Kas 9, 13 yıl önce
,

Saha içindekiler bir yana (dursun), tribündekiler bu yana (baksın)

karabukspor-rizesporKardemir Karabüksporumuz, Spor Toto Süper Lig’in 11. haftasında kendi sahasında Çaykur Rizespor’u 2-1 yenerek haftalardır hasret kalınan üç puanı aldı. Futbolcuların saha içi performanslarına dair söylenecek çok ÅŸeyi olan olabilir. Benim yok. Yazı biraz tribün üzerine olacak.

Belki de bu maç üzerinde saha içi hakkında söylenecek tek ÅŸey orta saha – forvet arasındaki baÄŸlantıyı maç içinde zaman zaman kaybediyor olmamız. Teknik ekibin açıklamalarına bakarsak onlar da bunun farkında. Lige verilecek aranın ardından bu sorunun ortadan kalkacağını düşünüyorum. Takımın son haftalardaki performansından, özellikle de yeni yeni görmeye baÅŸladığımız İshak ve Erkan’ın performanslarından, savunmanın müthiÅŸ iletiÅŸiminden çok memnunum.

Åžimdi sorum ÅŸu, bir taraftar hiç mi sabah kalktığında, “benim takımın maçı var, acaba ne olacak,” demez? Ya da saatler ilerledikçe, o meÅŸhur tabirle “maç saati yaklaÅŸtıkça” hiç mi, “heyecan bastı, acaba bu hafta kazanabilecek miyiz,” sorusu aklının içinde saÄŸa sola çarpmaz? Karabük’te iÅŸler maalesef böyle olmuyor. Bu da insana üzüntü veriyor.

Taraftar kendini televizyondan mutlaka görmeli —–

Karabük’e iÅŸ yoÄŸunluÄŸum nedeniyle maç izlemeye gidemiyorum, haliyle tek çözüm maçı televizyondan izlemek. Televizyonu açıyorum yorumcular, “Karabük tribünleri hala boÅŸ,” ÅŸeklinde yorumlar yapıyor. Maça kalmış 10 dakika. Yukarıda içinde “acaba” geçen iki sorunun sorulduÄŸu hiçbir ÅŸehirde bu olmaz. “Acaba ne olacak,” sorusunu soran insan maç saatine kadar heyecan dolu olur. “Acaba bu hafta kazanabilecek miyiz,” sorusunu soran da o maça en az bir saat kala içeri girer.

Taraftarın üzerinde bir durgunluk olduÄŸu kesin. Maç baÅŸladıktan sonra tribünleri dolduran bir ÅŸehrin “futbol izleyiciliÄŸi” davranışı üzerinden çok fazla karakter özellikleri çıkar. Ama biri var ki iÅŸte o tam da bir alışkanlık silsilesi haline dönüşüyor, yerleÅŸiyor. Evet, yerleÅŸti maalesef: Durgunluk. LigTV bile hakeme gösterilen tepkide “sesi kısmak” için pek bir uÄŸraÅŸ vermiyor, bir tuÅŸla tüm taraftar, pardon, 10 sıra yukarıdan aÅŸağı, 35 sıra saÄŸdan sola bir bloÄŸu dolduran taraftarın sesini kısabiliyor, zorlanmıyor. Mavi AteÅŸ üzerindeki bu durgunluÄŸu atmalı, o bölümü insanlar maç baÅŸlamadan bir saat önce dolu görmeli. Futbolcuları maç baÅŸlamadan 20 dakika önce tribüne çağırmak, “biz anca gelebildik arkadaÅŸlar, merhaba,” demeye benzemiyor mu?

Ama benim asıl dikkat çekmek istediÄŸim nokta taraftar grubu deÄŸil, onların her maçta o bölümü doldurması kadar güzel bir ÅŸey yok. Peki stattaki diÄŸer tribünler? Yani, “10 lira bir maç için çok yüksek,” diyen insanlar? Farklı bir meÅŸhur tabirle, “bir gün içinde insan nelere para harcamıyor ki,” diyebiliriz sanırım. Biraz abartı bir tepki deÄŸil mi bu? Sadece Karabüksporunuz var elinizde, bir galibiyete her ÅŸeyi unutursunuz, emin olun. Yine stadyumun boÅŸ kalan diÄŸer bölümlerinin asıl sahiplerinin dillerinde olan, hatta öyle viral etki yaptığı bir gerçek olup teknik direktörlerin, yöneticilerin de dillerine pelesenk olan o meÅŸhur düşüncenin söylemi var: “Galip geldikçe taraftarlarımız da bizimle olmaya baÅŸlayacak, tribünleri dolduracaktır.” Bir taraftarın tribünde olması desteklediÄŸi takımın galip gelmesi için itici bir güç deÄŸil midir? O zaman neden takım kazandıkça tribünleri dolduralım ki? Hatırlayın, iki sezon önce her ÅŸeyin berbat gittiÄŸi bir dönemde tribünde yer alan, “inanın, direne direne kazanacağız,” pankartıyla bu takım evinde oynadığı tüm maçları kazanmadı mı?

Karabük gibi umarsızlığı karakterine işleyen insanların olduğu bir şehirde bu tür şeylerin değişmesi biraz zaman alacak. Kimse bu stadın yeni tribünler yapıldıktan sonra dolacağını düşünmesin, daha boş görüneceği aşikar. Bu açıdan bakıldığında yönetimin de taraftarı tribüne çekmek çerçevesinde bir çalışma yapması gerekebilir.

Yazı görseli: Ajansspor

Paylaş "Saha içindekiler bir yana (dursun), tribündekiler bu yana (baksın)"