 400’ün üzerinde pas yaptılar.
7-Eneramo ve Pedriel gibi ligin standartlarının üstünde iki forvet oyuncusuna sahipler.
8-Sadece golcülere bel bağlamamışlar. Birçok oyuncu skor bulabiliyor bu oyun yapısında.

Dezavantajları da kısaca şu şekilde:

1-Kaleci Milan Borjan, zaman zaman dalıp gidebildiği için enteresan goller yiyebilir. Sürpriz şutlar çıkarmalıyız. Oynarsa Birol gol atabilir.
2-Savunma oyuncuları ağır. Mutlaka arkaya adam sarkıtmalıyız. Zaten Sivas savunmasının arkasına adam sarkıtamayanı dövüyorlar ligde.
3-Savunmaları top karşılama konusunda aksayabiliyor. Rajnoch ve Navratil’den dönecek topları toplayabilmemiz lazım.
4-Orta saha oyuncuları, şok presler karşısında top kaybı yapabiliyor. Bu şekilde yakalandıkları zaman, savunma oyuncuları da yerini kaybedip pozisyon verebiliyor.
5-Grosicki ve Aatif, geriye fazla yardım etmiyor. Kanat oyuncularını tek yakalama şansımız yüksek.
6-Kontraataklara karşı zaafları var. Orta sahayı ne kadar çabuk geçebilirsek o kadar çok pozisyon bulma şansımız olur.

Özet olarak durum budur. Ortalama 57-58 metrede top oynayan bir rakibimiz var. Bu standardı pek bozmuyorlar. 58 metre, az bir mesafe değil. Top oynayacak boşluğu bulmamız mümkün. Antep maçındaki oyun, bize galibiyeti getirir. Hocanın tercihleri önemli. Geride kalan haftalarda bu tercihlerin bazılarını anlamakta güçlük çekmiştik. Bu hafta umarım ki doğru kartlara oynar ve kazanırız.

Paylaş "Süper Lig 16. Hafta Rakibimizi Tanıyalım – Sivasspor"