Oca 30, 14 yıl önce

Süper Lig 20. Hafta Rakibimizi Tanıyalım – Beşiktaş

IMG_6045

Bir önceki hafta kendisine ” adamlar oynuyor kardeşim, helal olsun” dedirten takım; bir sonraki hafta “bunlar böyledir azizim, yüz vermeye gelmiyor” gibi söylemlere maruz kalabiliyor. Fakat bunu diyen insanlar kadrodaki eksikleri görmezden geliyor. Görmelerini beklememiz de iyimserlik olurdu zaten. Bu iş böyle, fazla şikayet etmeye hakkımız yok. Ama kendi içimizdekilerin de dümen suyuna kapılıp gitmeye hakkı yok. Hele ki yönetici sıfatı taşıyanların ” her takım her takımı yenebilecek güçte” gibi basit kelime oyunlarına girmesi bilinmelidir ki kimseyi kandırmaya yetmiyor.

Bu haftaki rakibimiz derbiden yaralı olarak çıkan Beşiktaş. Galatasaray deplasmanına Almeida gibi her ne kadar tartışılsa da Beşiktaş’ ın sisteminde olmazsa olmaz bir oyuncudan yoksun gidilince bütün planlar alt üst olmuştu. Tüm bunlara Samet Aybaba’ nın ilginç tercihleri de eklenince Galatasaray çok fazla zorlanmadığı bir derbi galibiyetine imza atmış oldu.

Şahsi olarak söyleyebileceğim şu ki sezon başından beri oyunundan en çok keyif aldığım takım Beşiktaş. Sıkıcı ve tedbirli futboldan uzak, oynamak isteyen, oynarken zevk alan ve izleyenlere de keyif veren bir oyunu var Beşiktaş’ ın. Tabii ki bu futbolun ceremelerini de çekmediler değil. Galip gelmesi beklenen bir çok maçta beraberliğe razı oldular. Bu maçlara iç sahadaki Eskişehir ve Bursa, deplasmandaki Gençlerbirliği maçları örnek verilebilir…
 
Sezona FEDA diyerek başlayan Beşiktaş yönetimi zaman zaman taraftarı karşısına alma pahasına da olsa bu duruşundan vazgeçmedi. Hatta bu dönemde içeriden çatlak sesler bile gelmişti. Teknik direktör Samet Aybaba’ nın isteği doğrultusunda Quaresma ve  Simao gibi isimlerle yollar ayrılırken, Almeida ve Fernandes takımda kalarak temel taşları oluşturdu.
 
İlk yarıdaki performansı ile devreyi lider Galatasaray’ ın 3 puan gerisinde, Fenerbahçe’ nin ise önünde tamamlamayı başardı. Bu performansı her ne kadar başarılı olarak lanse edilse de rakiplerinin birbirleri ile yarışırcasına sergiledikleri kötü grafik Beşiktaş’ ın başarılı görünmesine sebep oldu. Bu tartışmalar bizi aşacagı icin bu kısmı atlayabiliriz.
 
Kadroya göz attığımızda Beşiktaş’ ın topu topu 12, bilemedin 13 isim ile ligi götürdüğünü söyleyebiliriz. İsmail Köybaşı ve Mustafa Pektemek’ in ağır sakatlıkları kadro sıkıntısını zirveye çıkardı. Son olarak Uğur Boral’ da bu kervana katıldı.
 
Kalede Rüştü’ nün sessiz ayrılığının ardından Mc Gregor hamlesi yapılmıştı. Mc Gregor için Beşiktaş’ ın en zayıf halkası desek sanırım yanlış olmaz. Geride kalan 19 haftada sadece 3 maçta kalesinde gol görmedi. Kalesinde güven verdiği söylenemez. Gerisinde bekleyen Cenk ise sezon başından beri ligde sadece 2 maçta forma giydi. Geçtiğimiz sezonların iddialı Beşiktaşı’ nda bir hayli şans bulan Cenk’ in bu sezon şans bulamaması da ilginçliklerin başında geliyor…
 
Beşiktaş takımında nizami olarak forma giyen oyuncuları say deseler Hilbert’ in ismini en önlere koyarız. Hilbert’ i anlatırken süslü kelimeler kullanmayız ama görevini eksiksiz yerine getireceğini biliriz. Çok üst düzey bir oyun vaat etmeyen, görevini yerine getiren ve iş ahlakı yüksek bir oyuncu. Galatasaray karşısında gördüğü kartla cezalı duruma düştü ve Karabükspor maçında forma giyemeyecek. Belki de Beşiktaş için en önemli eksiklik olacak. Bu oyuncunun yerine sağ bekte muhtemelen Mehmet Akgün ismini göreceğiz. Derbide çok iyi sinyal vermemiş, yenen ilk golde hata yapmış ve ilk yarı sonunda da kenara alınmıştı. Her hafta tekrarlayarak iyice klişe haline getiriyoruz ama Beşiktaş gibi bir deplasmanda bu bölgede Ahmet İlhan’ ı etkili kullanabileceğimizi düşünüyorum.
 
