May 23, 12 yıl önce
, ,

Sezon değerlendirmesi ve yapılması gerekenler

karabukspor-sezon

Sezon Değerledirmesi ve Yeni Sezon Öncesi Yapılması Gerekenler

Efsanevi bir maçla kümede kaldığımız 2012-2013 sezonunun ardından Kardemir Karabükspor taraftarının en çok istediÄŸi ÅŸey, yeni futbol mevsiminde koltuÄŸa rahatça oturup maçları takip etmek, en azından küme düşme korkusundan uzak bir sene geçirmekti hiç şüphesiz. Yücel İldiz’le geçen ilk sezonun rahatlığı, belki de iki yıldır herkesin aradığı, özlem duyduÄŸu duyguydu. Daha yukarılara oynaması gereken takım, güç bela ligde kalmayı baÅŸarıyor, daha da kötüsü bu durum Karabükspor’un üzerine yapışıyor, hem taraftar hem de ülkedeki futbolseverler tarafından kanıksanıyordu.

Sezon biter bitmez kulübün yaÅŸadığı yönetim kaosu ve seçim belirsizliÄŸi, taraftarın umutlarını kırmakla birlikte Kardemir Karabükspor’un futbol kamuoyu tarafından küme düşmenin ilk adayı olarak gösterilmesine neden olmuÅŸtu. Temmuz ayına gelinmesine raÄŸmen yeni yönetim seçilememiÅŸ, takımın başına bir teknik direktör bulunamamış ve bırakın yeni transfer yapmayı, sözleÅŸmesi biten futbolcularla bile görüşme yapılamamıştı. Bu flu ortamda Taner Canyurt’un bir ÅŸekilde taşın altına elini koyarak kulübe nefes aldırması çok kıymetliydi. Canyurt’un kulübe zaman kazandırmasının ardından Mustafa Yolbulan baÅŸkanlığında oluÅŸturulan yeni yapılanmanın kulübü bataktan çıkarmak için önünde sayılı günler vardı. O süreci hemen hemen hepimiz hatırlıyoruz. Önce teknik direktör sorunu çözüldü, ardından seçimle birlikte yeni oyuncular da takıma katılmaya baÅŸlandı. Bir ÅŸekilde kadro oluÅŸturuldu ve 2013-2014 sezonu baÅŸlamış oldu. O günlerde birçok kiÅŸi Karabükspor’u ligin en zayıf halkası olarak görürken, benim savunduÄŸum baÅŸka bir ÅŸey vardı. Evet, her ÅŸeyde geç kalınmış ve sezona diÄŸer kulüplerden belki de haftalar sonra baÅŸlanmıştı ancak burası da Türkiye’ydi. Bana göre öngörülen riskler her zaman geçerli olmakla birlikte Türkiye’de son hafta kurulan takımla bile baÅŸarılı olmak, sezonu belli bir seviyenin üzerinde tamamlamak mümkündü. Bunun ilacı doÄŸru yönetim organizasyonu, yönetimsel istikrar ve mali disiplindi. Kardemir Karabükspor’da da bu üç olgu bir araya geldi ve sezon, Tolunay Kafkas’ın geçtiÄŸimiz AÄŸustos ayında koyduÄŸu hedefe uygun olarak ilk 10 arasında tamamlandı. Burada yanılmamış olmanın gururu da benim için ayrı bir önem taşıyor tabii ki. Peki bu baÅŸarılı tabloya raÄŸmen eleÅŸtirilecek hiçbir ÅŸey yok mu? Tabii ki var. Hiçbir ÅŸeyin mükemmel olamayacağı gerçeÄŸi var her ÅŸeyden öte önümüzde. Yazının ilerleyen bölümlerinde olumlu olumsuz her ÅŸeye göz atmaya çalışacağız.

