
Merhabalar. Önce Kayserispor, ardından Torku Konyaspor karşısında buzda dans ederek galibiyet kutlama ÅŸerefine eriÅŸen Karabükspor, yoluna emin ve kararlı adımlarla devam ederken, gözünü hafta içinde oynanacak olan Türkiye Kupası 5.Tur maçına çevirmiÅŸti. Kimi çevrelerce ligin en zayıf halkası olarak lanse edilen Elazığspor ile evinde gruplara kalma mücadelesi verecek olmak bir avantajdı. Tolunay Kafkas’ın son açıklamalarına göre kupaya verilen önemin gitgide azaldığı göze çarpmaktaydı. Nitekim, yedek ağırlıklı çıkılan kadro ile son vuruÅŸlardaki beceriksizlik ve ÅŸanssızlığın da getirdiÄŸi etmenler sürpriz bir maÄŸlubiyetle kupadan elenmeye neden oldu. Artık bütün odaklar lige çevrilecek ve en kötü ihtimalle ilk 10 hedefini gerçekleÅŸtirmeye çabalanacaktı.
Â
Bu haftaki rakip, ÅŸampiyonluÄŸun en büyük adaylarından gösterilen Fenerbahçe’ydi. Sezona pek de iyi bir start veremeyen Sarı Lacivertliler, Avrupa’dan men cezası almasıyla birlikte tek odak noktası lig kaldıktan sonra müthiÅŸ bir çıkış içerisine girdiler ve üst üste aldığı galibiyetlerle ligin zirvesine tırmanmayı baÅŸardılar. Ersun Yanal’ın klasik, korkusuz hücum futbolu sistemi oturmuÅŸ ve kararlı bir takım yaratmışlardı. Ligin en iyi hücum yapan takımı ve en iyi savunma yapan takımlarından birinin maçı ilgi çekici olacaÄŸa benziyordu.
Â
Maça birkaç gün kala Karabükspor’da takım içinde Lomana LuaLua krizi patlak verdi. Basına sızan haberlere göre ailevi problemlerini bahane göstererek, yıldız futbolcunun takımdan ayrılmak istediÄŸi söylentileri dolaşıyordu. Yönetimin ise bu probleme karşı gösterdiÄŸi duruÅŸ, takdire ÅŸayandı. Oyuncunun Haziran 2014’e kadar kulüple sözleÅŸmesi olduÄŸunu vurgulamaları olayı bitiren noktaydı. Maç saati yaklaşırken tribünler, bilet fiyatlarının yüksekliÄŸine raÄŸmen hınca hınç dolu görünüyordu. İki takım da hemen hemen sene başından beri aÅŸina oldukları oyuncularla saha olacaktı.Â
Â
Maça Karabükspor topa bir hayli hakim ÅŸekilde baÅŸladı. Tolunay Kafkas, Fenerbahçe savunmasının önde ve ağır oluÅŸunun hesaplarını önceden iyi yapmış olacak ki kazanılan topların savunma arkasına atılmasıyla pozisyonlar kovalanıyordu. Yine bu tip bir pozisyonda Joseph Akpala’nın zor da olsa topu aÄŸlara göndermesiyle Karabükspor, öne geçmeyi baÅŸardı. Golden sonra biraz geriye yaslanmanın ve oyun hakimiyetinin rakibe geçmesinden ötürü Karabük’te sıkıntılı anlar yaÅŸanmaya baÅŸlandı. Karabük ilinin adının ÅŸike operasyonunda geçmesinin sebebi Emmanuel Emenike’nin attığı gol, bir anda skoru dengeye getirdi. İkinci yarıyla beraber devre arasında ateÅŸleyici bir konuÅŸma yaptığı tahmin edilen Tolunay Kafkas’ın etkisiyle sahada bambaÅŸka bir Karabükspor vardı. İlk dakikalardan itibaren sahada basmadık yer bırakmayan, hücum aksiyonlarını bir hayli artıran ve rakip kaleyi abluka altına alan bir takım ortaya çıkmıştı. Bu müthiÅŸ baskının meyvesi bir penaltı ve akabinde İlhan Parlak’ın düzgün vuruÅŸundan gelen golle alınmış olunuyordu. Golden sonra geriye çekilmeyip aynı iÅŸtahlı oyununu sürdüren Karabükspor, ÅŸampiyonluÄŸun en büyük adayına neredeyse pozisyon vermediÄŸi gibi, tarihi bir farkın elde edilmesine Volkan Demirel’in kurtarışları engel oluyordu. Sonuç olarak bütün ülkenin ayakta alkışladığı bir oyunla sahadan galibiyetle ayrılınıyordu. Herkes, yönetimin ve teknik heyetin devre arasında yapacağı hamlelerle bu takımın çok daha iyi yerlere gelebileceÄŸini düşünmeye baÅŸlıyordu.Â
Â
Maçta büyük mücadele örnekleri sunan Kardemir Karabükspor oyuncularının performanslarına göz atacak olursak ;
Â
Boy Waterman : Emmanuel Emenike’nin golünde maalesef hatalıydı. Yan topları baÅŸarılı bir ÅŸekilde yumruklayarak uzaklaÅŸtırması ve topu oyuna iyi sokması maçtaki artılarındandı.