Sol kanatta ligin ilk yarısı boyunca Beşiktaş taraftarının Uğur Boral’ ı dizlerini döverek izlediğini gördük. Ama bence Beşiktaş taraftarına müstahaktı bu. İsmail Köybaşı’nın savunmasını geldiğinden beri şikayet ederken yokluğunu arar oldular. Emre Özkan’ ın yetersizliği de bu bölgeye transfer ihtiyacını mecbur kıldı. Olacak mı, olmayacak mı diye tartışılırken İBB forması giyen Gökhan Süzen hamlesi en sonunda gerçekleşti. Gökhan için herkes çok şey söyledi zaten. Ayağı sağlam, fizik olarak kusursuz, önde de oynama özelliği olan bir oyuncu. Üstelik sol bek gibi nadir yetişen bir bölgede oynuyor. Ama kafa olarak hazır mı? En önemli soru bu. Yukarıda saydığımız pozitif yönleri çok ama mental anlamda diplerde bir oyuncu. İBB’ de yıllardır Ekrem Ekşioğlu’ nu kesememişti mesela. Sinirlerine hakim olduğu da söylenemez. Ilk idmanında Fernandes’ le yumruklaşması, ilk maçında rakibi dirseklemesi bize örnekler sunuyor. Kısacası çok zor oyuncu. Bakalım uzun vadede nasıl işlenecek. İnönü’ de ilk maçına çıkacak olması da Gökhan için ayrı bir motivasyon kaynağı olacak.
 
Stoperde sezon başından beri Tomas Sivok, İbrahim Toraman ve Ersan Gülüm üçlüsü sırasıyla forma giydi. Teknik direktör Samet Aybaba’ nın İbrahim Toraman’ ı ilk yarıda oynanan bir çok maçta defansif ön libero olarak tercih ettiğini gördük. Sezon başında Sevilla’ dan transfer edilen Julien Esqude ise sadece 3 lig maçına çıkarak transfer edilme amacının merak edilmesine sebep oldu… Savunmanın bel kemiği olan Tomas Sivok’ un cezalı olduğunu göz önüne alırsak Ibrahim Toraman ve Ersan Gülüm savunma ikilisini oluşturacaktır ki bu ikili bu sezon sadece 1 kez yan yana oynama şansı yakaladı. Yaşadığı ağır sakatlıklar Ersan Gülüm’ ün istenen seviyeye gelmesine engel olurken, son resmi maçına yaklaşık 1.5 ay önce çıktığını hatırlatalım. Sivok’ un yokluğu Beşiktaş’ ı etkileyecektir. Sadece savunmada değil hücumda da duran toplarda attığı gollerle takımına son maçlarda oldukça katkı vermişti.
İbrahim Toraman’ ın savunmada forma giyeceği, Veli Kavlak’ ın da cezalılar listesindeki bir diğer isim olması, Beşiktaş’ ın ön libeoda Oğuzhan- Necip ikilisini mecburen tercih edeceğini düşünmemize sebep oluyor. Hücum anlamında Beşiktaş taraftarının da tercih edeceği bir diziliş olsa da savunma konusunda yumuşak kalacağını düşündürüyor.
 
Bu ikilinin önündaki isim Fernandes. Fernandes için fazla söze gerek yok. Tartışmasız ligin en kaliteli oyuncularından birisi. Tek başına maç kazandırabilecek bir isim. İlk yarının sonlarına doğru yaşadığı sakatlık sebebiyle yeni yeni toparlanıyor. Galatasaray karşısında sakatlığından henüz sıyrılamadığını gözlemledik.
 
 
Holosko bu sezon sergilediği performansla adeta yeniden doğdu. Sezonun en büyük FEDA’ karlıklarından birini yapan oyuncu yıllık ücretinde yüzde yüz indirime gitmişti. Saha içinde de kendine gelen Holosko geride kalan haftalarda 8 gole imza attı ve Beşiktaş’ ın hücumda en etkin oyunculardan biri oldu. Özellikle İnönü’ deki maçlarda farkını ortaya koydu ve ligdeki bütün gollerini iç sahadaki maçlarda kaydetti. Tabii ki bu performansını kendi bölgesinde oynadığı maçlarda gösterdi. Geçtiğimiz hafta en uçta görev alınca beklendiği gibi bütün özellikleri rakip savunmanın arasında eridi gitti.
 
