Şub 9, 14 yıl önce
,

Oğlunuzun eli yüzü düzgündü, verdik düdüğü

kdcbursa01

Nice belediye başkanları çıktı şu ülkede, “o hakeme düdüğü duvara astırırım,” dedi ve o hakemler düdüklerini duvara astılar. Ne kulüp başkanları çıktı, “bu hakemi maçlarımızda görmek istemiyoruz,” dediler ve o hakemler artık o kulüplerin maçlarına uğrayamaz oldu. Sonra ne oldu o hakemlere? Her biri şimdi farklı televizyon kanallarında yorumculuk yapıyor. Ee, yapsınlar ne olacak. Yarın olur, memleketimizin düdük astırılamayan tek hakemi, sahaların kasırgası, tek son dakika kararla bir takımı ikinci lige düşürebilen, iki maçta aynı takıma ceza sahası dışında faul ile ilgisi olmayan bir pozisyonda faul çalabilen hakemi, yani Hüseyin Göçek de kendine elbette bir yer bulur o programlarda.

Karabükspor bugün, özellikle de karşılaşmanın ikinci yarısında alıştığımız futbolu oynayamadı. Bu yüzden de sahadan 3-0’lık mağlubiyetle ayrıldık. Tamam, olayın taktiksel boyutu bir şekilde izah edilebilir. İlk yarıda savunmanın iyi futbolunu orta saha oyuncularımız topu kendilerinde tutmaya yansıtamamış olabilirler. Bu yüzden de topu ilerideki oyunculara aktaramamış olabiliriz. Sonuçta görünen, bilinen şeyler ve maça dair teknik ekip için ders çıkarılması gereken şeyler. Tabi iç saha karşılaşmaları için geçerli bu. Peki hiç sormaz mıyız karşılaşmanın 36. dakikasında Şener’in Ahmet İlhan’ın bileğine doğru kayışını, doğrudan teması ve Hüseyin Göçek’in olayı sarı kartla yatıştırma çabalarını. 78. dakikada Ahmet İlhan’ın ceza sahası içinde kaleci tarafından düşürülmesini… 87. dakikada olmadık bir anda Ahmet İlhan’a çıkardığı kırmızı kartı. Tamam, saymıyorum maçın geneline baktığımızda durdurduğu, soğuttuğu oyunu… Ataklarımızı kesişini.

Peki ne yapmışlar oğlumuza? Gelmiş zamanında bu, “beni de hakem yapın,” demiş. Onlar da, “verdik gitti düdüğü,” demiş. Karabükspor taraflarları bunu yıllardır görüyor. Hüseyin Göçek’in maçlarımızda verdiği kararların farkındayız. İşte bu yüzden bugün Karabükspor tribünlerinde iki buçuk yılın ardından ilk kez sahaya koltuk atıldı. “Sabır testi” deyip de bir kenara bırakılacak bir şey göremedik maalesef. Siz gördünüz mü? Nasıl da çıldırdı taraftar. Tamam, olayı bu kadar basit gören futbol idarecileri verir Karabükspor’a bir karşılaşma “kadın ve çocuklar önünde oynama” cezasını, alışılmış bir prosedür yürümüş olur. Peki Hüseyin Göçek adına bir şey yapılacak mı? 

Tabi ki biz de istemiyoruz yöneticilerimizden, “hakem maçı katletti”, “düğünü astırırız ona”, “bu hakemi karşılaşmalarımızda istemiyoruz,” diye veryansın etmelerini. Sadece durumdan rahatsızlıklarını bildirmeleri yeterli. Yeterli olmayabilir de bu durum, nasılsa Hüseyin Göçek’in garip bir yerden aldığı destek var gibi. O kadar karşılaşmamıza geldi ki Hüseyin Göçek, her biri ayrı bir söylem bıraktı ağızlarımızda:

– “Geçen sene Sivas maçındaki hakem değil mi o?”

– “Aa, şu bizim Antalya maçının hakemi, şu ceza sahası dışında faul ile ilgisi olmayan pozisyona penaltı çalan?”

– “Nee, yine mi Hüseyin Göçek?”

– “Ya bu adam bu sezon başındaki Trabzon maçında da ne çıldırtmıştı bizi be.”

Sadece bunlar mı? Biraz dışarılara açılalım. Hüseyin Göçek’e Türkiye’de verilen destek anlaşılabilir cinsten değil. Eğer elimizde adaleti dağıtanlardan değil de, sağlayanlardan oluşan hakem idaresi olsa 16 Ekim 2012’de İngiltere ve Sırbistan arasında oyanan ve ırkçılık bağlamında seyircilerden sözlü ve fiziki darbe alan Tottenhamlı Danny Rose anlaşılamaz bir kırmızı kartla oyundan atan Hüseyin Göçek’e bir daha yer vermezdi. Ne yapalım, elde bu var. Hem eli-yüzü de düzgün. “Verdik düdüğü.”

 

Paylaş "Oğlunuzun eli yüzü düzgündü, verdik düdüğü"