İç sahadaki zorlu KasımpaÅŸa maçıyla baÅŸladığımız yeni futbol sezonunun ilk haftaları bizim açımızdan hiç de fena gitmiyordu. İlk üç haftada toplanan yedi puan, sezon öncesi oluÅŸan kara bulutları dağıtır gibi olmuÅŸtu. Fakat Trabzonspor maçıyla baÅŸlayan beÅŸ haftalık dönemde sadece bir beraberlik alınabildi. Sezonun ilk haftalarındaki en önemli problem, gol umudu olarak transfer edilen Joseph Akpala’nın sakatlık sebebiyle forma giyemiyor oluÅŸuydu. Takım, geçen sezona göre daha kompakt bir görünüm verip daha iyi savunma yapsa da sahadaki mücadele sonuca yansımıyordu. Özellikle iç sahada kaybedilen Bursaspor maçında etkili bir futbol oynanmış ancak maçın sonucunu hakem hataları tayin etmiÅŸti. Takım, bu kötü periyodun ardından oynadığı Antalyaspor, BeÅŸiktaÅŸ ve Rizespor maçlarında yenilgi almamıştı ancak yine de bir ÅŸeyler yolunda gitmiyordu. Özellikle sezon başından beri Lomana LuaLua özelinde hissedilen sorunlar, Trabzonspor ve Galatasaray maçlarında zirve yapmış, sonraki haftalarda da saha içindeki verimi etkilemiÅŸti. LuaLua kuÅŸkusuz büyük bir yetenekti ama ruh hali Karabükspor’a geçen sene verdiÄŸi katkıyı vermesini engelliyordu. Akhisar deplasmanında, Tolunay Hoca takımı yine klasik 4-2-3-1 düzeniyle sahaya çıkarmış, ilk yarı itibariyle rakibe bol pozisyon verilmiÅŸti. Devrenin sonlarına doÄŸru sakatlanan LuaLua, ikinci yarıya baÅŸlayamamış ve formasyon 4-4-2’ye dönmüştü. Bana kalırsa Karabükspor’un ilk yarıda yaÅŸadığı çıkışın ana sebebi mecburen de olsa 4-4-2 formasyonuna dönülmesiydi. Bu düzenle peÅŸ peÅŸe iyi sonuçlar alınmış, son olarak Fenerbahçe’ye karşı alınan 2-1’lik iç saha galibiyeti takımın performansı adına zirve olmuÅŸtu. Tabii ki bu dönemde takımda yer bulmaya baÅŸlayan Akpala’nın da hücumdaki katkısı asla inkar edilemez. Nijeryalı, hem saha içindeki katkısıyla hem de insani olarak takıma çok uyum saÄŸlamıştı ancak ne varsa Sivasspor deplasmanında geçirdiÄŸi ağır sakatlık onu takımdan ayrı tutacaktı.

Devre arasında Akpala’ya benzer tarz oyuncu olarak Michael Eneramo kiralandı. Eneramo fiziksel olarak Akpala’yı andıran bir oyuncu olduÄŸu için doÄŸru bir tercih görüntüsündeydi. Hatta Akpala gibi top tutabilmesinin yanı sıra onda olmayan topla dripling özelliÄŸi bir avantaj olabilirdi. Hakan Özmert’in sakatlığı nedeniyle alternatifsiz kalan orta sahaya da Musa Çağıran takviyesi yapılmış ve oyuncu ikinci yarının başından itibaren ilk 11’e monte edilmeye baÅŸlanmıştı. Yeni oyuncularla birlikte Tolunay Kafkas da baÅŸarılı olan 4-4-2 formasyonunu terk edip 4-2-3-1’e geri döndü. Bu tercihin altındaki ana sebep savunma güvenliÄŸiydi. Hoca, 4-4-2 ile yapılan takım savunmasını yeterli görmüyordu. Oysa ki Karabükspor, takım halinde topun arkasına geçebilen, rakibine alan daraltabilen bir takımdı. Yine de hocanın kafasında daha saÄŸlam bir savunma anlayışı olduÄŸundan dolayı, tercihi 4-2-3-1 ya da bazı maçlarda 4-1-4-1 oldu. Bu yeni düzen, takımın biraz daha irtifa kaybetmesine neden oldu. Rakipler puan kaybettikçe biz de kaybettik. Pisi pisine kaybettik diyebileceÄŸimiz maçlar oldu. ÇoÄŸu kez Avrupa vizesi almanın kapısından döndük. Arada yine kupada ÅŸanssız bir ÅŸekilde elendik. Bu noktada ben, hocamızın Avrupa konusunda fazla istekli olmadığını düşünmeye baÅŸladım. Bunun sebebim olarak da çıtayı daha kontrollü yükseltmek isteme ihtimalini göz önünde bulundurdum. Yine de ben olsaydım ayağıma kadar gelen ÅŸansı deÄŸerlendirmek isterdim. Ne de olsa bu iÅŸin en kestirme yolu kupada yola devam etmekti ancak bu turnuva fazla önemsenmedi. Ligde de sonuç alınmış bir düzenden, daha deneysel, daha alternatif bir düzene geçilmiÅŸti. Sonuç olarak biz sezonu en baÅŸtaki hedeflerimize uygun bir ÅŸekilde bitirdik ve ne yalan söyleyeyim, kimse de bu durumdan ÅŸikayetçi deÄŸildir herhalde.