Sol kanatta her ne kadar eleştirilse de Olcay’ ın ligde çıktığı maçlarda attığı 6 gol ve 2 asistlik performansı bence başarılı olduğunu gösteriyor. Eleştirildiği konu kaçırdığı goller ama kendisi ile aynı bölgede oynayan oyuncuların aldığı milyonları düşünürsek Olcay’ ın başarı konusunda bir hayli yukarılarda olduğunu kabul etmemiz gerek.. Belki sırtında taşıdığı 10 numaranın aşırlığını hissettiğini söyleyebiliriz.
 
 
Varlığı bir dert yokluğu yara.. Hugo Almeida…
 
Beşiktaşlıların attığı gollerden çok kaçırdıklarıyla andığı bir oyuncu Almeida. Fakat yaptığı attığı 9 gol ve yaptığı 8 asistlik perormans Samet Aybaba’ nın kendisine gönülden bağlı olması gerektiğini ortaya koyuyor. Yaptığı açıklamalarla da bunu belli ediyor zaten. Galatasaray karşısında Almeida’ nın olmadığı Beşiktaş’ ın saha dizilişi adeta domino etkisi yaptı ve yerleri değişen bütün oyuncuların verimi tamamen düştü. Kendisini yedeklesin diye getirilen Batuhan’ ın futbol harici her iş ile anılması sonucu forvette Beşiktaş’ ın eli kolu bağlandı. Uzun süren transfer söylentileri nihayet Dentinho hamlesiyle son buldu. Bir kaç yıl önce gazetelerde boy boy haberleri çıkmıştı Dentinho’ nun. Sessiz sedasız gittiği Ukrayna’  da yine sessizliğini koruyunca yitip gitmişti hafızalardan. Beşiktaş’ ın bir gün içerisinde tutup getirmesiyle hatırladık yine. Fakat aranan adam olup olmadığı da meçhul. Bunu bizim maçta 3 gol dahi atsa kimsenin de ararnan adam diyeceğini sanmıyorum doğrusu. Geçtiğimiz yıl yaşanan Edu hamlesi hala hafızalarda…  Almeida’ nın oynayıp oynamayacağı henüz netlik kazanmadı ve oynamaması durumunda Dentinho forvette görev alacak gibi görünüyor..
 
Beşiktaş’ ın en büyük handikaplarından birisi de kenardan gelebilecek oyuncu eksilkliği. Zaten yaşanan puan kayıpları da bu sebebe bağlanıyor. Oyunu tutacak, takıma nefes aldıracak tecrübeli oyuncu yokluğu Beşiktaş’ ı sıkıntıya sokuyor. Kritik eşik 60. dakika. Beşiktaş’ ın yediği gollerin yarısı 60. dakikadan sonra atıldı ve bu golleri çıkarmada zorluk yaşadılar. Eğer bu dakikaya kadar olan sürede oyunu ne kadar ağır tempoda götürebilirsek bizim için o derece iyi olacaktır.
 
Birazda Karabükspor’ dan bahsedecek olursak; Kasımpaşa karşısnda aldığımız mağlubiyet bir takım gerçekleri gözler önüne serdi. Tamam, ligin en etkili kontra takımlardan biri olabiliriz. Bu özelliğimizi de çok iyi kullandığımız herkes tarafından kabul edilen bir gerçek. Ama gel gör ki hücum varyasyonlarımız sınırlı. Bu silahlarımız etkisiz hale getirilince hücumda çıkmaz sokağa dalıyoruz. Kenardan gelecek ve oyunu değiştirebilecek oyuncu eksikliği de bilinen gerçek. Sakatlardan gelen haberler bir nebze olsun yüzümüzü güldürse de şanssızlıklar devam ediyor.Shelton bu maçta da takımdan ayrı kalacak. Afrika kupasında bulunan LuaLua ve Mabiala’ nın takıma katılması bekleniyor. Her ne kadar oynayacakları kesin olmasa da kenardan gelebilecek bir güç olacağını söyleyebiliriz.Büyüklere karşı deplasmanlarda aldığımız sonuçlar herkesin malumu.Spor kamuoyu da bu maçın sonucunu merak ediyor. Ayaklarımız yere sağlam basar, rakibin analizini iyi yapıp, gücümüzü de akıllı kullanırsak bu maçtan da istediğimiz sonucu almak bizim elimizde. Geriden gelen takımların büyük bir uğraş verdikleri görülüyor.. Yerimizin kıymetini bilerek oynamamız gerekiyor.. Gereksiz va saçma bir karmaşanın içine girmeyi eminim kimse istemeyecektir.
 
Son olarak benim gittiğim 3 büyüklerle yapılan deplasman maçlarında Karabükspor’ un karnesi 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi… Umarım işim çıkmaz ve tribündeki yerimi alırım…

Paylaş "Süper Lig 20. Hafta Rakibimizi Tanıyalım – Beşiktaş"