Nis 7, 14 yıl önce

Bu Rüzgar Bizi Ligde Tutar…

 ghnunlaozek
Olimpiyat Stadı’na gidip gitmeme konusunda kararsızdım. İstanbul’un bir köşesinden bir diğer köşesine gitmeyi gözüm kesmiyordu doğrusu. Bu maçı televizyondan izlemek, yerinden kıpırdamamak en mantıklı seçenek olarak görünüyordu. Kaldı ki daha önce hiç gitmedigim için nasıl gidileceğine dair bilgim de yoktu. Tek bildiğim stada ulaşmanın oldukça meşakkatli olduğuydu. Maça yaklaşık bir saat kala şahsi araçla gitmeye karar verdik. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik…. Zor da olsa stadı bulabildik. Öyle ki stadı sadece 20 metre kala görebiliyorsunuz.
Hava ıpıl ıpıl… Öylesine sıcak bir hava var ki bildiğin yakıyor. Sosyal medyada tribünlerin boşluğuna atıflarda bulunulsa da tribünlerde takımı desteklemeye gelen hatırı sayılır bir kalabalık…
Maç İBB takımının baskısı ile başlarken, orta alanda yaptığı paslaşmalar ve Holmen önderliğinde Doka ve Tom’ u etkili kullanan İstanbul ekibi, bu baskının sonucunda kazanılan serbest vuruştan atılan golle öne geçti. Golden sonra tatsız mağlubiyetlerimizi hatırlatan bir oyun vardı sahada. Şuursuzca yapılan hücumların ardından savunmada verilen derin boşluklar ve nihayetinde penaltıyla gelen ikinci gol… Sessizce ve telaşlı gözlerle Belediye ataklarını izlerken olası bir hezimet telaşı sardı bizi.
Geçtiğimiz haftanın en başarılı isimlerinden olan İshak’ın acınası hali, iki pas yapamayan orta sahamız, bu duruma eşlik eden hücum hattı bir haftada bu kadar değişim olur mu sorusunu akıllara getiriyordu. İlk yarının son dakikasında kazanılan penaltı ise tam anlamıyla piyongo oldu bizim için. Penaltı anında maç öncesi bolca bahsettiğimiz şekilde Ricardo’nun kullanılan 5 penaltının 4′ ünü kurtardığı aklıma geldi. Neyse ki İlhan Parlak’la bulduğumuz gol tarihi tekerrür ettirirken Ricardo’ ya penaltıdan gol atabilen tek takım oluyorduk. Bu gol soyunma odasına moralli ve hiç olmayan ümitlerimizin yeşererek gitmesini sağladı.
Kenara baktığımızda oyunu değiştirebilecek oyuncu eksikliği kabul edilebilirdi. Yalnız rüzgarı da arkasına alan takım ikinci yarıya çok iyi başladı. Bu baskı sonunda gol o dakikaya kadar sahada varlık gösteremeyen Gökhan Ünal’dan gelirken galibiyete olan inanç da artmaya başladı.
Golden sonra yaşananlar malum. Sivasspor maçını hatırlatırcasına kaçan pozisyonlar ve hakemin skandal yönetimi beraberliğe razı olmamıza sebep oldu. Belki de Shelton’ı en çok aradığımız maç oldu diyebiliriz. Son dakikalarda iyice güçten düşen oyuncuların son vuruşları yapmaya takadi kalmadı.
Galibiyeti kaçıran taraf olarak maç sonu üzgündük ama mağlup da olabilirdik. Yine de 2-0 dan geri dönüş ve kazanılan 1 puan rakibin durumunu da göz önüne aldığımızda azımsanmayacak bir başarıydı. Şu bir gerçek ki biz futbol oynamayı hedef olarak seçtiğimizde sonuca gidebiliyoruz. Geride, adeta kalemizde gol görene dek beklemek  bizi tanınmaz bir takım durumuna getiriyor.
Kendi evimizde üstüste iki maç oynayacağız. Bu iki maçtan alacağımız 4 puan büyük ihtimal ligde tutunmamıza yetecektir.

Paylaş "Bu Rüzgar Bizi Ligde Tutar…"