Uzun zamandır yazmıyordum dostlar. Tamam, kendi hayatım bana tat vermiyor ama buradaki yazışmaların ortak noktası olan takımımızda olanlar da pek içimi açmıyordu doğrusu. Halen daha içimi açmamalar üzerine yazayım dedim. Ben de çoğunuz belki de hepiniz gibi bunaldım.
İlk mevzu şu bitmeyen geri sayım… Şu 4 tarafı kapalı, kale gibi bir yapıyı yıllar oldu çok gördüler sanırım. Asker yolu bekler gibi geriye saymaya başladık. Bu noktaya gelmek bile güzel geldi. Sürekli yenilenen “Stadyum inşaatı” fotoğraflarında 3 sıra daha eklenmiş olmasına Pollyanna mutluluğu biçtiler.
2 senedir manuel olarak in-çık yaşatan takımı bir planlayamadılar. Hani tabiri var ya “makine düzeninde işleyen” bir dijital mutluluk veremediler. Önümüzdeki sezonun çalışması için hatalardan ders alarak yola çıkıyoruz dediler ama sanırım çoktan tatil yoluna çıktılar. Ne plan belli ne program… Ne kişiler belli ne organizasyon… An itibariyle bilen varsa söylesin. Gelen yok giden yok. Kör tıpayı vurmuşlar; akmasa da damlıyor denecek kadar bile iş yok. Kadrodan kim gidiyor yerlerine kim geliyor bir dedikodu bile yok. Takımın başı yok. Hepimizde bir beklenti var ama içini dolduran yok. He bunlara rağmen sana bana tepki koyma izni, zinhar hiç yok.
Tek dedikodu var o da mali sorun olduğu yönünde. Geçtiğimiz sene yaklaşık 25 oyuncu girdisi, ona yakın çıktısı ile şaşılacak bir durum değil. İşin sermaye ve harcamalar kısmını biliyor muyuz tabi ki hayır. Bizimkisi sokak arası ticaret hükmü. Ancak bu kadarına izin var çünkü. Şeffaflığı bırak tek bir nefes bile bilmemize izin yok. Tamam, biz futbolun büyük “A.Ş.” leri gibi değiliz öyle KAP’a x oyuncunun bonservisine y kadar, kendisine yıllık ve maç başı z kadar, el altından da w kadar verdik diyecek. Bize bu matematik fazla, tek bilinmeyen yetiyor bize zaten ama bizimkini de bir “A.Ş.” takımı olarak telaffuz etmediler mi son birkaç senedir. Hani o kurum takımının kurumu? Tek bilinmeyenimiz de o sanırım. Ne diyor bu borç harç meselesine o kurum?
Çok büyük beklenti içine girmeden, birkaç hafta sonra bu tükürdüklerimi yalamak ümidiyle…