Â
Uğur Uçar : Maç boyunca kendi bölgesinde gösterdiği agresif oyunla rakibe boş alan bırakmadı. Defansif görevinin altından bir hayli başarılı şekilde kalkmış oldu.
Â
Yiğit İncedemir : Maçın ilk yarısında güven vermeyen ve Emmanuel Emenike karşısında zor anlar yaşan bir Yiğit İncedemir izliyorken ikinci yarının başlangıcından itibaren hava toplarına hakim, defanstan sağlam paslarla takımı çıkaran ve kritik müdahalelerde bulunan birisini izlemeye başladık. Gitgide daha çabuk bir oyuncu haline geliyor.
Â
Larrys Mabiala : YiÄŸit İncedemir’in ilk yarıdaki aksakları nedeniyle kendisinin de performansında düşüşler yaÅŸandı. Lakin ikinci yarıda müthiÅŸ kademe örnekleri, harika bir hava hakimiyeti göstererek, takımdaki defans orkestra ÅŸefliÄŸi görevini baÅŸarıyla icra etmiÅŸ oldu.
Â
İshak Doğan : Teknik heyetin talimatından dolayı ilk yarıda defanstan fazla çıkmadı. İkinci yarıyla birlikte takıma gelen özgüvenle birlikte kendisini daha fazla hücuma destek verirken gördük ve zaman zaman da uzaktan kaleyi yoklamasıyla tribünleri heyecanlandırmayı başardı. Defansta hiçbir aksaklığa yol açmadı.
Â
Samba Sow : Golden önce kazandığı top ve yaptığı asistle galibiyette hayati rol oynadı. 25’li dakikalarda gereksiz bir top kaybı yüzünden rakibi sert bir müdahaleyle durdurmak zorunda kalınca çok kötü bir kart görmesi, maçtaki tek eksisi olarak göze çarpsa da dayanıklılığı ve mücadeleciliÄŸiyle galibiyetin önemli mimarlarındandı.
Â
Furkan Özçal : Yaklaşık 3 haftadır müthiÅŸ koÅŸan, mücadele eden Furkan Özçal’dan esintiler izliyorduk. Bu maçta da aynı iÅŸlerini icra etmesinin yanında hücuma verdiÄŸi katkıyı bir hayli arttırmasıyla performansını katlamış oldu. 2 tane güzel ÅŸutunu rakip kaleci çıkarmasaydı belki de destan yazmış olacaktı.
Â
Ahmet İlhan Özek : Takımın sağ kulvarındaki hücum yükünü çekti. Defansına destek vermeyi ihmal etmedi. Zaman zaman tribünleri heyecanlandıran driplinglere imza attı. Onun da son haftalardaki fiziksel yeterliliği yüz güldürücü cinsten.
Â
İlhan Parlak : Forvet arkasında sanki daha bir başarılı olduğunu ispatlamaya devam etti. Penaltı vuruşundan attığı golle galibiyeti getirdi. İleride top saklayabilmede gayet başarılıydı. Takımın mücadele gücünü artmasını sağlayanlardandı. Bir tane de net fırsattan yararlanamaması gözlerden kaçmadı.
Â
Jugurtha Hamroun : GeldiÄŸi günden bu yana en etkileyici performansını gösterdi. İlk yarıda çok göze batan hareketlerde bulunamasa da ikinci yarıyla birlikte hızı, etkili driplingleri, yeri geldiÄŸinde defansa verdiÄŸi katkıyla göz doldurdu. Yalnız üzülerek söylemek gerekirse mental anlamda bir hayli eksik bir oyuncu. Oyunu aklıyla oynamayı öğrendiÄŸi zaman çok daha faydalı olabilir.Â
Â
Joseph Akpala : Önde duran rakip defans sayesinde arkaya sarkıp net pozisyonlar bulmayı baÅŸardı. Attığı goldeki son vuruÅŸu oldukça soÄŸuk kanlıydı. Bruno Alves’in bir hayli sert oyununa maruz kalsa da bu durum rakip savunmanın yıpratılmasına engel teÅŸkil etmedi. Bonservisinin ne yapıp edilip alınması gerekiyor. Åžehre ve takımın kimyasına bir hayli uyum saÄŸlamış görünüyor.