Sezon boyunca en çok dikkat çeken oyuncularımız Boy Waterman, Larrys Mabiala, İshak Doğan ve Samba Sow oldu. Onun dışında Joseph Akpala, Erdem Özgenç, Furkan Özçal, Erkan Kaş ve Yiğit İncedemir gibi isimlerimiz de dönem dönem iyi performanslarıyla katkı yaptılar. Şimdi bu kadro üzerinden önümüzdeki sezon nasıl bir yol izleyebiliriz, neler değişir, nelere ihtiyaç var, onlara biraz kafa yoralım.

Kaleden baÅŸlayacak olursak Waterman’ın yeri saÄŸlam görünüyor. Ligde ayakları en iyi olan kaleci. Aynı zamanda tüm maçlarda 90 dakika belli bir standardı tutturarak performans anlamında ne kadar istikrarlı olduÄŸunu da gösterdi. Bora Körk’ün sözleÅŸmesinin sona erdiÄŸini düşünürsek iyi bir yedek kaleciyle takviye edilerek bu bölgeyi saÄŸlama alabileceÄŸimizi düşünüyorum. TFF tarafından 5+3 ÅŸeklinde dizayn edilen yabancı sınırı, bu sezon biraz canımızı sıkabilir. Waterman’ın yanına, zaman zaman ilk 11 oynayabilecek bir yerli kaleci tercih edilmeli. Gerçekçi olmak gerekirse bu sınırlama söz konusuyken kalede yabancı oynatmak lüks. Oynatılıyorsa da fark yaratan bir isim olması lazım ve biz bu konuda ÅŸanslı bir kulübüz.

SaÄŸ bek olarak UÄŸur Uçar ve Erdem Özgenç’e sahibiz. Erdem, formayı kaptığı haftadan itibaren gayet yararlı oldu. Takıma katkısı üst seviyeydi ve artık yaşının da etkisiyle daha kontrollü bir görüntüsü vardı. UÄŸur ise ÅŸu takımda ancak güvenilebilecek bir yedek olur. Tolunay Hoca onu zaman zaman stoperde ve sol bekte denedi ancak özellikle sol bekteki performansı faciaydı. Stoperde de yine yedek olarak deÄŸerlendirilebileceÄŸini gösterdi. Onun en büyük sorunu belinin dönmemesi ve bu artık kendisinin aÅŸabileceÄŸi bir problem deÄŸil. İki oyuncunun da sözleÅŸmesi bitiyor. Erdem’in sözleÅŸmesin sezon içinde uzatılacaktı fakat sonra ne oldu bilmiyorum. UÄŸur eÄŸer serbest bırakılacaksa buraya mutlaka bir yerli takviyesi yapılmalı.

Stoperde Larrys Mabiala, Murat Akça ve YiÄŸit İncedemir var. YiÄŸit aslen orta saha olsa da bu sezon özveriyle stoper olarak oynadı ve özellikle topu oyuna kontrollü sokuÅŸuyla büyük katkı yaptı. Tabii ki asla bir orijinal bir stoperin rahatlığını saÄŸlamadı fakat genel anlamda faydalıydı. Murat Akça ise görev aldığı karşılaÅŸmalarda (Akhisar maçı hariç) umulandan daha derli topluydu. Yine de ilk 11 için güven vermiyor. Burada Mabiala’nın yeri garanti olmakla birlikte yanına muhakkak direkt oynayacak bir oyuncu alınmalı. İlk tercih yerli oyuncu almaktan yana olacaktır fakat bulunamıyorsa da bir yabancı stoper mutlaka alınmalı. Bu bölgenin oyuncularından Onur Cenik’ten ne ölçüde yararlanılabileceÄŸini kestiremiyorum. Tolunay Hoca’nın bazı idmanlarda onu orta sahada oynattığını ve beÄŸendiÄŸini de duydum. Onur’la ilgili nasıl bir yol izleneceÄŸini zaman gösterecek.

Sol bek olarak İshak DoÄŸan ve Emre Özkan var elimizde. İshak, müthiÅŸ bir çıkış yaÅŸayarak birçok kulübün radarına girmiÅŸ durumda. DeÄŸerini bulan bir teklif alınırsa gönderilecektir ve bence öyle olmalıdır. EÄŸer gönderilirse tek başına Emre Özkan’a güvenilemeyeceÄŸine göre mutlaka bir transfer gelecektir. Burada da mümkün olduÄŸunca yerli alternatifler düşünülmeli. EÄŸer İshak kalırsa ve çok cazip bir yerli oyuncu seçeneÄŸi karşımıza çıkarsa Emre Özkan’ın gönderilmesi de bir baÅŸka alternatif. Netice olarak ne kadar katkı verebileceÄŸini gösterdi. Yedek olarak bile vasatı bulamadığı anlar oluyor. Sol bek ve saÄŸ bek için elimizde bir de Selim Kayacı alternatifi var. Selim zaman zaman forma bulabilir. Ya da tecrübe için kiralanabilir.

Orta sahanın ortasında Samba Sow’un yeri garanti diyebiliriz. Bu sezon oynadığı futbolla mevkisindeki en yararlı oyunculardan biri olduÄŸunu göstermiÅŸti. Onun haricinde kadromuzda YiÄŸit İncedemir, Musa Çağıran ve Hakan Özmert var. Furkan Özçal’ın kiralık sözleÅŸmesi bittiÄŸi için kulübü Galatasaray’a geri dönüyor. Sonra tekrar kiralanabilir mi, zaman gösterir. Hakan Özmert’in ağır sakatlıktan nasıl döneceÄŸi meçhul. Bu bölgeye mutlaka takviye ÅŸart.

Kanat oyuncusu olarak Ahmet İlhan Özek ve Juju’ya sahibiz. Zaman zaman İlhan Parlak da bu bölgelerde deÄŸerlendirilebiliyor. Erkan KaÅŸ, Jones Carioca ve Beykan ÅžimÅŸek gibi oyuncular ise kiralık oldukları için ÅŸimdilik hesaba dahil edilmese daha doÄŸru. Bu oyunculardan Erkan’ın tekrar takıma katılma olasılığını yüksek görüyorum. Yine de yeterli bir kanat rotasyonuna sahip deÄŸiliz. İlhan Parlak ve Juju’nun sözleÅŸmeleri bitiyor. Bu oyuncularla devam edilmeme olasılığını da göz önünde bulundurmak gerek. Bana göre en az iki tane kanat oyuncusu alınmalı. Yabancı oyuncu tercihlerinden birinin de kanatta kullanılması yüksek ihtimaldir. Hatta buraya forvet arkası, kanat ya da ikinci forvet gibi kullanılabilecek bir isim de tercih edilebilir.

Forvet olaraksa elde sadece sözleÅŸmesi biten İlhan Parlak var. Hocanın hiç ÅŸans vermediÄŸi Atilla Aybars Garhan’ı saymıyorum bile. Burada kiralık Eneramo ile devam edilme ihtimali var. Olmazsa da aynı tip bir oyuncu bakılacak. Yanına ayrıca bir yabancı golcü daha düşünülüyor. Bana göre her ÅŸeye raÄŸmen İlhan’ın sözleÅŸmesini uzatmak da doÄŸru bir karar olabilir. Ayrıca sakatlığının geliÅŸimine baÄŸlı olarak Akpala’nın da devam etme ihtimali söz konusu.

Elimizi kolumuzu bağlayan en önemli sorun yabancı sınırı. Bunu aşmak için iyi yerli oyunculara ihtiyaç var. Yerlilerin fiyatlarını düşününce kadroda çok derin değişiklikler beklememek gerek. Kritik bölgelere birkaç nokta transferle olay kapanır. Zaten başarı için kadro istikrarı önemli.

Umalım ki önümüzdeki sezon, geride bıraktığımızdan çok daha güzel olsun…

Paylaş "Sezon değerlendirmesi ve yapılması gerekenler"

Arşiv Yazılarımız
Şub 21, 8 yıl önce

Kamuoyuna duyurumuzdur (21 Åžubat 2018)

DeÄŸerli Karabükspor taraftarları… Bugün bir kongre sürecinden daha çıktık. Son dokuz ayda yaÅŸadığımız üçüncü seçim ve ikinci kayyum tehlikesini geride bıraktık. Çok deÄŸil, bir sene önce çoÄŸumuzun aklının ucundan geçm…

Ağu 21, 9 yıl önce

Röportaj: Emanuel Roşu

KırmızıMavi’nin bir geleneÄŸi haline dönüşen röportaj serisi devam ediyor. Avrupa Liglerini ve ülkemiz futbolunu yakından takip eden Romanyalı gazeteci Emanuel RoÅŸu ile Türkiye Ligi, Karabükspor ve Karabüksporumuzda futbol oynayan Rom…

Ağu 8, 9 yıl önce

Kırmızı Mavi Spor Kültürü Derneği kuruldu

DeÄŸerli Karabüklüler, sporseverler, 2011 yılında baÅŸladığımız KırmızıMavi yolculuÄŸunda 7 AÄŸustos 2017 tarihi itibarıyla bir dönüm noktasını geride bırakıyoruz. Yaklaşık bir yıldır planladığımız dernekleÅŸme çalışmalar…